Yayınevimizin kedisi Porsuk 12 Haziran Cuma gününden beri kayıp...
Porsuk'u gören ya da bulanların 0534 363 33 66 no'lu telefondan bize ulaşmasını rica ediyoruz.
#selyayincilik#selyayinlari#porsuk
📍Kocaeli
Köpek üreticisi duraklara ilan yapıştırarak satış yapıyor.
@milliparklar üretimle etkin mücadele etmiyor!
Üretim son gaz devam ederken sokak hayvanları popülasyonu nasıl kontrol altına alınacak?
@akadirpolat1@TCTarim@RTErdogan@EmineErdogan
@JointvoiceTR@arife_en Dinci ve kinci nesile bir örnek daha. Bu çocuklar gelecekte potansiyel suçlu olacaktır. Öldürmeye kedi ile başlamışlar. SEVGİ kelimesini öğretin çocuklara yönetenler. Ama insanı,hayvanı,doğayı sevmeyi önce sizler öğrenin.
@JointvoiceTR@uguryildiz58 Bunu görmezden gelmek olayı mühürlemek demek.Kendini bilen bunun bir suç olduğunu peki ala https://t.co/IQLIfK9kft kadar cezasız bırakmak o kadar suça davet demek.Ben ve biz sade vatandaşız asıl görev yetkililerde ,diliyorum ki basit bir olay gibi görmezler çünkü bu gibiler ⚠️
📣Van'da kediye işkence ederek öldüren, kama taşıyan çocukların cezalandırılması talebi
Bu dilekçeyi göndererek ve dilekçe kampanyasını paylaşarak bana destek olur musun?🙏
https://t.co/i3bWNPrjXF
Hayvan düşmanı trol ordusu dünkü paylaşımımdan sonra ne yapacaklarını, vicdansızlıklarını nasıl savunacaklarını şaşırmış olmalılar ki şimdi de "sokağın kedilerinin" zaten mama ile beslendikleri, fare yakalamaya ihtiyaçları olmadığı ve fare popülasyonunu kontrol etmede hiçbir işe yaramadıkları gibi bilim ve akıl dışı bir argümanı yaymaya çalışıyorlar.
Öncelikle şunu net söyleyelim:
Kediler doğal avcıdır.
Avlanma onlar için sadece “karın doyurma” davranışı değildir.
İçgüdüseldir.
Oyundur.
Reflekstir.
Türlerinin doğasında vardır.
Bugün evinde her gün düzenli mama yiyen bir kedinin bile oyuncak fareyi saatlerce kovaladığını herkes bilir.
Çünkü mesele açlık değildir.
Anlamazlar ama biz yine de bilime gelelim. Bilim ne diyor bakalım.
Evet bilimsel çalışmalar da bunu açık şekilde gösteriyor.
İngiltere’de yapılan araştırmalarda ev kedilerinin önemli bölümünün düzenli beslenseler bile avlanmaya devam ettiği ortaya konmuştur. Hatta birçok kedinin yakaladığı avı tüketmediği, sadece taşıdığı veya bıraktığı görülmüştür.
Churcher & Lawton (1987) tarafından yapılan klasik çalışmada, düzenli beslenen ev kedilerinin yılda çok sayıda kemirgen avladığı gösterilmiştir.
Turner & Bateson’un “The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour” kitabında ise av davranışının açlıktan bağımsız, nörolojik ve içgüdüsel bir davranış olduğu açıkça belirtilmektedir.
Yani “Mama yiyen kedi fare avlamaz” söylemi bilimsel değil, kötü niyetli sosyal medya propagandasıdır.
Üstelik olay sadece avlamak da değildir.
Bir bölgede kedilerin varlığı bile fareler için tehdittir.
Fareler kedinin kokusunu algılar.
İdrarını algılar.
Varlığını hisseder.
Ve o bölgeden uzak durur.
2013 yılında Chicago’da yapılan bir araştırmada, yalnızca kedi varlığının bile kemirgen hareketlerini ciddi şekilde azalttığı gösterildi.
(Loyd et al., 2013)
Yani kedinin her gün onlarca fare öldürmesine gerek yok.
