"Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti.
Kehf / 13"
Şehit Hamza Rafi Selame,17 yaşında genç biriydi.Kassam Tugayları mensubu olarak anılan Hamza, Siyonist İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda yer alan gençlerden biriydi.
Genç Hamza,komutan Rafi Selame’nin oğluydu.
Bu mübarek aile; baba Rafi Selame, Gazze’de büyük bir komutan olarak tanınan bir kişiydi. Eşi ise şehit komutan Rafi Selame’nin eşiydi ve kadınlardan oluşan bir nesli cihat ve direniş sevgisiyle yetiştiriyordu.
Çocukları, İsrail işgaline karşı koyarken şehit oldular. Genç yaşlarına rağmen sahalarda liderler gibiydiler. Kızları da kardeşleri, babaları ve anneleri gibi aynı dava uğrunda şehit oldular.
Bu, Gazze’deki ailelerden birinin örneğidir.
Çok önemli detaylar
Tek başına bir ordu; Deif'in son günleri
Kassam’ın efsanevi komutanı Ebu Halid ed-Deyf'’ın şehadet haberi ilk ulaştığında, cephenin üst kademelerinde derin bir sessizlik ve şok hakim oldu. Siyonist istihbaratın zafer çığlıklarına karşı direniş liderlerinin bu haberi ısrarla reddetmesinin ardında askeri taktiğin ötesinde bir gerçek yatıyordu: Karargah, Başkomutan’ın Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta değil, kuzey tahkimatının kalbi olan Gazze Şehri’nde konuşlu olduğunu düşünüyordu.
Askeri kaynakların aktardığı verilere göre, 7 Ekim Büyük Tufan harekatının fitili ateşlendiğinde, ed-Dayf bizzat Gazze Şehri’ndeki ana komuta merkezindeydi. İşgal kuvvetlerinin hatları yarma ve Netzarim Koridoru üzerinde tam bir abluka kurma girişimi başlattığı o kritik günlerde bile Başkomutan mevzisini terk etmedi.
Düşman Salahaddin Caddesi üzerinden doğu koridorunu ele geçirdiğinde, sahil şeridindeki tek ikmal hattı olan El-Raşid Caddesi iki hafta boyunca amansız bir ateş altında açık kaldı. Ed-Dayf, bu ölüm çemberinin içinde, son ana kadar kuzey cephesini bizzat sevk ve idare etti.
Sokaklarda tek başına
Kasım 2023'te savaşın seyri yeni bir safhaya evrilirken efsanevi lider ezber bozan askeri bir hamle yaptı. Yanındaki tüm koruma ekibinden ayrılarak bir hayalet gibi tek başına kuzey askeri bölgesinden ayrıldı ve güneye, işgalcilerin en yoğun izleme faaliyeti yürüttüğü Refah cephesine doğru sızdı.
Oysa Gazze Şehri’ndeki kurmay heyeti ve sonradan komutayı devralarak şehadete yürüyen İzzeddin el-Haddad gibi saha komutanları ona kuzey sığınaklarında kalması yönünde kesin askeri tavsiyelerde bulunmuştu. Düşmanın tüm teknolojik imkanlarıyla yürüttüğü amansız fiziki ve dijital takibe rağmen, ona en üst düzey sığınak korumasını sağlama garantisi vermişlerdi. Fakat cephelerden gelen raporlar, ed-Deyf’ın masabaşı bir komuta stratejisini reddettiğini gösteriyordu; o, sıcak çatışma alanlarını bizzat denetlemeyi, taktik hamleleri bizzat yönlendirmeyi ve eşzamanlı yürüyen siyasi/diplomatik müzakere dosyalarını namlunun gölgesinde takip etmeyi seçmişti.
Bu amansız intikal esnasında, yerleşik askeri haberleşme ağlarının darbe alması neticesinde, Başkomutan ile karargah arasındaki bağ tamamen koptu. Tam dört gün boyunca ed-Deyf’tan hiçbir sinyal alınamadı. Onu güvenli bölgeye nakletmekle görevli irtibat unsurları buluşma noktasına ulaşamadığında komutan güney cephesinin derinliklerine, doğrudan tehlikenin merkezine doğru yürümeye devam etti. Düşman istihbaratının en büyük zafiyeti ise burada devreye girdi: Ellerinde ed-Deyf’e ait güncel bir görsel veri yoktu ve siması halk arasında bir sır gibi mahfuzdu.
