Artık ilk hedefin yeni şeyler kazanmak değil de elindekileri kaybetmemek oluyor. Yine de içten içe hep iyi şeyler umut ediyorsun. Ama hepsini gerçekleştirmek için elinden gelenlerin yetmeyeceğini biliyorsun.
Bu büyümek mi oluyor yoksa yenilmek mi anlamıyorum
Sevdiklerini toprağa veriyorsun, yazlara yüklediğin anlamlar azalıyor, hayat dilediğin gibi geçmiyor, daha çok sağlık problemleri ile uğraşıyorsun, yalnız kendin için değil yaşadığın ülke hatta evren için daha da endişeleniyorsun, beklentilerin azalıyor
bir son olduğunu daha çok hatırlıyor, mutlu anları daha sık anımsıyorsun. İstemediğin gerçekleri mecburen kabulleniyor değiştirme azmin biraz daha azalıyor. Bazen bazı şeyleri affediyor kinini bi kenara bırakıyorsun. Affetmediklerini daha az hatırlıyorsun.
nasıl gidecekler. gidecekler elbet ama nasıl. ülkede ele geçirmedikleri tek bir kurum, kuruluş, organ kalmamış, nasıl gidecek bunlar. seçimle mi, iç savaşla mı, ölünce mi nasıl ya. sürekli buna kafa yoruyorum hiçbir çıkış yolu bulamıyorum
“aşkım da değişebilir gerçeklerim de. pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı, yan gelmişim diz boyu sulara, hepinize iyi niyetle gülümsüyorum. hiçbirinizle dövüşemem.”
Selçuk Kozağaçlı özgür. Soma’da katledilen işçilerin avukatıydı.
Sıra Aladağ ve Çorlu’da katledilenlerin avukatı Can Atalay’da. Sıra diğer tüm devrimci avukatlarda, siyasi tutsaklarda.
Bakın soldaki çocuk Berkay Gezgin.. 22 yaşındaki pırıl pırıl bir genç! Tutukladılar bugün, gözaltına alınmasını bile gerektirecek bir şey olmadığı halde! Tek suçu Eskişehir’den kalkıp Ekrem abisine destek olmaya gelmek, insanlara ümit aşılamak, haksızlığa karşı gelmek, direnmek, suçu aslında doğru olanı yapmaktı…
Diğer resimdeki de Fatıma Zehra Kınık! Depremde çadır satan Kerem Kınık’ın kızı… 16 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine sebep olan bir kazaya karışmasına ve bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına rağmen ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı!
Unutmayın bunları, çok yakında lazım olacak!