KUR’AN KISSALARININ ÖZGÜNLÜĞÜNDEKİ MUCİZE
Kur’an kıssaları; önceki kutsal kitaplardaki tahrif edilmemiş doğruları tasdik ederken, yanlışları düzeltir, eksikleri tamamlar. Hatta hiçbir dinsel kaynakta yer almayan yepyeni ve özgün bilgiler ilave ederek kendi farkını ortaya koyar. Üslup, akıcılık ve içerdiği derin hikmetler bakımından Kur’an, diğer metinlerle kıyaslanamayacak bir içeriğe sahiptir. @binbay1212
Köşe Yazısı İçin; https://t.co/Fp8JdOKCtY
Bugün bağımlılarla mücadele derneği olan Bursa BAYDER'de rehabilite olanların belgelerinin verildiği ödül törenindeydik. Emeği geçenlere ve kurtulanlara kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum.
KUR’AN’DAKİ KELİME DENGELERİ (SİMETRİK TEKRARLAR) MUCİZESİ
Kur’an genelinde, birbirinin zıttı olan ya da mantıksal olarak birbiriyle ilişkili kavramların şaşırtıcı bir sayısal eşitlikle tekrarlandığı görülür.
Kur'an-ı Kerim'deki matematiksel ve yapısal uyumlar, kelime tekrarları ve ayet numaraları arasındaki bu tür tevafuklar (denk gelişler) birer mucizevi durum olarak görülmelidir.
Bu durum, edebi örgünün rastgele değil, muazzam bir tasarım ürünü olduğunu, insan üstü ilahi bir el işlediğin gösterir... @binbay1212
Köşe Yazısını Okumak İçin: https://t.co/P7vv84roOb
Baker;
"Kanaat düşüncenin düşmanıdır" der.
İnsan, çoğu defa kendi düşündüklerine hapseder kendini. Öyle ki her konuda söyleyeceğin bir sözün var.
Bir konuda bir düşünceye sahipsen, hemen her durumda bunu dile getiriyorsan, sen var olan o düşünceyi tekrarlıyorsun. Düşünmeye dön
Bursa Bingöllüler Derneği olarak, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan, hemşerimiz Yılmaz Ekinci Bey’i makamında ziyaret ederek kendilerini tebrik ettik. Yeni görevinde başarılar diliyoruz.
TEVHİD FORMÜLLERİNDEN İMANA ULAŞMAK!
Bunu bir analojiyle açıklayalım: Bir binanın tuğlaları, çimentosu, demiri ve camları kendi başlarına hareket ederek; "Hadi bir araya gelelim de şuraya mükemmel bir saray yapalım, mutfağı şurada, pencereleri burada olsun"diyemezler.
Aynen öyle de, ilim ve kudret sahibi bir yaratıcı mimar olmadan, atomların ve hücrelerin kendi başlarına bir araya gelerek "insan binasını" inşa etmeleri akıl dışıdır. @binbay1212
Köşe Yazısı İçin; https://t.co/6uLsnqINrs
Bursa Bingöller derneği olarak gezmeye gelen İstanbul ve Bursa'daki öğrencilerle kahvaltıda bir araya geldik. Dernek başkanına ve ekibine , Yıldırım belediye başkanına ve emeği geçen herkese teşekkürler.
Benim savunduğum görüş, yanlış olma ihtimali olan doğru bir görüştür. Bu konuda benden farklı düşünenlerin savunduğu görüş, doğru ihtimali olan yanlış bir görüştür.
İmamı Şafi.
Bu sözde mantık, farklı düşünmeye saygı, doğruyu/hakikati aramada samimiyet gibi gelişimin temeli var.
Bütün anneler bu sırrı bilmesi lazım.
Bir annenin, çocuk üzerinde ne derece te'siri olduğunu, Bediüzzaman Said Nursî hazretleri bakın nasıl anlatıyor.
"Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zâtlardan ders aldığım hâlde kasem ediyorum ki:
En esâslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi merhum vâlidemden aldığım telkinât ve manevî derslerdir ki;
o dersler fıtratımda, âdeta maddî vücûdumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sâir derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini, aynen görüyorum.
