06 Ağustos 2019
Hain örgüt bizden Aytaç'ı aldı, Rabbim bize Ali Aytaç'ı hediye olarak verdi.
Rabbim seni Ali gibi yiğit Aytaç gibi şehidlerden eylesin Ey Oğul...
İsrail bugün yaptığı bombalı saldırıda yine bebekleri katletti!
Dün gece sadece 36 tane bebeği öldürdü! Hepsi 1 yaşından küçük
Niye susuyorsun? Kendi çocuğun değil diye mi? SUSMA! HEMEN HIZLICA PAYLAŞ!
Bu ses şaka mı?
Ne kadar hoş, billur gibi Maşallah.
Celal Karatüre gibi bu çocuk da bir akım başlatsa minik çocukların ilahilere olan ilgisinin artmasına vesile olur.
“Bitmez oldu kışlarım beklerim bahar nerde?
Şehadet bahçesinde diken batar elime”
Son birkaç gündür kendi okullarında namazla alay edenlere bakmayın…
Asıl namaz sevdalıları; susmayan vicdanlarıyla meydanlarda, sokaklarda saf tutuyor.
Namaza âşık olanlar şehirlere sığmıyor.
Bugün meydanları dolduranlar, yarın bu ümmetin izzetini ayakta tutacak olanlardır.
Vallahi eğer Gazze’deki insanların kahır ve çilesini görseydiniz, bir insanın bütün bu felaketlere dayanabileceğine, hayatta kalıp ölmeden devam edebileceğine inanmazdınız!!
Vallahi eğer taş olsaydı patlardı, deniz olsaydı taşardı, dağ olsaydı parçalanırdı, demir olsaydı erirdi!!
İnsanlar önünüzdeki bu büyük belayı hafife almayın ve bu sahneyi görmezden gelmeyin; Allah görüyor ve şahit oluyor!!
İsrail uçakları, Gazze'nin güneyindeki Nasır Hastanesindeki gazetecileri hedef adlı.
Reuters kameramanı Hossam el-Masri şehit oldu, çok sayıda gazeteci yaralandı.
İşgalci israil, canlı yayında hastanede çekim yapan gazetecileri hedef aldı.
Soykırımı genişletmek isteyen işgal çetesi, gazetecileri hedef alarak yeni katliamların duyulmasını engellemek istiyor.
Biz ise maalesef sadece izlemekle yetiniyoruz.
Kılık kıyafete müdahale eden bizzat CHP’nin ta kendisidir.
CHP döneminde;
Erkekler için çıkarılan şapka kanunu, kadınlara da fiilen zorla dayatıldı. Geleneksel giyim kuşam aşağılandı, Batılı tarzda giyim zorunlu hale getirildi.
Kadınlarımızın; üniversitede okuma, öğretmen olma ve memuriyet hakları başörtüsü sebebiyle ellerinden alındı. Kadın imajı, sadece başı açık ve Batılı giyimli olmak üzerinden topluma dayatıldı.
Dersim katliamında kadınlar ve kız çocukları sürgün edildi, istismara uğradı. Kadınlarımız en büyük travmayı CHP döneminde yaşadı.
Hatta, Türk Kadınlar Birliği kapatıldı; kadınların bağımsız örgütlenmesi yasaklandı. Tüm kadın faaliyetleri CHP’nin kontrolü altına alındı.
Şimdi Asu Hanım! HÜDA PAR’a iftira atmak yerine, geçmişten günümüze kadınlara reva gördüğünüz bu zulümler size günah olarak yeter de artar!
Google’da “taciz ve tecavüz” diye aratın; CHP’nin sicilini sıralamaktan arama motorları bile aciz kalır.
HÜDA PAR’ın bu çirkinliklerle ilgili tek bir dosyası yoktur.
Aynen dediğiniz gibi “kişi kendi gibi bilir işi”
Ama şunu da söyliyeyim; HÜDA PAR’la tanışsanız, özgürlüğün, huzurun ve güvenin ne olduğunu o zaman çok iyi anlayacaksınız.
Değer görmenin, saygının, nezaketin, hakkın ve hukukun nasıl ikame edildiğini göreceksiniz.
Bizim Cumhuriyet’le bir kavgamız yok. Ama sizin aziz İslam’la bir kavganız var.
