@GizliArsiv Çözüm:
82 yaşındaki dedeyi maden ocağında asgari ücretli olarak işe alalım.
62 yaşındaki oğulu da Mehmet Şimşek'e kapıcı yapalım.
Torunu da genç olduğu için ev temizliğine gündelikçi olarak gönderelim.
Ağzı olan herkes konuşuyor...
Kanuni hakları varmış ki emekli olmuşlar.
@sevdaturkusev Hangi kabusa dikkat çekt,i nasıl çekti!
Vay be...!
Çok büyük dehşet.....
25 yıldır iktidar olan Sayın Cumhurbaşkanı mı söylemiş bütün bunları...
Bu sorunu kimin çözeceğini de söyleseydi bari...
Ankara’da.
Bir hasta ziyareti için bir miktar baklava ve su böreği almak üzere Konya Yolu üzerindeki o bildik mekana uğradım.
Tezgahtaki usta tanıyınca “sizi görmek bizi çok mutlu etti” deyip meramını anlatmaya başladı:
“Emekliyim, çalışmaya devam ediyorum. Yapılan güzel işleri de görüyorum, İHA’ları, SİHA’ları, cumhurbaşkanımızı da çok seviyorum fakat 23 bin 500 lira maaş kime yeter vekilim? Allah rızası için yakında bir müjde yok mu?”
AK Parti seçmeniydi ama sitemkardı.
“Bazı hazırlıklar var ama kısa vadede yeni bir düzenleme muhtemelen olmaz” dedim.
İtiraz etti: “Seçime doğru yapılırsa o da çok geç olur.”
“Geç olur ama iyi olur İnşallah. Biraz da imkan meselesi” diye devam ettim.
Bombayı patlattı: “Gabar’da 2 milyar dolarlık petrol çıkarılmış, birazını emekliye verseler.”
Maşallah gündemi iyi takip ediyorlar.
Bu tür serzenişlerle sıkça karşılaştığım için şaşırmadım ama şunu söyleyebilirim:
Emekliler öfkesini en diri tutan kesim, haberiniz olsun.
Maliye ve Hazine Bakanımız @memetsimsek ‘le yaptığımız görüşmeye ilişkin fazlaca soru geldi.
Mesela, yakında seçim ihtimalini gösteren bir hazırlık var mı?
Veya topluma nefes aldıracak düzenlemeler nedir?
Bir dizi soru.
Uzun sohbetten anladığım, bırakın 2026’yı, 2027’de bile seçim yok.
Seçim vaktinde, Nisan 2028’de yapılacakmış gibi politikalar sürdürülüyor.
Peki, dar ve sabit gelirli rahat nefes almak için 2028’i mi bekleyecek?
Sanıyorum, bu noktada farklı bir anlayış söz konusu.
İlk aşamada.
Ücreti, maaşı katlamak, seyyanen artış yapmaktan öte alım gücünü arttırmaya yönelik çalışmalar var.
Ağırlıklı olarak hayatı pahalı kılan üç faktör üzerinde duruluyor: Kira, gıda, ulaşım.
Bunları ucuzlatmadan gelirdeki görece artışın derde deva olmayacağı düşünülüyor.
Onun için 750 bin sosyal konut projesi önemli.
Gıda tedarik zincirine el atılıyor.
Ulaşıma maliyet enflasyonundan fazla zam yapılmasını önlemek için “değerleme oranı” belirlenmesi söz konusu. Bu oranın üzerinde zam yapılamayacak.
İstihdam ve finansmana erişimin kolaylaştırması için destek arttırılarak sürdürülecek. Yeni paketler yolda.
Gelir tamamlayıcı destek programı (GETAD) son aşamada.
Toplumun en dezavantajlı kesimine ilave “aylık” ödenmesi uygulaması, yeni yılda başlayabilir.
Bu uygulamadaki ölçek, bayram ikramiyesi gibi bir çok uygulamada devreye sokularak, sadece düşük gelir gruplarına imkan sağlanmasının önü açılabilir.
Başka sürpriz?
Onlar Cumhurbaşkanımızın inisiyatifinde.
Yeni dönem her türlü sürprize açık.