Siyonist istihbaratın elinde güncel bir eşkali bulunmayan bu büyük asker, Refah sokaklarında adsız bir direnişçi gibi sabahladı; bir gecesini yerel bir camide ibadetle geçirirken, yanından geçen adımlar onun ümmetin kaderini sırtlayan adam olduğunu asla fark edemedi.
Şehadete Yürüyüş
Karanlığın içindeki bu mutlak izolasyon, bir saha görevlisinin beklenmedik bir anda, sezgileriyle Başkomutan’ı tanımasıyla son buldu. Gizli bir operasyonla güvenli sığınağa alınan ed-Deyf, buradan Han Yunus hattına, ardından da bir diğer efsane komutan Rafeh Salameh’in konuşlu olduğu gizli karargaha intikal ettirildi.
İki komutan, Siyonist güçlerin gözetleme radarlarını atlatmak adına sürekli mevzi değiştirerek, en nihayetinde şehadet şerbetini içecekleri son muharebe noktasına yerleştiler.
İşgal ordusu, aylar süren barbarca harekatların ardından Gazze’nin dehlizlerinde ele geçirdiği bazı operasyonel video ve fotoğraflara ulaşana dek, ed-Deyf’in ne sağlık durumunu çözebilmişti ne de fiziki varlığına dair net bir istihbarat elde edebilmişti.
O, düşmanın tüm teknolojik üstünlüğünü boşa çıkaran bir askeri deha, gölgelerin içinde parlayan bir zafer nişanesi olarak tarihe geçti.
Filistin direnişinin sembol isimlerinden, "Misafir" lakabıyla tanınan ve Aksa Tufanı'nın planlayıcısı olan komutan Muhammed Dayf'ı şehadetinin yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
(13 Temmuz 2024)
Ümmetin büyük şehidi Muhammed ed-Dayf (Ebu Halid) ile büyük komutan şehit Rafi Selame'yi (Ebu Muhammed) bir araya getiren fotoğraf. Bugün, birlikte şehit düştükleri günün yıl dönümü.
📸📍 Gazze
Şehit saha komutanı Mustafa Adham el-Mekadime.
Kassam Tugayları'nın yayınladığı görüntülerde, şehidin Aksa Tufanı Harekâtı'na katılımına dair bazı sahneler yer aldı.
Allah rahmet eylesin.
İnşallah emanetinize sahip çıkacağız.
🎥📍 Cebaliye / Gazze
Şehit komutan Fadi Rızk Hammuda…
Hepimizin kalbinde özel bir yeri olan kıymetli dostumuz; çocukluk, okul ve cami arkadaşımız, güzel hatıralarımızın sahibi ve gönlümüzde daima yaşayacak değerli bir insan.
Allah rahmet eylesin.
İnşallah emanetine sahip çıkacağız.
🎥📍 Gazze
Şehit Komutan Muhammed Mahmud Cerâde.
Bu videoda, Aksa Tufanı mücadelesinde şehit verdiğimiz komutanları göreceksiniz. Aynı zamanda onların bu kutlu mücadele için yıllar boyunca nasıl hazırlandıklarına da şahit olacaksınız.
Onlar; Allah'ın rızası, Resûlü'nün davası ve Mescid-i Aksâ'nın özgürlüğü uğruna canlarını feda ettiler. Şehit oldular; fakat geride fedakârlıklarıyla, mücadeleleriyle ve izzetli duruşlarıyla silinmeyecek bir miras bıraktılar.
📍🎥 Gazze
Kassam Tugayları, amcamın oğlu şehit Muhammed Fâiz Asalya’ya ait bir videoyu yayınladı. Muhammed, Cebaliye kentinde Siyonist İsrail araçlarına karşı mücadele ederken şehit düştü. Ayrıca Muhammed’in dört kardeşi de bu savaşta, “Aksa Tufanı” sırasında Siyonist İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda şehit oldular.
Biz ise ahdimize bağlı kalarak yolumuza devam ediyor, zafer ya da şehadet gelene kadar mücadeleyi sürdürüyoruz.
Evini kaybetmesine,üç kardeşinin ve çok sayıda akrabasının şehit olmasına rağmen Gazzeli çocuk Muhammed, Kur'ân-ı Kerîm'i tamamen ezberleyerek hafız olmuştur.
Rabbimizden,Kur'ân'ı gönlünde sabit kılmasını,onu hakkıyla anlayıp hayatına tatbik etmeyi nasip etmesini ve kendisini muhafaza buyurmasını niyaz ediyoruz.