@militerenstitu Şimdi de bir #Trabzon'lu olarak benim size ihtiyacım var, eşimi Van'da göl kenarında yürüyüş yaparken 16 yaşında ehliyetsiz bir ssç katletti. Tutuksuz yargılanmak üzere sadece 4 ayda serbest bırakıldı.
Lütfen sesimi duyun, duyurun.
5 aylık çocuğum kaldı
#ÜmranİçinAdalet arıyoruz.
@oguzozat Sayın başkanım, Kasım ayının ortasına gelindi ancak en geç Ekim ayında verileceği söylenen belletmenlik nöbet puanıyla ilgili hiç bir gelişme olmadı . Norm fazlası öğretmenler alacaklı oldukları bu puanlara ihtiyaç duyuyorlar
Öğretmenlere ara tatilde izlemeleri için şart koşulan eğitimler yetersiz alt yapı, faydasız içerikler yüzünden eziyete dönüşüyor. 3 kuruş ekders verilecek gerekçeleriyle ara tatilde öğretmenlere zulmediliyor. Öğretmenlerin tatilini çalmayın. Onların dinlenmesine engel olmayın.
16 yaşında ehliyetsiz biri ailemi yok etti.
Eşim toprağın altında, ben canlı canlı her gün ölümü yaşar oldum yavrum her gece annesiz ağlıyor.
Eşimin katili 4 ay sonra serbest…
Buna adalet diyorsanız, ben adaletin tanımını bilmiyorum.
#ÜmranİçinAdalet
DURDURUN PROJELERİ
DERS İSLEYECEK VAR!
Okullarımız, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, idarecilerimiz projelerle uğraşmaktan neredeyse ders isleyemeyecekler. Bakanlık projeleri yetmezmis gibi yerel projelerle de öğretmenler gereksiz iş yükü, angaryanin içinde bogulmaktadir.
Bu projelerin iş yükü, zaman ladar kadar bir de maliyet boyutu var.
Odenek-butce veriliyor mu?
Belki bazılarına, o da azıcık..ya öğretmen ya okul idaresi karşılamak zorunda kalıyor. Bazen de veli.
Zaten okullara gönderilen ödenekler yetersiz.
Gönüllü denilse de bazı kurum müdürleri zorunlu gönüllülük haline getiriyor işi.
Bu proje konusu önemini de ayrıca yitirdi.
Çay simit projesi yapılmıştı. Bakın çok değil iki yıl sonra adım attım, su içtim projeleri yapılacak.
Ve biz bunu alkislayacagiz.
Bu proje mantığı insan doğasına da aykırıdır. Projeler ve müfredat ne öğretmen ne de öğrenci için verimli olmaktadır.."mış" gibiler populerlikten başka birşey getirmez. Ama cok şey götürür.
Bu çılgınlığa son verilmedir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
Milli Eğitim Bakanlığı, proje okulları atamasında açılan davaları kaybediyor, mülakat mağdurları ile ilgili davaları kaybediyor, resen atama davalarını kaybediyor. Bu davalardan çıkan mahkeme maliyeti, emri verenden uygulayan herkese kişi borcu olarak yansıtılsın. Bu kadar keyfi kararlar almanın bir bedeli olmalı. Bu bedeli neden vergi veren vatandaş ödesin ki?
Garip bir düzen var:
📌 Sağlık Bakanı → Hep doktor kökenli. Çünkü “doktor olmayan sağlık bakanı olur mu?” anlayışı hakim.
📌 Adalet Bakanı → Hep hukukçu/avukat. Çünkü adalet, doğrudan hukuk bilgisini ve pratiğini gerektiriyor mantığı var.
📌 Milli Eğitim Bakanı → İşte burada istisna başlıyor. Eğitim bilimciler ya da öğretmenler yerine; farklı disiplinlerden akademisyenler, bürokratlar veya siyasetçiler atanıyor.
✍️Oysa eğitim, yalnızca teknik bilgi değil;
✅ Pedagojik deneyim,
✅ Sınıf pratiği,
✅ Öğretmen-öğrenci ilişkisini bilen bir bakış açısı ister.
✍️Bir doktorun öğrenciyi tedavi etmesi, bir avukatın sınıf yönetmesi nasıl mümkün değilse; eğitimci olmayanların “eğitimin rotasını çizmesi” de kırılgan bir sistem doğurur.
✍️Bu yüzden yıllardır öğretmenler ve eğitim bilimciler aynı şeyi söylüyor:
❗️ “Milli Eğitim Bakanı mutlaka eğitimcilerden seçilmeli!”
✍️Çünkü eğitim, bir ülkenin geleceğini inşa eden en kritik alandır.
✍️Ve bu alanın liderliğinde liyakat, sahadan gelen tecrübe ve pedagojik bilgi şarttır.
Atılan taşın hangi taşları oynattığını, heyelana sebep olup olmayacağını öngörebilmeye, iyi devlet adamlığı denir Sayın @Yusuf__Tekin .
Öğretmenlerin attığı twitleri takip etmek bile, maliyeti anlamak için yeter de artar.
İnatla yapılan bir uygulamadan, sadece huzursuzluk ve mutsuzluk doğar.
Saha tecrübeniz yok biliyorum, ama yükselen feryada kulak verin. Bu geri adım değil, doğruyu yapmak olacaktır. Sizin işiniz de doğruyu tercih etmek olmalıdır.
Geri çekilerek, olayları gözlemlemek. Acele etmeden karar vermek. Bu süreçte, ilgili tarafların görüşlerini de dikkate alarak, yeni çözümler üretmek en aklı selim olandır. Kimsenin derdi, sizi kuru kuruya eleştirmek değildir. Tayin, terfi, yer değiştirme vb haklar kazanılmış haklardır. Kimseden, bu haklardan vazgeçmesini bekleyemezsiniz.
MEB'in taşraya hakim olamadığını görüyoruz. Yazılan çizilen onca ifade, bir kısım idarecinin, norm güncelleme talimatınızı bile uygulamayarak, keyfi davrandığını işaret etmektedir.
Seyretmeyiniz, el atıp, çözünüz!