Ekosistemde bulunması bile caydırıcı etki oluşturuyor.
Tahmin ediyorum ki malum trol ordusu şimdi de başka bir korku hikayesi üretmeye başlayacak.
“Kediler hantavirüslü fareleri yerse hastalık taşır.”
Bu da bilimsel olarak çarpıtılmış bir söylemdir.
Hantavirüsün doğal rezervuarı kediler değil, kemirgenlerdir.
CDC’ye göre insanlara bulaşın temel yolu;
enfekte farelerin idrarı, dışkısı ve salyasının kuruyup havaya karışmasıdır.
Yani riskin kaynağı kontrolsüz kemirgen popülasyonudur.
Bugüne kadar kedilerin hantavirüs salgınlarının ana kaynağı olduğunu gösteren bilimsel bir veri yoktur.
Tam tersine;
kemirgen baskısını azaltan doğal avcıların ekosistem açısından önemli olduğu yıllardır bilinmektedir.
Kısacası bazı insanlar bilim konuşmuyor.
Kedilere köpeklere duydukları öfkeye, aslında iyi olan güzel olan içinde sevgi olan, merhamet olan herşeye duydukları öfkeye “bilim” kılıfı uydurmaya çalışıyorlar.
Ama doğa sosyal medya yalanlarıyla çalışmaz.
Gerçek olan“kedilerin yüzlerce yıldır bu vatanın şehirlerinin, limanlarının, sokaklarının ve insanlarının sessiz muhafızları” olduğudur.
Dr.Tarkan Özçetin
Kaynaklar:
Churcher PB, Lawton JH. Predation by domestic cats in an English village. Journal of Zoology, 1987.
Turner DC, Bateson P. The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour.
Loyd KAT et al. Quantifying free-roaming domestic cat predation using animal-borne video cameras. Biological Conservation, 2013.
CDC – Hantavirus Prevention and Transmission Data.
Boji köpeğe kurulan kumpası hatırladınız mı ? Cebinde b.k taşıyan insan müsveddesi tramvaya dışkı bırakmıştı .
Köpeklere kumpas kuranlardan merhamet beklemeyin . Hayatı boyunca bir kedi ,bir köpek kadar sevilmeyecek değer görmeyecek olanların savaşı var onlarla
Bize çaresizliğin videosunu göster deseler bu video onlardan biri olurdu. Kör ve barınakta yaşamaya çalışıyor. Bugün oraya giden gönüllü arkadaşımız bize iletti bu çaresiz çocuğun mücadelesini. Onu çıkarmak istiyoruz
İnstagram @morpatidernegi
Ağaçların, derelerin, börtü-böceğin, sokak hayvanlarının çığlığını susturmaya çalışanlara karşı; 6 Mayıs saat 12:00’de İncirli'den Bakırköy Adliyesi'ne yürüyerek, ilk duruşmada Hakan'ımıza ve mücadelesine sahip çıkalım!
#HakanTosunYalnızDeğildir
“Böyle rezil bir emir olamaz”
Fatih Altaylı Tümgeneral Mete Kuş olayını yazdı:
Konyaspor ile Fenerbahçe arasında oynanan kupa maçına, maç sırasında stadyumun üzerinde alçak uçuş yapan süpersonik jetlerin gürültüsü ve stadın üzerinde tur atan helikopterlerin sesi damga vurmuştu.
… Şimdi öğreniyoruz ki, işin aslı büyük bir rezaletmiş.
Konya’daki hava üssünün komutanı, fanatik bir Konyaspor taraftarı olduğu için, emrindeki jet filosuna ve helikopterlere stadyum üzerinde alçak uçuş yaparak konuk takımı tedirgin etme emrini vermiş.
Ve olay ortaya çıkınca da Genelkurmay tarafından apar topar görevden alınmış ve tenzili rütbe sayılabilecek bir şekilde Ankara’da başka bir göreve atanmış. Bu atamayı yapan hangi komutansa eline sağlık. Böyle rezil bir emir olamaz.
Ama bu aynı zamanda Türk Ordusunun yıpratılmışlığına da bir örnek.
