30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kahraman silah arkadaşlarını minnetle anıyoruz. Başta üyelerimiz olmak üzere tüm milletimizin Zafer Bayramı kutlu olsun! 🇹🇷 #30Ağustos#ZaferBayramı#BağımsızYapıİmarSen
İKRAMİYE MEMURLARA DA VERİLMELİDİR
Kamuda çalışan işçilere 1956 tarihinden beri 6772 sayılı Yasa uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararları ile her yıl yarım aylıkları tutarında 4 adet ilave tediye (ikramiye) ödenmektedir.
2018’de yapılan düzenleme ile de tüm emekliler bayramda ikramiye almaktadır. Bu durumda kamuda ikramiye almayan tek kesim memurlardır.
Devletin çalışanlar arasında ayrım yapmaması gerekmektedir. Bu nedenlerle kamudaki tüm işçilerin aldığı, tüm emeklilerin aldığı ikramiyeden memurlar da yararlanmalıdır.
#ikramiye #memur
Omuz omuza geleceği inşa ediyoruz. Ayrışarak değil, birleşerek, ortak hareket ederek daha güçlü, daha dayanıklıyız.Her iş kolumuzun enerjisi ve uzmanlığı, ortak başarımızın en büyük yakıtı. Sinerjinin gücüne inanıyor, hep birlikte büyük hedeflere doğru kararlılıkla yürüyoruz!
Enflasyon kadar zam, 0 (sıfır) zamdır! Siyasilerin bu zorunlu yasal düzeltmeyi bir "müjde" gibi sunması, derinleşen yoksulluğu kelime oyunlarıyla gizleme çabasıdır. Enflasyon farkı refahı artırmaz; geçmiş aylarda cepten gideni geriden gelerek yamamaya çalışır.
MEMUR-İŞÇİ ÜCRET ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞTİ!
Son yıllarda kamu kurumlarında görev yapan memurlar ile kamu işçileri arasında oluşan ücret farkı giderek artmakta ve kamu vicdanını rahatsız eden ciddi bir adaletsizliğe dönüşmektedir.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki; yerin yüzlerce metre altında çalışan maden işçilerimiz, yüksek gerilim hatlarında görev yapan emekçilerimiz gibi ağır fiziki koşullarda çalışan işçilerimiz bu değerlendirmemizin dışındadır. Bu alanlarda görev yapan çalışanlarımızın emeği son derece kıymetlidir ve her türlü takdiri hak etmektedir.
Ancak kamuoyunun dikkatine sunduğumuz husus; kamu kurumlarında memurlar ile aynı ortamda, aynı işi yapan büro ve hizmet birimlerinde görevli kamu işçileridir.
Bir tarafta üniversite mezunu, KPSS gibi zorlu sınav süreçlerinden geçerek kamu görevine atanan memurlar;
diğer tarafta geçmişte taşeron olarak çalışıp daha sonra kadroya geçirilen, büyük çoğunluğu üniversite mezunu olmayan kamu işçileri bulunmaktadır.
Bugün gelinen noktada;
➡️ Birçok kurumda ortalama bir memurun aylık geliri 60.000 – 65.000 TL bandında kalırken,
➡️ Aynı birimde çalışan kamu işçilerinin ikramiye, fazla mesai ve sosyal haklarla birlikte aylık ortalama gelirleri 75.000 – 85.000 TL seviyelerine ulaşabilmektedir.
Bazı kurumlarda bu fark daha da açılmaktadır.
Bu tablo;
📌 Çıplak maaşlarda,
📌İkramiyelerde,
📌 Sosyal ve yan haklarda,
📌 Fazla mesai ödemelerinde,
açık bir ücret dengesizliği olduğunu ortaya koymaktadır.
Eğitim ve sorumluluk esasına dayalı kamu personel sistemi ciddi şekilde zedelenmiştir.
Okumanın, üniversite bitirmenin ve sınavlarla kamu görevine girmenin adeta cezalandırıldığı bir yapı oluşmuştur.
Bizler emeğin her türlüsüne saygılıyız.
Ancak aynı işi yapan personel arasında ücret uçurumları kabul edilemez.
Yıllardır enflasyon karşısında alım gücü sürekli eriyen memurların gelirleri ciddi biçimde gerilemiş, kamu çalışanları arasında derin bir adaletsizlik ortaya çıkmıştır.
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR:
➡️ Aynı işi yapan kamu personeli arasında adil ücret dengesi sağlanmalıdır.
➡️ Memurların yıllardır biriken enflasyon kayıpları telafi edilmelidir.
➡️ Sosyal ve yan haklar memurlar lehine güçlendirilmelidir.
➡️ Eğitim, liyakat ve sorumluluk esas alınarak ücret politikası yeniden düzenlenmelidir.
