“Orwell’a geri dönüp bugünün karanlığından çıkış yolu aramak nostaljik bir jest değildir. Aksine, şayet özgürlüğü, hakikati ve insanlık haysiyetini savunmak hâlâ vicdani bir görevse Orwell çağdaşımızdır.
Bu durumda soru gayet açıktır: Orwell’ın çağdaşı olmak bize hakikat ve yalan karşısında nasıl bir sorumluluk yüklemektedir?”
Şehrin kalabalığında, kendi gölgesine veda eden bir adam. Kaybolan bir aşk, hafızadan silinmeyen anılar ve kabullenmenin ağırlığı…
@bilalsadi_ 'den Gölgesine Veda Eden Adamın Öyküsü yayında!
https://t.co/HQY1SRmKOP
İnilti seneler sonra hazırladığım yeni edisyon ve sunuş yazımla @BeyogluKitabevi aracılığıyla yayında!
Öğretmen Bedia Tuncer'in 1964'te derlediği bu güzide eserin yeniden okurlarla buluşmasından büyük mutluluk duyuyorum.
YENİ KİTAP!📢
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gören insanların şiirin iyileştirici gücüyle kaleme aldığı “İnilti” adlı şiir antolojisi 61 yıl sonra tekrar yayında! Bir öğretmenin çabasıyla ortaya çıkan bu insanlık belgesini büyük şaşkınlıkla okuyacaksınız.
YENİ KİTAP!📢
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gören insanların şiirin iyileştirici gücüyle kaleme aldığı “İnilti” adlı şiir antolojisi 61 yıl sonra tekrar yayında! Bir öğretmenin çabasıyla ortaya çıkan bu insanlık belgesini büyük şaşkınlıkla okuyacaksınız.
@suleymanirvan Üsküdar İletişim'deki en büyük şanslarımdan biri sizinle tanışmaktı. Hayatımı değiştiren hayallerime ulaşmama vesile oldunuz hocam. Akademik yolunuz berrak ve açık olsun. ☺️@SelinMadeen
Yeni İslami hareketler uzmanı Mark Sedgwick, uzun yıllardır “gizli Müslüman” denen İngiliz kralı Charles’ın anti-modern fikirlerine ve Seyyid Hüseyin Nasr ile ilişkisine dair ilginç bir not düşüyor.
https://t.co/2hyWMcdzqM
Bilal Sadi'den (@bilalsadi_) ömrünün son deminde tüm sevdiklerinden uzak ve yalnız vedasına hazırlanan bir adamın portresi: Anılar, düşler, yitirişler
https://t.co/s0ByLaJkmM
Bugün yaş defrerinden 27'yi karalayıp 28'i yazdım. 30'a 2 kala iyi ki varlar dediğim dostların muhabbetiyle ilerliyorum çok şükür. Allah her anda varlıklarıyla güç veren dostların ömrüne bereket versin.
Falih Rıfkı “19. asırda İslam âleminde İngiliz korkusu Allah korkusundan önce gelirdi” derken bu acımasız emperyal şiddeti kastediyordu. Britanyalıların 1880-1920 arasında Hindistan’da uyguladığı politikalar 100 milyon ölüme yol açtı ki “bu Stalin rejimi, Mao’nun Çin’i, Kuzey Kore, Pol Pot Kamboçya’sı ve Mengistu’nun Etiyopya’sındaki tüm kıtlıklar sırasında meydana gelen ölümlerin toplam sayısından daha fazladır.”
Bu konuda Mike Davis’in “Üzerinde Güneş Batmayan Katliam” kitabını (Yordam Kitap) ilgilisine tavsiye ederim. https://t.co/4zPzTyByES
Bugün @paltokultur'de sevgili Cevri Cemil'in çevirisi ile İngiliz sömürgeciliğinin 40 yıllık sürede Hindistan'da sebebiyet verdiği 100 milyonun üstündeki ölümü ele alan kısa bir makaleyi yayınladık.
Kültür ve sanat üzerine yeni içerikler üretmeye tam gaz devam! ☺️
Savaşların gölgesinde yaşarken tarihi hatırlamak gerekir. Dylan Sullivan ve Jason Hickel'ın kaleme aldığı bu kısa makale, İngiliz sömürgeciliğinin Hindistan’da sadece 40 yılda sebep olduğu 100 milyondan fazla ölümü hatırlatıyor.
https://t.co/dfWyZFnzpd