Ayetlere olan düşmanlığınızı “Diyanet” ve “Cuma hutbeleri” üzerinden gösteriyorsunuz. Tevhid bayrağına olan kininizi ise “hilafet bayrağı” diyerek ortaya koyuyorsunuz.
Çünkü çok iyi biliyorsunuz ki bu millet Müslümandır; doğrudan hedef almaya cesaret edemiyorsunuz.
Kadın haklarına gelince… Kadınların haklarını gerçekten koruyan, onları modern dünyanın reklam panolarında, televizyon ekranlarında ve ticari çıkarların arasında adeta tüketim malzemesi hâline gelmekten kurtaran en güzel hakları yine İslam vermektedir.
Bugün görüyoruz ki; alkolü hayat tarzı hâline getiren, zinayı meşru gören ve eşlerine sadakatsizlik eden seküler anlayışlar, kadınlara sözde değer veriyor. O sözde değerin sonucu ise şiddet istatistiklerinde açıkça görülüyor.
Rakamlar ortada: Alkolün, zinakârlığın ve sadakatsizliğin hâkim olduğu çevrelerde kadına yönelik şiddet oranları yüzde 80’lere kadar çıkmaktadır.
Oysa İslami ölçülerle yaşayan, zinayı suç kabul eden ve hayatını bu değerlere göre sürdüren kesimlerde böyle bir tablo söz konusu değildir. Çünkü kadınların gerçek haklarını ve onurunu güvence altına alan yegâne düzen, İslam’ın adaletidir.
Biz ise bu milleti ayrıştırmadan, kutuplaştırmadan, herkesin huzur ve güven içinde yaşayabileceği bir düzenin mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu konuda kimseye zorla dayatmada bulunmuyoruz.
Bilinmelidir ki; kinle, nefretle, düşmanlıkla hiçbir yere varılamaz. Bu milletin geleceği; birliktedir, beraberliktedir, adalette ve kardeşliktedir
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Kürt meselesine bir çözüm bulmak gerekliliği konusunda tereddüt yoktur. “Birlik olma” “kardeş olma” “iç cepheyi tahkim etme” veya benzeri ifadelerle mecburiyetler ifade edilmektedir; aslında, hepsi aynı şeydir. Meselemizi sulh yoluyla adalet temelinde halletmek mecburiyetindeyiz.
Silahın devrinin bittiği, çatışmalı süreçten herkesin zarar gördüğü ve sorunlarımızın siyaset kurumu tarafından tartışılarak diyalogla çözülmesi gerektiği konusunda fikir birliği, sorunun çözümü konusunda büyük bir fırsatı önümüze koymuştur; bu fırsat heba edilmemelidir.
🗣️Terörsüz Türkiye komisyonunda konuşan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu;
“Silahların şartsız bırakıldığının açıklanmış olmasını önemsiyor ve fiilen gerçekleşmesini diliyoruz.”
"Kaleler düşmeyecek, surlar aşılmayacak, ilkelerimizi bizden koparamayacaklar ve israili tanımayacağız."
Şehid İsmail Heniyye.
Üç oğlu ve dört torunu birlikte şehid edildiğinde matenetini koruyan, taziye için görüştüğümüzde bizi teselli eden;
"Evlatlarımızı kaybettik ama davamızı değil. Kan, zaferin en sadık şahididir." diyen,
Güzel insan, kamil mümin, sadık dost, Filistin direnişinin yiğit lideri, Kudüs davasının sarsılmaz neferi #İsmailHeniyye’yi şehadetinin yıldönümünde rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet, makamı âli olsun.
HAMAS’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin işbirlikçi bir yönetime devredilmesini öngören her proje, Filistin davasına açık bir ihanettir ve asla başarıya ulaşamayacaktır. Çünkü Filistin halkının iradesi satılık değildir.
Şehid Başbakan İsmail Heniyye'nin, "Bu yol kolay değil ama hak yoldur. Yürümeye devam edin. Sakın geri dönmeyin." vasiyeti yerde kalmayacaktır. Zulüm bitene, işgal sona erene, Kudüs özgürleşene kadar mücadele devam edecektir inşaallah.
Bir Önder Gitti… Ama Davası Yaşıyor!
Şehadetinin yıl dönümünde, Filistin davasının vakur öncüsü İsmail Heniyye’yi rahmetle, minnetle anıyoruz.
Zulme karşı direnişin adıydı o…
Rabbim şehadetini kabul eylesin.
Davası bizimle yaşamaya devam edecek.