Gencecik bir meslektaşımızı daha kaybettik.
Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzalamak ve gerekli tedbirleri almak için daha kaç avukatın görevi nedeniyle katledilmesi gerekiyor?!
Elime geçen ilk fırsatta mesleği bırakacağım, benden pes. Adalet değil öc alma duygusuyla hareket edilen bu sistemde maşa olarak görülmekten , savunmaymış kutsallıkmış asla anlaşılmamasından bıktım.
Çocuklar çoklu risk altındalar ama bu son zamanlarda, süren kampanya ve onu destekleyen popülist ünlüler ile daha da ürkütücü bir yerde yaşıyorlar.
Bu olay bize çocuklara karşı savaşmayı bıraktırır ve bizi çocukları korumak için cezasızlıkla mücadele etmeye yönlendirir umarım.
Çünkü O, Av.Kardelen Ateşçi’nin (@cikarde) dikkat çekmeye çalıştığı gruba mensup bir çocuk. Bu sefer öldürüldü. Anne babasının yeterli bakımı vermediği veya veremediği, bu nedenle kendi başına ayakta ve hayatta kalmaya çalışan bir çocuk.
Çağlayan Adliyesinde genç kıyımı gaz kesmeden devam ediyor.
Pazar alınan da var yargılananlar arasında, pazartesi evden alınan da, salı çarşamba alınıp dün yetişmeyen de. Dün Cevahir’den alınan gençler ise henüz adliyeye bile getirilmedi.
Savcılar ifade alma zahmetine girmeden dosya üzerinden mahkemeye yolluyor herkesi.
Bir sulh ceza hakimi mesela içeri doldurdu karar bekleyen 10 genci. İsimlerini okuma zahmetine bile girmeden “hepsinin tutuklanmasına” diyip çıktı gitti salondan.
İstanbul’a daha 5 ay önce gelmiş dosyasında HİÇBİR ŞEY olmayan 18 yaşında bir genci tutukladılar az önce. Ağlıyordu.
Yaşlar zaten böyle.
18-20-21 yaşında insanlar. Çalışan da var aralarında, okuyan da. Ne işte ne okulda olacak kadar şanslı olmayan milyonlarca gençten bazıları da burada. Tanıştığım en “yaşlı” sanık 32 yaşında. Dosyalar dosya falan değil. %90’ı çer çöp. Dosyasındaki tek fotoğrafı gözaltına alındıktan sonra(!) olan bir genci de tutuklamışlar mesela.
Dün tutuklananların tutukluğa itirazı da bugün görülemesin diye özel bir gayret sarf edildi. Avukatlar sabah 8.30’dan akşam 17’ye kadar savcılığın dosyaları mahkemeye sevkini (BİR ALT KAT) tam 8 SAAT beklediler.
Olağanüstü bir rejimin olağanüstü zulmünü iliklerimize kadar hissettiğimiz bugünlerde artık KORKMAMA VE SUSMAMA borcumuz sadece bu memlekete değil bu memleket için korku duvarını aşan bu gençleredir!
"Sürünün en çok nefret ettiği şey, farklı düşünen bir insandır. Sürü aslında onun görüşünden nefret etmez, ancak bu kişinin kendi başına farklı düşünme cesaretine sahip olmasını sevmez. Bu sürünün tam olarak anlayamadığı bir şeydir."
— Arthur Schopenhauer
Bunu yaparken “ya şimdi suyun altından bir şey sırtımı ısırır ya da bacaklarımdan aşağı çekerse ? ya da suya atılmış bir cesedin üstünden geçer ve sırtüstü olduğum için onu göremez ya da dönerken üzerine basarsam ?” diye düşünmekten iki mavi içinde kendini bulamayanlar da var
sırtüstü yüzmek.
bedenin suyun içindeyken, özgürce gökyüzünü seyret. iki mavi içinde kendini bul. | antidepresan etkisi gösteren şeyler
https://t.co/0gIG4aH17m
sırtüstü yüzmek.
bedenin suyun içindeyken, özgürce gökyüzünü seyret. iki mavi içinde kendini bul. | antidepresan etkisi gösteren şeyler
https://t.co/0gIG4aH17m
"Bir tek başkalarının başına gelir zannediyorsun di mi? Uzaklarda deprem olur, birilerinin otobüsü devrilir, başkaları kurşunlara kurban gider, ancak elalemin çocukları zindanlarda kaybolur di mi? Tüm bunları kendi başına geliyormuş gibi düşünmezsen, susarsan sıra sana da gelir."
Hatay halkının iradesiyle seçildi, mazbatasını aldı, TBMM’de ismi okundu ama buna rağmen aylarca tutsak edildi. Anayasa Mahkemesi Can Atalay’ın ve depremzede Hatay halkının hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Şimdi milletvekilimiz derhal serbest bırakılsın!
#CanAtalayaÖzgürlük
söylendiği gibi, yetiştirdiğimiz küçük güzellikler düzene yenik düşerken bazı şarkılar aynı düzene boyun eğmeden yerini koruyabiliyor. müzik müthiş bir şey
https://t.co/SK8i9L0zBY