yas ilan edilmesi ve gerekli bakanın istifa etmesi lazım. aylardır millet yalvarıyor güvenlik diye çıkmış durum kontrol altında diyor hala. midem bulanıyor her gün.
Yaziyi okuyunca animsadim unide kaldigim devlet yurdunda gerceklesen bi konferansina katilmistim. Gercekten herkesle bir temasi olmustur. Ozellikle genclere ve Turk evladina kattiklari icin minnettarim kendi adima. Topragi bol olsun
Lise 2'deyken İlber Hoca'nın cep telefonunu internette bulmuş, bir söyleşiye çağırmıştım. Hiçbir detay sormadan kabul etmişti. Heyecandan iki cümleyi bir araya getirmekte zorlanan bir çocuk sesini ciddiye almasına inanamamıştım.
Dört sene sonra üniversitede hocam oldu.
Hiç unutmuyorum, ilk derste "Hz İsa'nın konuştuğu dil neydi?" diye sordu, doğru cevaplamam üzerine beni lisede düzenlediğimiz o söyleşiden hatırladığını söylemişti. İkinci şoku da o zaman yaşamıştım.
Sonra yakından gözlemledikçe, tanıdıkça bu şoku yavaş yavaş atlattım.
İlber Hoca herkesle konuşuyor, herkesin telefonunu açıyor, kimseyi unutmuyor, içinde bulunduğu anı doruğuna kadar yaşıyordu. Birikimi, makamı, şöhreti; onu hayattan koparmamış, aksine çok daha sıkıca tutundurmuştu. Daha önce böyle çok az kişi gördüm.
İlber Hoca'nın kitapları, makaleleri, söyleşileri, tavsiyeleri, dersleri, bildiği dil sayısı, kütüphanesi etkileyiciydi, zihin açıcıydı. Ama farklı görüşten, kimlikten herkesin bir noktada kulak verdiği bir isim olmasının tek sebebi akademik derinliği değildi.
İlber Hoca, bilgiyi insanlara aktarmayı bilen ve seven yaşayan ve hayatın içinde bir entellektüeldi.
Her dönem gençlere seslenmeyi bilen, zamanın ruhunu inanılmaz iyi yakalayan; her ne kadar üstten anlatıyormuş gibi gözükse de aslında göz hizasına geçerek bildiklerini aktaran, popüler kültürü belki küçümse de bilgiyi popülerleştiren biriydi.
Hangi ülkede bir tarih profesörü gençler arasında popüler bir figüre dönüşebilir, sözleri, şakaları sosyal medyada trend olabilirdi ki? Abuk subuk kişilerin gündeme geldiği bir dönemde bunun yaşanması bile acayip ve İlber Hoca'ya özgü bir şeydi bence.
Hoca'nın çalan telefonunu her yerde, her yayında açmasının da sebebi buydu; herkesle konuşan, herkesle angaje olan, herkesi dinleyen ve herkesle paylaşan biriydi. "Ulaşılamayan" "telefonlara çıkmayan" insanların dünyasında, çok rahatlıkla kendisini kapatabileceği "fil dişi kulesine" çıkmayı reddetmişti bence.
Bu yüzden farklı kesimlerle temas kurdu, herkesle konuştu, her yerde konuştu.
Bulunduğu ortamdan, akan hayattan kopuk değildi.
Kitaplarını ortaokulda okumaya başladım, kendisini lisede tanıdım, derslerini üniversitede dinledim. Ama ondan öğrendiğim en büyük şey asla sadece kendisinden ders alma şansına resmen erişmiş küçük bir sınıfın "hocası" olmaması, herkesin hocası olmasıydı.
Büyük ihtimalle bu denli hayatla iç içe, kamusal alanın akışından kopmayan, herkesle diyalog halinde bir aydın, hocayla karşılaşmamız zor olacak.
Çok şey öğrendik, ama benim nezdimde aldığım en büyük ders buydu: Bilginin, makamların ışıltısına kapılıp hayattan azade fildişi kulelerine kapanmamak. Akıştan vazgeçmemek.
Mekanın cennet olsun İlber Hocam.
Allah rahmet eylesin.
ARŞİV | Depremde kendi cenazesini kendi taşımak zorunda kalan vatandaşın isyanı:
"Bunu yayınlayın. Ülkeyi yöneten insanlar duysun. Kapıma gelip benden oy isteyeceksiniz. Allah sizden hesap sorar bir gün inşallah..."
(8 Şubat 2023)
"Bir gün karşılaştığınız dağ o kadar geri de kalacak ki onu neredeyse göremeyeceksiniz. Ama onu tırmanmayı öğrenirken dönüştüğünüz o insan sonsuza denk sizinle kalacak. Dağınızın amacı buydu."
Bir çocuğu öldürdükten sonra birlikte fotoğraf çektiren 4 kişiden 2'sine beraat kararı verilmesi büyük bir yanlış ve o yanlıştan acilen dönülmesi gerekir! Katillerin aramızda dolaşmasını istemiyoruz! "Siz sanıyorsunuz ki, hep tanımadığınız çocuklar öldürülecek!"
#AhmetMinguzziEmsalOlsun
Belediye başkanı seçiyormuşsunuz, seçtirtmem. Cumhurbaşkanı adayı çıkarıyormuşsunuz, çıkarttırmam. Kendi partinizi kendi seçtikleriniz yönetiyormuş, yönettirmem. Seçme seçilme hakkınızı kullanıyormuşsunuz, kullandırtmam.
Ekrem İmamoğlu’nun, LGS ile ilgili iddialara “Gerizekalıya anlatır gibi anlatıyoruz” diyen Yusuf Tekin’in nasıl profesör olduğunu anlattığı video sosyal medyada gündem oldu.
Rabia Naz cinayetinde yıllar sonra tutuklanıp cezaevine gönderilen tek kişi kızı için mücadelesinden vazgeçmeyen babası Şaban Vatan oldu. Köklü bir hukuk devletiyiz
Bir zamanlar ülkemize 366 dünya klasiğini kazandıran milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel'in koltuğunda, "geri zekelıya anlatır gibi anlatayım" diyen bir "seviye" oturuyor.
herkes çabukkk chatgptye “bu zamana kadarki konuşmalarımıza dayanarak beni dizi film karakterine benzetecek olsaydın bu kim olurdu” diye sorsun bana da atınn