Ocak ayı boyunca okuyup 7 Şubat 2021 Pazar günü kritiğini yapacağımız kitap, Byung-Chul Han'ın Psikopolitika kitabıdır.
Herkese hayırlı ve bereketli okumalar dileriz.
Atalarımızın sahip olduğundan çok daha fazlasına sahip olabileceğimiz beklentisinin ağır bir bedeli olmuştur: olabileceğimizle o anda olduğumuz arasındaki aşılmaz mesafenin doğurduğu sonu gelmez bir endişe yakamızı bırakmaz olmuştur artık.
#AlaindeBotton
Bu akşam saat 21:00'de Kevin Robins'in İmaj kitabını canlı yayında değerlendireceğiz. Sizleri de o saatte ekran başına davet ediyoruz.
https://t.co/LMnE7Zd6gU
İlk canlı yayınımızı Naomi Klein'in Şok Doktrini kitabı üzerine konuşarak yaptık. Yayınımızın videosunu istifadenize sunuyoruz.
https://t.co/3kEradY7zY
Gönüllülerimizin sunumlarıyla Naomi Klein'ın Şok Doktrini kitabını tartışacağımız ilk canlı yayınımız bu akşam saat 21:00'de Youtube kanalımızdan canlı olarak yayınlanacaktır.
Adres: https://t.co/pqZ5AIDJOD
Atasoy Müftüoğlu: Politik popülizmlerin, konformizmlerin iktidarını niceliklerin gücü oluşturuyor, niteliklerin gücü değil. Niceliklerin gücüyle ancak politik konformizmin iktidarı inşa edilebiliyor, entelektüel/kültürel/felsefi/estetik iktidarlar değil.
https://t.co/rwmN9BoPse
Serbest piyasalar ve özgür insanlar, komünizmin çöküşünden beri toplu mezarlar, ölüm tarlaları ve işkence odalarıyla dolu bir tarihin tekrarlanmasına karşı insanlığın en iyi ve tek savunması olduğu iddiasında bulunan bir tek ideoloji olarak ambalajlanıp sunulmaktadır. s.138
Gunder Frank, Pinochet'nin dayattığı çerçevede hayatta kalmaya çalışan bir aileye göre "asgari ücretin" ne anlama geldiğini yazdı. Ailenin gelirinin %74'ü ekmek almaya gidiyordu. Bu da süt almak ve otobüse binmek gibi "lüks kalemler"den kesinti yapmak anlamına geliyordu. s.111
Değerli Bilinç İşçiliği gönüllüleri.
Okuduğumuz kitabın değerlendirmesini yapmak üzere her çarşamba saat 20:30'da Skype toplantısı yapıyoruz.
Katılmak isteyenler bizimle iletişime geçebilir.
Hiçbir vakfa, derneğe, gruba, şahsa ait olmayan, kendisini insanlığa ve İslam milletine nispet eden, bunun gerektirdiği sorumlulukları almaya gayret eden gönüllüleriz ve kendimizi "bilinç işçileri" olarak tanımlamaktayız.
Aydınlanma zihniyetinin mutlaklaştırdığı yöntemlerin bütün bir insanlığı felakete sürüklediğini gören, buna karşı sesini yükseltenlere omuz veren, her zaman fıtri ve insani yöntemleri savunanlarız.