Son cümlem:
Muhalefet kayıkçı kavgasını sürdürürken, iktidar sağlam bir hazırlık içinde.
Tüm ezberler bozulacak gibi.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı,
“Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon devam ediyor.” diyorsunuz.
O hâlde millet adına biz de soruyoruz:
TÜİK, Temmuz ayı enflasyonunu aylık %1,78, yıllık ise %31,75 olarak açıkladı.
Şimdi bu tabloya hangi başarı hikâyesini sığdıracaksınız? Hangi rakamlarla milleti ikna etmeye çalışacaksınız?
Çünkü milletin yaşadığı gerçek bambaşka…
Bugün Avrupa Birliği’nde enflasyon ortalama %2,9, OECD’de %4,6, Türk Cumhuriyetlerinde yaklaşık %5, Müslüman ülkelerde %5-7, Afrika ülkelerinde ise %7-8 seviyesinde.
Türkiye ise %31,75 ile bu grupların tamamından açık ara daha yüksek enflasyona sahip.
Madem sorun küresel ve jeopolitik gelişmeler…
Avrupa da aynı küresel ekonominin içinde değil mi?
OECD ülkeleri aynı belirsizliklerle karşı karşıya değil mi?
Türk Cumhuriyetleri aynı bölgesel riskleri yaşamıyor mu?
Aynı dili ve tarihi paylaştığımız Türk Cumhuriyetleri enflasyonu tek hanede tutabiliyor. İç savaşların, kuraklığın ve tedarik zinciri krizlerinin yaşandığı birçok Afrika ülkesi bile Türkiye’den daha düşük enflasyonla mücadele ediyor. Hatta savaşın yıktığı Suriye’de bile enflasyonun Türkiye’nin altında olduğu bir tabloyla karşı karşıyayız.
O hâlde millet adına bir kez daha soruyoruz:
Sorun gerçekten dış güçler ve küresel gelişmeler mi, yoksa yıllardır sürdürülen yanlış ekonomi yönetimi mi?
Yıllardır Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceği söylendi.
Ne yazık ki bugün dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında değiliz. Ama enflasyonda dünyanın en yüksek oranlarına sahip 5. ülkesiyiz.
Bunun adına başarı değil, ekonomik başarısızlık denir.
Enflasyon kader değildir.
Türkiye’yi Avrupa ekonomileriyle değil, kriz yaşayan ülkelerle kıyaslanır hâle getiren; üretimi değil rantı, öngörülebilirliği değil belirsizliği besleyen ekonomi politikalarıdır.
Millet TÜİK’in açıkladığı rakamlara değil; boşalan pazar filesine, küçülen sofraya ve her ay biraz daha eriyen maaşına bakıyor.
Sayın Bakan, siz dezenflasyonu anlatıyorsunuz; millet ise hayat pahalılığını yaşıyor.
Siz istatistiklere bakıyorsunuz; millet kasadaki fişe bakıyor.
Ortada bir başarı hikâyesi yok.
Ortada, her geçen gün derinleşen bir geçim krizi var.
🔴PARA TOPLAMAK BAŞKA, ÜLKE YÖNETMEK BAŞKADIR.
🔴EKONOMİ YÖNETİMİ Mİ, TAHSİLAT DAİRESİ Mİ?
Sayın Mehmet Şimşek göreve geldiği günden bu yana millete sürekli aynı sözü verdi: “Sabredin, düzelecek… Enflasyon düşecek… Yarın daha iyi olacak…”
Aradan yıllar geçti.
Peki bugün memnun olan kim var?
Esnaf mı?
Çiftçi mi?
İşçi mi?
Memur mu?
Emekli mi?
Milletin büyük bir kısmı hayat pahalılığı altında ezilirken, üretici maliyetlerin altında kalırken, esnaf kepenk kapatma noktasına gelirken, emekli ay sonunu getiremez hâle gelmişken hâlâ millete “biraz daha sabredin” demek artık kimseyi ikna etmiyor.
Vergiler arttı…
İdari para cezaları arttı…
Denetimler arttı…
Yeni yükler geldi…
Peki bütün bu fedakârlıkların karşılığında milletin refahı arttı mı?
