Açıkça ayıplı ürün satılmasına rağmen müşteri mağduriyeti dikkate alınmadı.
Bu yaşadıklarım nedeniyle ciddi şekilde mağdur oldum. Media Markt’in bu ürün ve satış sonrası destek konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. @mediamarkt_tr@MediaMarkt_es
Media Markt’ten Dieky Supurge aldım. Ürünü teslim aldığımda ekranında çizikler vardı ve koruyucu jelatini yoktu. Buna rağmen ürün satıldı.
Ürünü kullandıktan sadece 2 gün sonra arızalandı. Mağazaya başvurmama rağmen deği��im veya çözüm sağlanmadı.
Mel Gibson:
- Üç arkadaşım var. Üçünün de dördüncü evre kanseri vardı... ve üçünün de şu anda hiç kanseri yok.
Joe Rogan:
- Ne aldılar? İvermektin ve Fenbendazol mü?
Mel Gibson:
- İsa’ya yemin ederim…
No President has ever addressed vaccines like this!
President Trump says vaccines need to be spread out — and that Hepatitis B shouldn’t be given until kids are 12.
“We want no mercury in the vaccine.”
“We want no aluminum in the vaccine.”
“The MMR… should be taken separately.”
“When you mix them, there could be a problem. So there’s no downside in taking them separately.”
“When chickenpox got mixed in, it really was bad.”
“There’s no reason to give a baby that’s almost just born hepatitis B.”
“I would say, wait till the baby is 12 years old and formed and then take hepatitis B.”
“Hepatitis B is sexually transmitted — babies don’t need that shot at birth.”
“If you do those things, it’s going to be a revolution in a positive sense in the country.”
TEHLİKENİN FARKINA VARIN!
Birkaç gündür, aşılarda ve ilaçlarda insan fetüs hücrelerinin kullanıldığını; hastane ve kürtaj merkezleri - ilaç şirketleri arasında, "fetüs ticareti"ne dayanan aşağılık bir ilişki olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyarak bu talihsiz gerçeğe toplumun dikkatini çekmeye çalıştım.
Bu, 4 Eylül 2025 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan "İNSAN DOKU VE HÜCRELERİNDEN ELDE EDİLEN ÜRÜNLER..." başlıklı yönetmelikle nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi izah edebilmem için gerekti.
Yönetmeliğin ilk 6 maddesine kadar olan metnin görsellerini ekleyebildim, tamamını bu linkten okuyabilirsiniz:
https://t.co/a8os8ztZ8I
Defalarca kez okudum ve birtakım başlıklar hâlinde özet notlar çıkardım:
Öncelikle, bu yönetmelik, insan dokuları ve hücreleri üzerinde bir biyobankacılığın resmiyette alt yapısını oluşturuyor diyebiliriz.
1-) Biyobankacılığın Yapılabileceği İnsan Orijinli Hücre ve Dokularla:
a- Kemik İliği Bankası
b- Kök Hücre Bankası
c- Sperm Bankası
d- Kordon Kanı Bankası vb.
kurulmasının önü tamamen açılabilir.
2-) Aşı ve İlaç İçeriklerinde Kullanılmak Üzere Kürtajla ve/veya Sezaryenle Alınan Fetüslerden Hücre ve Doku Tedariki
Bu, artık ilaç şirketlerinin tamamen menfaatini koruyup kollayacak şekilde "hukuki" zemine alınır.
Gebelik süresince hastanede kayıt açtırdığınızda ve hastanelerde yatış öncesi nasıl ki hastaneler gerekli gördükleri gebelik testleri, aşı ve "topuk kanı testi" gibi protokollerini uygulayacağının taahhüdüne, o mini mini yazılar içerisine yönetmelik gereği yer veriyorsa, bu maddeler arasında artık kürtajı ilgilendiren, ölü doğum vb. durumlarda bu ceninleri "hukuken" kullanma haklarının olabileceğinin maddelerini de ekleyebilme imkanı bulabilirler.
Ayrıca bu Yönetmelik, hastanelere, gebeleri erken doğuma, sahte/hatalı testlerle kürtaj olmaya yönlendirme gibi imkanlar da sağlayabilir.
Bknz: Son dönem birkaç hastanenin adının karıştığı "sayısız gebenin erken doğuma zorlanması" skandalına...
Kimse o ceninlere ne olduğunu, ne yapıldığını bilmiyor.