➡️ Kamu personel sistemi bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
ÇAĞRIMIZDIR:
Sosyal devlet anlayışı; adaleti, hakkaniyeti ve dengeli ücret politikasını zorunlu kılar.
Yetkilileri; kamu çalışanları arasında giderek derinleşen bu ücret uçurumunu görmezden gelmemeye, memurların haklı taleplerine kulak vermeye ve ivedilikle gerekli düzenlemeleri yapmaya davet ediyoruz.
Bu adaletsizlik sürdürülebilir değildir.
Seçim Öncesi Verilen Kira Yardımı Sözü Unutuldu Memur Maaşının Yarısı Kiraya Gidiyor!
Kamu çalışanlarının en büyük kriz merkezi haline gelen barınma sorunu, fahiş rakamlarla memuru ve emekliyi esir almaya devam etmektedir.
BASK olarak seçim döneminden itibaren her ay, istisnasız şekilde ülkemizdeki kira gerçeklerini ve ortalamanın üzerindeki illerimizin tablosunu kamuoyuyla paylaştık; bu konuyu her daim birinci gündem maddemiz yaptık.
BASK dışında kira yardımının üzerinde bu kadar kararlılıkla duran başka bir konfederasyon olmamıştır.
Yüz binlerce üyesi olmakla övünen yetkili ama etkisiz konfederasyonlar, memurun maaşını yutan kira krizi karşısında tek bir kelime dahi edememiş, bu yakıcı sorunu görmezden gelmiştir.
Buradan bir kez daha yüksek sesle soruyoruz: Verilen sözler neden tutulmuyor?
Seçim öncesi meydanlarda vadedilen "Kira Yardımı" sözüne ne oldu?
İşte Mayıs 2026 İtibarıyla Türkiye’nin Acı Kira Gerçeği: Mayıs ayı verilerine göre;
Türkiye Geneli Ortalama Kira: 26.647 TL
İstanbul: 40.287 TL
Muğla: 37.570 TL
İzmir: 30.797 TL
Ankara: 30.648 TL
Antalya: 27.060 TL
"Ortalama Maaşın Yarısı Kiraya Gidiyorsa, Bu Memur Ne Yiyecek, Ne İçecek?" Ortalama memur maaşının 63 bin TL seviyesinde kaldığı günümüzde; İstanbul’da görev yapan bir öğretmenin, Ankara’da çalışan bir memurun maaşının yarısından fazlasını sadece başını sokacağı bir eve vermesi istenmektedir.
Kamu görevlileri büyükşehirlerden kaçmakta, barınamadığı için tayin istemekte, insanca yaşam hakkından mahrum kalmaktadır. Soruyoruz: Kirasını ödeyen memur; mutfak masrafını, faturalarını, çocuğunun eğitim giderlerini hangi parayla karşılayacaktır?
En temel anayasal hak olan barınma hakkı, memur için lüks haline getirilmiştir. "Sadaka Değil, Seçim Öncesi Verilen Sözün Tutulmasını İstiyoruz!"
BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası olarak sessiz kalanların aksine kamu çalışanlarının hakkını aramaya devam edeceğiz. İktidara çağrımız nettir: Seçim öncesi meydanlarda sözü verilen, ancak rafa kaldırılan "Kira Yardımı" derhal hayata geçirilmelidir.
Memur kiralara ezdirilmemeli, büyükşehirler memurlar için sürgün yeri olmaktan çıkarılmalıdır!
AYNI MASADA AYNI İŞİ YAPAN MEMURLAR ARASINDAKİ 2008 UÇURUMUNA DİKKAT EDELİM
Kamu hizmetlerinde 01.10.2008 yılından önce göreve başlayan memurlarla, bu tarihten sonra başlayan meslektaşlarımız arasında ne yazık ki sessiz sedasız çok büyük bir uçurum açıldı.
2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’la birlikte kamu çalışanlarının emekli aylıklarından borçlanmalarına kadar çok ciddi hak kayıpları yaşandı.
Bu kanunla birlikte, 1 Ekim 2008'den sonra ilk defa devlet memuru olanların emekli aylıkları, memur gibi değil, adeta SSK ve Bağ-Kur'lular gibi hesaplanmaya başlandı.
Yani demek oluyor ki;
2008 öncesi girenlerin maaş hesabında derecesi, kademesi, ek göstergesi ve makam tazminatları dikkate alınırken;
Yeni memurların emekli maaşı sadece kurumun yatırdığı prim üzerinden hesaplanıyor.
Bugün kamu kurumları matrahı ve primleri düşük yansıttığı için, çalışırken cebinize ne kadar yüksek net maaş girerse girsin, emeklilik gününüz geldiğinde çok düşük bir aylığa mahkûm kalacaksınız.