Benim kanaatime göre hayır.
Devletin kasasına para toplamak elbette önemlidir.
Ancak ekonomi, sadece para toplama sanatı değildir.
Ekonomi; üretimi artırmak, yatırımı teşvik etmek, istihdam oluşturmak ve milletin refahını yükseltmektir.
İyi bir finansçı olmak başka şeydir; iyi bir ekonomist olmak bambaşka bir şeydir.
Finansçı bütçeye para bulur.
Ekonomist ise millete umut, üretime güç ve ülkeye refah kazandırır.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, sadece vergi tahsilatını artıran bir anlayış değil; üretimi büyüten, çiftçiyi ayağa kaldıran, esnafı rahatlatan, sanayiciyi güçlendiren ve emeklinin yüzünü güldüren yeni bir ekonomik vizyondur.
Sayın Mehmet Şimşek’le kişisel hiçbir problemim yoktur.
Kendisinin iyi niyetinden de şüphem yoktur.
Ancak iyi niyet tek başına yeterli değildir.
Sonuç üretemeyen politikalar, zamanla hem uygulayanı hem de siyasi iradeyi yıpratır.
Bu nedenle Sayın Şimşek’in artık şu olgunluğu göstermesinin hem kendisi hem de ülkemiz açısından daha doğru olacağı kanaatindeyim:
“Ben para toplamayı biliyorum; ancak üretimi artıran, adaletli bir refah düzeni kuran ekonomik modeli hayata geçirmeyi başaramadım.”
Bunu söyleyip görevi bırakması; hem kendisi için, hem ülkemiz için hem de Sayın Cumhurbaşkanımız için hayra vesile olacaktır.
Benim kanaatim şudur:
Artık “yarın düzelecek” demenin değil, milletin bugününü kurtaracak adımlar atmanın zamanıdır.
Millet daha fazla yük değil, nefes almak istiyor.
Millet daha fazla ceza değil, umut istiyor.
Millet daha fazla vergi değil, refah istiyor.
Artık karar verme zamanı gelmiştir.
Aman! Çalışmasınlar daha iyi.
24 yıl çalıştılar emeklinin hali ortada.
Aman, aman ha sakın! Çalışmayı bir an önce bıraksınlar. Verdikleri zarar yeter artık....
#SONDAKİKA
🚨MEHMET ŞİMŞEK'TEN 3 YENİ MÜJDE PAKETİ!
Gazeteci Şamil Tayyar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, 2027’den itibaren hayata geçirilmesi planlanan topluma nefes aldıracak 3 temel program üzerinde çalışıldığını açıkladı.
@samiltayyar27 Sayın Şamil Tayyar;
Geçti Bor'un pazarı, sür eşşeğini Niğde'ye diye bir söz var.
Emekli kararını 2023 te verdi
Çok iyimsersiniz!!!
Maliye yetkilileri oy verir artık.
@sabriamcaparodi Üç harfli marketlerin fiyatlarını denetleyeme, 50 TL ye patates-soğan yedir vatandaşa...
Eee hükümet nerede....
Maliye bakanı, merkez bankası özgür takılsın...
Vay be devleti yönetenler nerede????
@sarseven Bunu o bakan cidden söylemiş mi?
Ben de o yıllarda Türkiye de memurdum. Maaşım hiç bir zaman (Ecevit'in deprem zamanı dahil) geç yatmadı.
İspata davet ediyorum.
@sarseven ::::Aman dikkat::::
Sadece bir yıl "Emekli Yılı" ilan ettiler, emeklinin hali ortada...
Tam tamına ON (10) yıl Aile yılı ilan etmişler.....
2036 da Ailenin içler acısı durumunu tahmin edemiyorum.
Allah muhafaza!!!!!
@muratsahin2023 "Turkuvaz medya" nın eleştirilemez olduğunu bilmiyordum. Öğrendiğimiz iyi oldu. Yanlışlıkla da olsa hakkında konuşmayalım. Aman ALLAH muhafaza...
Espiri bir yana, zannedersem sayın milletvekili bu sözleri yanlışlıkla sarf etmiştir.
"""Hukuk devletinde olmaz böyle"""