Israrla "EVDE DOĞUM YAYGINLAŞMALI" dediğimizde, işte tam da bu sebeple saldırıya geçiyorlar!
Artık bu Yönetmeli��e karşı, gebelerin bebeklerini korumalarının tek yolu, evde doğumdan başkası değildir.
Bir gebe, ister hastanede gönüllü - gönülsüz/zorlanarak kürtaj yaptırsın, isterse kürtaj merkezinde gönüllü bir şekilde kürtaj yaptırsın, bu fetüsler ilaç şirketlerine doğru yol alacak ve orada işlenip tekrar aşılarla bebeklerin, çocukların kan dolaşımına sokulacak!
İşte bu çirkin iş, bu iğrençlik, ilgili Yönetmelikle legalize edilmek isteniyor.
3-) Organ Nakli/Tedariki/Ticareti
Beyin ölümü denen şeyin bir sahtekârlık olduğunu biliyorsunuz değil mi?
Kalp durmadan ölüm gerçekleşmez.
Hastaneler, "beyin ölümü gerçekleşti" dedikleri hastaların "ötenazi" edilip edilmemesi konusunda hasta yakınlarına danışır ve onay aldıkları takdirde hastanın "fişini çeker."
Eğer geride, organ ticaretine girişmeye niyetliler ise (hastane yönetimi ya da anlaşmalı doktorlar), yapacakları bu iş tamamen suç teşkil eder.
Fakat bu, Yönetmelik ile öyle görünüyor ki artık su�� değil!
Bunun "hukuki" alt yapısının oluşturulmaya çalışıldığı anlaşılıyor.
4-) Adrenochrome Tedariki
Bu "madde"nin ne olduğunu artık bilmeyen yoktur diye düşünüyorum.
Bu Yönetmelik, "çocuk kanı" ticaretinin de önünü açıyor.
5-) Kozmetik ve Estetik Sektöründe İnsan Orijinli Hücre ve Doku Tedariki
Çeşitli cilt kusurları düzeltme, yamama, enjeksiyonlar vb. için "güzellik" sektörüne artık "legal" bir zeminde insana ait hücreler ve dokular çeşitli kanallardan temin edilebilir hâle gelecektir.
Yine fetüs hücreleri, plasenta, sünnet derisi vb. gibi malzemelerin "yurtiçi" ve "yurtdışı" ticareti, (istedikleri gibi) "güvenli" bir şekilde sağlanabilecektir.
6-) Zenginler İçin Bir Gıda Reyonu ve Borsası
"Adrenochrome" gerçeğine uyananlar bu maddeye "yok artık!" demeyecektir.
Yamyamlığı kültürel bir miras gibi yaşatan, kendine "seçkin" diyen insana ve aslında tüm canlılığa düşman malum çete, bu Yönetmelik sayesinde daimi "insan eti" sağlayacağı bir pazara kavuşabilecektir.
7-) Yapay Et Üretimi İ��in İnsan Orijinli Hücre Temini
Yapay et, insan yahut hayvan hücresinin in vitro hücre kültürlenmesi yoluyla laboratuvar ortamında üretilir.
"Ünlülerin etlerini yemek ister misiniz?" manşetleriyle verilen yapay et tanıtımlarını hatırlarsınız.
Bu tanıtımlar, yapay et sektöründe insan etinin kullanılacağının en net mesajıydı.
İlgili Yönetmelik, bu sektöre, insan hücresi temin edilmesinin imkanlarını sunuyor.
...
Böylece 7 maddelik bir sonuç çıkardım.
Yanılma payım var mı bilemiyorum fakat şunu biliyorum; sizler de Yönetmeliği okursanız en azından 4-5 maddede benimle aynı sonuca ister istemez varacaksınızdır.
Zira saf bir sağduyu ve objektif gözle incelendiğinde, bu metinlerden başka anlamlar çıkarmak pek mümkün görünmüyor.
Diyebilirim ki, bu maddeler, insan vücudunun hasat edilecek bir kaynak olarak tanımlanmasının, insanoğlunu her bir hücresine kadar sömürülmesini salık veren artık bir nevi resmiyetteki prosedürleridir.