Aynı iş yerinde, aynı odada çalıştığınız 2008 öncesi girişli mesai arkadaşınız emekli olduğunda ne alıyorsa, siz onun aldığı maaşın neredeyse yarısını ancak görebileceksiniz.
Hatta bu tarihten sonra işe girip emekli olanlar, emekli olduklarındaki asgari ücretten dahi daha düşük emekli aylığı alacaklardır.
1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası kamu çalışanları arasında açılan bu derin uçurumun kapanması, memurun emeklilikte sefalete mahkûm edilmemesi için bu tarihten sonra işe girenlerin ne ile karşılaşacaklarını bilmesi gerekir.
BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası olarak ilk günden itibaren bu hak gaspının karşısında durmaya, kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştık. Bu hak kaybı önlenene kadar da kamu çalışanlarının hakkını aramaya sonuna kadar devam edeceğiz.
BASK'A BAĞLI SENDİKA ÜYELERİNE ÖZEL "DIGITURK" İLE İNDİRİM ANLAŞMASI YAPILMIŞTIR.
⚽ Yıldız Dolu Paket + beIN Connect
💰 359 TL Yerine Bölgeye Özel 349 TL
🌐 Sınırsız İnternet + Taraftar Paketi
💰 Sadece 499 TL
✅ Kurulum ücretsiz
✅ 12 ay sabit fiyat avantajı
✅ Süper Lig, Avrupa ligleri ve Formula 1 keyfi
📞 Başvuru ve detaylı bilgi:
0312 995 02 60
#Digiturk #beINSports #BASK #Kampanya
ÖĞRETİCİ: Temmuz Beklenemez: Memur ve Emekli Haziran Gelmeden Alacaklı Hâle Gelmiştir!
TÜİK tarafından açıklanan son verilere göre, Mayıs ayında enflasyon yüzde 1.71 seviyesinde artış göstermiştir. Bu tablo sabit gelirli tüm memur ve emeklilerin alım gücünün her ay dalga dalga eridiğini bir kez daha tescillemiştir.
Yılın ilk altı ayı için reva görülen yüzde 11’lik artış, daha Ocak ayından itibaren enflasyon canavarı karşısında hükmünü yitirmiştir. Bugün ilan edilen resmi rakamlar dahi gizleyememektedir ki; kamu çalışanlarının maaşları enflasyonun gölgesinde kalmış, Temmuz ayı henüz gelmeden sabit gelirliler devletten alacaklı hâle gelmiştir.
"Enflasyon Farkı Altı Ayda Bir Değil, Her Ay Maaşlara Yansıtılmalıdır!"
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper ÖĞRETİCİ, mevcut sistemin kamu çalışanlarını her gün daha da fakirleştirdiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Altı ayda bir yapılan maaş ayarlamaları ve geriye dönük verilen enflasyon farkı, memurun ve emeklinin yaşadığı reel kayıpları telafi etmemektedir. Geçen aylar boyunca memurun cebinden çıkan, mutfağından eksilen paralar geriye dönük olarak ödenmemektedir. Bu açık bir hak gaspıdır. Çözüm bellidir: Öncelikle yıllardır süregelen kayıplar seyyanen telafi edilmeli, ardından enflasyon farkı geciktirilmeksizin HER AY maaşlara yansıtılmalıdır."
En Büyük Yangın Barınmada: "Kira Oranları Maaşları Yuttu"
Mutfaktaki yangının yanı sıra memurların en büyük çıkmazının barınma krizi olduğunu belirten Öğretici, fahiş kira artışlarına dikkat çekti:
"Yüksek enflasyonun yanında, özellikle büyükşehirlerde kontrolden çıkan fahiş kira artışları sabit gelirlileri adeta sokağa terk etmektedir.
Maaş artışları komik seviyelerde tutulurken, kira artış oranlarının yüzde 30’ların üzerinde seyretmesi, öğretmenlerin ve memurların en temel insani hakkı olan 'barınma hakkını' tehdit eder boyuta ulaşmıştır. İstatistik oyunları sokaktaki, pazardaki ve kiralardaki hayat pahalılığını gizleyemez; memurun cebindeki yangını söndüremez."
"Sıfır Zam Düzenine Son: Refah Payı Şarttır!"
BASK ve AES Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, enflasyon oranındaki artışın bir "zam" olmadığının altını çizerek taleplerini şöyle sıraladı:
"Bilinmelidir ki, enflasyon kadar artış yapmak bir lütuf veya refah artışı değildir; sadece kaybolan değerin geç kalmış bir iadesidir. Enflasyonun altında kalan her artış ise açık bir soygundur. Memur ve emeklinin insanca yaşayabileceği bir alım gücüne kavuşması için; enflasyon farkının üzerine mutlak surette REFAH PAYI eklenmesi zorunludur. Kamu çalışanları sadaka değil, alın terinin karşılığını istemektedir."