Böyle birisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde generalliğe yükselebiliyor ve hiç ama hiç utanmadan, hadi utanmadan geçtik hiç çekinmeden böyle bir emir verebiliyor.
Pervasızlığa, edep yoksunluğuna bakın. Yüksek Askeri Şura nasıl böyle bir hata yapabilir, disiplin abidesi diye bildiğimiz TSK’da nasıl böyle biri general olabilir.
Böyle birini görevden almak ve daha düşük bir seviye göreve atamak yetersiz.
Bence o uçakların ve helikopterlerin yakıt masrafı ve yıpranma masrafı bu askerî edepten yoksun sözde generalin maaşından, maaşı yetmiyorsa tazminatından kesilmeli.
O uçaklar ve yakıtları babasının malı değil.
Artık yeter!
Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşananlar, ülkenin içinde bulunduğu şiddet sarmalının ulaştığı vahim boyutu açıkça ortaya koymaktadır.
Doğa savunucularını, hayvan hakları savunucularını ve muhalifleri hedef almakta tereddüt etmeyen iktidar, söz konusu çocukların, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği olduğunda açık bir yönetim zafiyeti sergilemektedir.
Bilimsel, laik ve demokratik eğitim ortamları olması gereken okullar; ne yazık ki bugün yeterince korunamayan, risk altında bırakılan alanlara dönüşmüştür. Eğitimin niteliksizliği de bu şiddetin okullardan çıkıp hastanelerde tıp emekçilerine, aile içinde kadına-çocuğa, trafikte, sokakta daha zayıf olana yönelmiş durumda.
Bireysel silahlanmanın önüne geçecek kapsamlı ve caydırıcı yasal düzenlemeler gecikmeksizin yürürlüğe konulmalıdır. Şiddetin sıradanlaştığı bu düzen sürdürülemez ve normalleştirilemez. 13-14 yaşlarındaki çocukların 5 silah 7 şarjör ile katliama teşebbüs etmesi kabul edilemez. Evlerinde onlarca ruhsatlı-ruhsatsız silah bulunduran ebeveynler bir an önce yargı önüne çıkarılmalı ve gereken ceza verilmeli.
Geciken her gün yeni acılara zemin hazırlamakta, bu ihmallerin bedelini masumlar ödemektedir.
Hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.
Yaşam hakkı en temel, en vazgeçilmez haktır; tartışmaya açık değildir ve koşulsuz korunmak zorundadır.
Burada talep ettiğimiz şey okulların karakola, çocukların tost alamadığı kantinlerin askeri birliklere dönüştürülmesi değildir. Her ekonomik düzeydeki ebeveynin ve çocuğun parasız, nitelikli eğitime ulaşması ve aydınlık bir gelecektir talebimiz.
OKULLAR SİLAH SESLERİNİN, KORKUNUN VE ŞİDDETİN MERKEZİ DEĞİL, ÇOCUK CIVILTILARININ; EDEBİYAT, BİLİM VE SANATIN MERKEZİ OLMALIDIR.
İzleyin - İzletin!
Millî Şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey İngilizlerin talimatı ile 107 yıl önce bugün, 10 Nisan 1919'da idam edildi!
Milli Şehidimiz, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey; "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Fertler ölür, Türk milleti yaşar!"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün TBMM'ye teklifi ile "Milli Şehit" kabul edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i şehit edilişinin yıl dönümünde saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz.
Aziz ruhu şâd olsun.
Evet canım evet “belediye barınakları ölüm kampı” öyle mi! Peki siz hayvanseverlerin kedi köpeklere nasıl baktığını biliyor musunuz⁉️ Onlar biliyor ve susuyorlar.
Ankara’da Dkmp ve belediye görevlileri bir ihbar üzerine “ebrulipatiler” diye birinin alanını denetime gidiyor. Görüntüler korkunç. 100’e yakın kedi köpek sefil halde arasında ölü hayvanlar var.
Hangi hayvanseverden eleştiri duydunuz? Kendi ellerindeki hayvanlar şu şekilde pislik içinde bırakılmış, çamur gölü bir bakım alanı var.
Gene de utanmadan belediyenin kapısına dayanmışlar!
@ankarabbld@ankarasincanbld@DKMPAnkara