Ve bu prosedürler, insanoğlunu, insan düşmanlarına etiyle, kemiğiyle, hücresiyle her bir zerresiyle teslim etmeye yeltenenlerle, kendilerini "efendi" sananlar arasında gerçekleştirilmiş, insanların hiçbir şekilde rızası alınmadan kurban yerine konulduğu aşağılık bir anlaşmanın eseridir.
Vaccines are supposedly weakened or killed bacteria & viruses.
Designed to create an immune response & memory.
So when the body encounters the real nasty, it recognises it & deals with it.
So far, so good.
So why do we add an adjuvant?
What is an adjuvant?
Ah ha! Read on 👇🏼
Oldu olacak tutuklayın!!
Sonuçları şüpheli bir tarama testini reddetti diye -hukuksuzca yapılan- bu baskı nedir?
Kendi halinde insanları boşu boşuna kolluk gücüyle muhatap etmek nedir?
Aile Yılı böyle mi olur??
@drmemisoglu@tv5televizyonu@Anlik_Analiz@Ferhatarslandr
Tıp eğitimi tamamen batı kaynaklı. Haliyle sistemine uymayanı kabul etmiyor. Tartışmasız doğru kabullerini sorgulayamıyor. Aşılar, ilaçlar ve operasyonu uygulamaları gibi..
Batı Tıp Sistemine bağlanan doktorlar, sorguyu, sanki var oluşlarına saldırı gibi değerlendirip kabul etmiyorlar. Çünkü dr etiketi bu sistem sayesinde aldılar.
3000 yıllık doğu tıbbı muğlaktır. Sorguya açıktır. Sorgulayan hekim hastalık sebebini öngörerek sebebi düzeltmeye çalışır.
Anadolu, doğu ile batının birleştiği yer. Artık doğu ile batı tıbbı Cem olarak tıp eğitimi, sistemi ve anlayışı yeniden kurulmalıdır. Bu amaçla yazdığım PDF kitabımı karşılıksız paylaşıyorum. Profildeki Telegram kanalından indirebilirsiniz “Beyin ve Bilinç: Bilim beynin bilmektir”yada profildeki tel’den WhatsApp’dan isteyebilirsiniz.
Suriyeyi Abd Türkiye ortak inşaa ediyorsa Abd nin getirdiği mültecileri yurtlarına geri götürerek işe başlasınlar.
Madem demokrasi geldi alın götürün.
Türk işadamları kendi milletlerini düşünüyor mu ?
Sanmam.
#syria
Bir bebeğin hayatını kurtarmak ister misin? Sözümü dinle!
Bu Otizm li bir çocuğu olan annenin benim paylaşımlarım sonucunda çocuğunun saç testinde yaptırıp bana attığı toksikoloji testi.
Yüksek olan şey Arsenik!
Nereden gelir bu? Sulardan.
GEBE İKEN HANGİ SUYU İÇİYORSUN?
SUYUNU KONTROL ET
#suyunukontrolet
Bana da dua et!
Makale arsenikli su verilen farelerin laktasyon ve gebelik sırasında yavrularında otizm oluşturulduğunu gösteriyor.
Otizm ZEHİRLENMEDİR.
BU GÜN URFADAN (Aşı-topuk kanı baskısı gören) BİR AİLE BENİ ARADI;
"Aşı olmadığı ve topuk kanı vermediği için POLİS ÖNCE TELEFON ARAMIŞ, SONRA 2 POLİS KAPISINA GELMİŞ; "KARAKOLA GELİN YOKSA SAVCILIĞA ŞİKÂYET EDERİZ SİZİ..." demişler.
ASIL BİZ BU POLİSLERİ ŞİKÂYET EDECEĞİZ... Uyuşturucuyla, suçla mücade bitirdiniz de topuk kanı mı kaldı?
Topuk kanı baskısından dolayı mağdur olduğu için beni arayıp bilgi isyeyen bir çok mağdur polis-jandarma ailesi var.
Ama bir de böyle "Big Farma" ya uşaklık yapan, zorla test-ilaç-aşı satıcılığına aracılık eden kolluk görevlileri var!
-----
Polis-jandarma vatandaşı karakola davet edebilir mi?
Evet edebilir, suç üstü durumu veya (ciddi bir suç şüphesi halinde) SAVCILIK RESMİ YAZI İLE KARAKOLDAN İFADENİZİN ALINMASINI İSTEYEBİLİR. (Kendi kafalarından veya Sağlık-Aile bakanlığının talebi ile bunu yapamazlar.)