Yeni ve Adil Bir Emeklilik Sistemine İhtiyaç Var
Günümüzde emeklilik hakkını kazananlar, emekli olduklarında alacakları ücretlerin düşüklüğü nedeniyle emekli olmak istemiyor.
Geçtiğimiz dönemlerde son maaşının yüzde 75'ini emekli maaşı olarak alanların maaş bağlama oranı, bugün emekli olduklarında ortalama yüzde 40'a düşüyor.
Çocuğunu evlendireceği ya da üniversiteye göndereceği bir dönemde, vatandaşın bu emekli maaşları ile geçinebilmesi mümkün olmuyor. Kaldı ki ülkemizdeki emeklilerin önemli bir bölümü, geçinebilmek için emeklilikten sonra da tekrar çalışmak durumunda kalıyor.
Tüm bu nedenlerle, kamuda çalışırken alınan ücretler ile emeklilikte alınacak ücretler arasında yeni ve adil bir sistem kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu sistem sadece kamu çalışanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin en önemli beklentisidir.
Çalışma Bakanlığı tüm paydaşlar ile bir araya gelmeli; gündelik, geçici dokunuşlar yerine daha kalıcı ve adil bir çalışmayı başlatmalıdır.
@csgbakanligi@isikhanvedat
Maaşla yapılan zamlar, çarşı-pazardaki etiketler, fahiş kiralar ve sürekli artan faturalar karşısında daha cüzdanımıza girmeden eriyip bitti. Enflasyon farkları maaşlara aylık olarak yansıtılmalıdır. Kamu çalışanlarının kayıplarını telafi edecek acil bir düzenlemesi şarttır!
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, sevgimizi ve dayanışmamızı artıran bayram günlerine bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu özel günler, kardeşlik duygularımızı güçlendirirken, zor zamanlarda yan yana olmanın önemini bize bir kez daha hatırlatıyor.
BASK olarak, her zaman hak ve menfaatlerinizi korumak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz. Bayramın getirdiği sevinç ve huzur, hepimizin yaşamında kalıcı olsun. Birlikte güçlü, birlikte umut dolu bir gelecek inşa etmek için omuz omuza çalışacağımıza olan inancımız tamdır.
Bu duygu ve düşüncelerle vatanımızın her köşesindeki başta BASK'a bağlı Sendika üyelerimiz olmak üzere, tüm kamu çalışanlarının ve bütün aziz yurttaşlarımızın mübarek Kurban Bayramı’nı tüm içtenliğimizle kutluyoruz.
Bayramınız mübarek olsun!
Sendikanın devletten, siyasi partilerden hiçbir emir, talimat veya maddi destek almadan, yalnızca çalışanların çıkarlarını savunması demektir. 4688 sayılı ve 6356 sayılı Kanun çerçevesinde örgütlenen yapılar için bağımsızlık kavramı, sendikal mücadelenin temel taşlarındandır.
İşçilere hayırlı olanın memurlara da hayırlı olması için Sendikamız Bağımsız Yapı İmar-Sen tüm gücüyle çalışmaktadır. Üyeliğiniz bizim için çok kıymetlidir ve gücümüzü arttırmaktadır. Beraber isteyelim, beraber başaralım. @bag_imar@baskkonfederas
Resmi Gazete’nin bugünkü mükerrer sayısında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararına göre devlet ve bağlı kurumlarda çalışan işçilerimizin 2026 yılı ilave tediye ödemelerinin tarihleri belli oldu.
📌İlave tediyenin birinci yarısı Kurban Bayramı öncesinde 22 Mayıs 2026 tarihinde,
📌İkinci yarısı ise 18 Aralık 2026 tarihinde ödenecektir.
Kamuda çalışan işçilerimiz için hayırlı olsun.
İKRAMİYE MEMURLARA DA VERİLMELİDİR
Kamuda çalışan işçilere 1956 tarihinden beri 6772 sayılı Yasa uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararları ile her yıl yarım aylıkları tutarında 4 adet ilave tediye (ikramiye) ödenmektedir.
2018’de yapılan düzenleme ile de tüm emekliler bayramda ikramiye almaktadır. Bu durumda kamuda ikramiye almayan tek kesim memurlardır.
Devletin çalışanlar arasında ayrım yapmaması gerekmektedir. Bu nedenlerle kamudaki tüm işçilerin aldığı, tüm emeklilerin aldığı ikramiyeden memurlar da yararlanmalıdır.
#ikramiye #memur