Sayın Bakan, 20. yüzyılın yoksulluğunu 21. yüzyılın imkânlarıyla kıyaslayıp bugünü başarı hikâyesi gibi sunmak, sorunları çözmek değil, ölçüyü şaşırmaktır.
Ben eğitim fakültesinden mezun olduğum dönemde yılda iki kez, toplam 55-60 bin öğretmen ataması yapılıyordu. Hatta 2001 yılı öncesi eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenler 3 tercih yapıp atanıyorlardı sınavsız. Bugün ise gençler yıllarca belirsizlik içinde bekliyor. Eskiye gideceksek daha çok örnek verebiliriz. Ama öğretmenler geçmişe değil geleceğe bakan gençler yetiştirir. Kıstasta eski değil çağdaş bir eğitim anlayışıdır.
Arka arkaya yapılan bu açıklamalar gerçekten düşündürücü. İnsan, “Bu bir iletişim stratejisi mi?” diye sormadan edemiyor. Çünkü aksi hâlde, bir Millî Eğitim Bakanı ve profesörün kurduğu cümleler, makamın ağırlığıyla bağdaşmıyor.
#eğitimbitiyor
Eğitimin geleceği, güçlü bir öğretmen kadrosuyla mümkündür.
Sayın @tcmeb, okullarımızdaki öğretmen ihtiyacı, norm açıkları ve binlerce atama bekleyen öğretmen adayı göz önüne alınarak 2026 AGS kapsamında en az 50 bin öğretmen kontenjanı ayrılmasını talep ediyoruz.
Bu sadece atama bekleyen öğretmenlerin değil, öğrencilerimizin de geleceği için önemli bir adımdır.
#AGS50binkontenjan
Bir eğitim sistemi, her yıl on binlerce ücretli öğretmenle ayakta duruyorsa "öğretmen ihtiyacı az" denilemez. @tcmeb 'in tercihi, kalıcı ihtiyacı kadrolu atamalarla karşılamak değil; düşük maliyetli ve geçici bir istihdam modeliyle yönetmektir. Sorun öğretmen fazlalığı değil, eğitimin sürdürülebilirliğini zedeleyen yanlış istihdam politikasıdır.
#AGS50binkontenjan
Her aldatan aldatılmaz,ama bir gün güven kavramıyla sınanır.Her yalan bir şekilde sahibine geri döner bazen sessizlikle,bazen kayıpla,bazen içsel bir huzursuzlukla.İlahi adalet düz bir çizgi değildir;daireseldir. Ve o daire, enerjisel olarak tamamlanmadan hiçbir şey kapanmaz.
Hiçbir haksızlık sadece "iki kişi arasında" kalmaz.
Enerji her zaman bir döngü içinde hareket eder ve niyetin frekansına göre sana geri döner.
Birine haksızlık yaptığında, evren bunu "cezalandırmak" için değil, dengeyi yeniden kurmak için fark ettirir.
Kimi zaman paran eksilir