Demek bir yaşımdaki fıtratıma ve rûhuma, merhum vâlidemin ders ve telkinâtını şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek‑i esâsiye müşâhede ediyorum."
Risale-i Nur'dan Hanımlar Rehberi.
Ülkemizin dört bir yanında alın teriyle üreten, emeğiyle hayatı ayakta tutan tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Tüm emekçilerimize sağlık, huzur ve bereket diliyorum.
#1Mayıs#EmeğinGücü
Köyümüzün Dengbeji, ozanı sevileni,Ağa Çelik in oğlu Abdullah güzel bir roman yazmış. Tarih coğrafya kokan gençlere yerel değimleri tanıtan akıcı bir eser. Kutluyorum .Başarılarının devamını dilerim. Gençlere örnek olur inşaAllah.yanındayız her zaman . Hayırlı CUMAlar iyi günler.
Bazı kardeşlerimiz, diyanet yayınlarının "Yüzyıla damga vuran alimler" eserinde, niçin Bediüzzaman Said Nursi hazretlerine yer verilmemiş, diye itiraz ediyorlar.
Bu isimleri neye göre belirlemişler bilmiyorum.
Diyanet, Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin Risale-i Nur eserlerinden mühim bir kısmını basıp neşretmiş.
Farzı muhal olarak, bazılarının dediği gibi de olsa, yani kasıtlı bazı kişilerin bunu yaptığı düşünülse,
O halde şunu belirtelim ki, Bediüzzaman hazretlerine burada yer verip vermemeleri, O'nu ne büyütür ve ne de küçültür.
Zaten kendisi ihlası tammeye mazhar olduğu için, şöhretten her zaman kaçmış. Hatta kabrinin dahi gizli kalmasını vasiyet etmiş.
Zamanının en meşhur ve büyük alimleri ona, zamanın harikası, eşsizi manasına gelen, Bediüzzaman lakabını vermişler.
İlminden ve fazlından dolayı, Osmanlı'nın en büyük dini dairesi olan, Dar-ul Hikmet-ül İslamiye azlığına, kendisi istemediği halde tayin etmişlerdi.
Alimlerin idam edildiği, kalanların da başka ülkelere gittikleri bir dönemde,
Bediüzzaman hazretleri, hayatı pahasına bu vatanda kalarak, küfrü mutlakla mücadele etmiştir.
Onun bu mücahedesi, tarihte emsaline pek az rastlanacak bir kahranlık misalidir.
Merhum Mehmet Akif bir udeba meclisinde, “Viktor Hügo’lar, Şekspir’ler, Dekart’lar; edebiyâtta ve felsefede, Bediüzzaman’ın bir talebesi olabilirler.” Demişti.
Hem de diyanetin bu kitabında ismi zikredilen bazı zatlar, Bediüzzaman hazretleri, asrın müceddidi olduğunu,
kendileri de Risale-i Nur eserlerini okuyup istifade ettiklerini ifade etmişler.
Mesela onlardan, Arap dünyasının en meşhur alimlerinden Said Ramazan El-buti, bir röportajda,
Said Nursi hazretlerinin sözlerindeki tesir ve lezzet, diğer alimlerin eserlerinde görülmüyor. Demişti.
Misal olarak o röportajdan bir parçasını paylaşıyoruz.
"Neden hiçbir şey yerine bir şey var?” sorusunu ilk dile getirenlerden biri Alman filozof ve matematikçi Leibniz’dir. O soruya “Tanrı” cevabını vermişti. Madem ki varlıkların sonradan var olduğu anlaşılmaktadır, öyleyse onları var eden ve kendisi hep var olan bir “Var” bulunmalı
"Bir gönlü kırmak, kabe'yi yıkmaktan daha büyük bir günahtır" diyor Mevlana.
Çünkü kabe'yi İbrahim peygamber, gönülleri Allah inşaa etmiştir.
Maalesef bizim çok az dikkat ettiğimiz bir husustur.
Zira, "varlıklar" var olan "bir var" olmadan meydana gelemezler. İşte bu ezelî ve ebedî Var’a biz Allah diyoruz. Peygamberler de, güvenilir ve emin kimseler olarak, bu hakikati insanlara bildirmişlerdir.
Selamlarımla.