Ve aşı-topuk kanı vermemek suç değildir! Savcılık bunun için ifade alınmasını da isteyemez. (İstemiyor da)
Topuk kanı vermemek "AİLE İÇİ ŞİDDET DE DEĞİLDİR..." Ailenin tıbbi müdahaleyi ret-seçme hakkını kullanmasıdır.
Bu konuda gerekli ikazı yaptığımız bazı polis-jandarma (vazgeçseler de) şöyle saçma bir mazeret duyuyorum;
"Polis her yerde herkes ile konuşurmuşşş..."
Konuşamazsın arkadaş...
Hele topuk kanı-aşı için milleti telefonla rahatsız etmen, kapısına gelmen en azından "GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA VE HUZURU BOZMA SUÇUNU" oluşturur.
İçeriye bir adım atarsan veya kapıda uzun süre dikilirsen konut dokunulmazlığını ihlal (Veya teşebbüs) suçunu da oluşturur.
Peki bunların yaptığı nedir?
Mobning...
Nasıl olsa rüzgâr arkadan esiyor. Ama ya rüzgar bir gün tersten esmeye başlar ise!
Böyle bir hukuksuzluk, böyle bir zulüm ancak ESARET ALTINDAKİ bir millete yapılabilir.
Milleti için var olan bir hukuk devletinde böyle komik mazeretler ile vatandaşa suçlu muamelesi yapılamaz.
Bu baskının hukuki anlamı bizim hayvan, çocuklarımızın ise kobay olduğudur. Bu bıçağın kemiğe dayandığı yerdir!
6000 genetik hastalık var, sen sadece 6 tanesinin peşindesin
Neden?
Hem sonra çocuklar için diğer sağlık hizmetleri bedava mı?
Sadece (Seçilmiş) 6 hastalık için mi çocuğumuzun üstün yararını (bizden çok) düşünüyorsunuz?
Testler hastalık teşhisi koymak için yeterli olmadığı gibi, ayarlanabiliyorda...
Bu hastalıklardan 3 tanesinin tedavi masrafları çok pahalı ve ilaç şirketleri bir tedaviyi de vaat etmiyorlar. Ortada tıp sektörünün "Yaşam süresini uzatıyoruz vs."gibi Muallak vaatlerinden başka bir şey yok.
Ama aileler kent meydanlarında (2 milyon 100 bin dolara satılan) "zolgensma" için (SMA) dilendiriliyor!
Sen ise topuk kanı vermediği için çocuğuna düşkün ailelere "TERÖRİST MUAMELESİ" YAPIYORSUN?
Topuk kanı-aşı reddi yapan aile çocuklarında ise bu hastalıklara (nedense) rastlanmıyor.
Ve bu baskıyı yapanların ağzında ise; " DEVLET İSTİYOR, DEVLET EMRİ..." gibi laflar sakız gibi dolaşıyor.
Bence bunlar devlet görevlileri ve bürokratları; ALLAH ile karıştırıyorlar, çünkü böyle bir yetki ancak Allah C.C. de vardır.
Devlet EFENDİ DEĞİLDİR.
Devletin görevi Millete ve onun temeli olan aileye HİZMET ETMEKTİR.
Bürokratlar halka rağmen kanun-kural icat edemez ve milleti bir şeye zorlayamazlar.
Ve devlet görevlileri insan oldukları için hata yapabilir, satın alınabilir ve hatta ihanet içinde olabilirler.
Devlet (Bürokrasi-memur) hiç yanlış yapmıyor ise idare mahkemelerinin işi nedir?
Tabi bizim asıl sorumuz "Balık baştan kokar" meselesidir. Yargı düzgün işlese bu durumda olur mu idik...
Yani kısaca siyonist ilaç kartelleri (Ve temsilcisi DSÖ) güdümündeki sağlık sektörüne rant sağlanmak için bu baskı yapılıyor. Bu işin başı velayet hakkını yok etmek, sonu ise "NÜFUS KONTROLÜ"dür. (Nüfusta azalıyor zaten)
Bunların arkasında da Siyonist DÜNYA BANKASI vardır. Yani bunların Devletten kastı bunlardır.
Ancak Türk Milleti bu esareti, bu dış kaynaklı zorbalığı kabul etmeyecektir. Bizde rant için feda edilecek bir damla kan yoktur!
#TopukKanıTacirleri