CANLI BLOG | İmamoğlu, "Benim şoförüm 8 ay yattı. Iraz Bayrak neyi anlatamadı, Orhan Bey'in ne suçu var, Aykut Erdoğdu yatarı bile olmayan suçtan neden içeride? Benim iki belediye başkanım size neyi anlatamadı? Sakın kararlarınızın bu mahkemeyle sınırlı olacağını düşünmeyin" dedi. "Sayın başkan içimiz yanıyor, burada insanlar tutuksuz yargılanmalı diyoruz. Kendim için istemiyorum. Ev hapsi verin başka bir adli kontrol verin" diyen İmamoğlu, Ahmet Güldü'ye "Örgütten haberdar mısın?" diye sordu. Güldü, "Hayır" yanıtı verdi. İmamoğlu, dünkü tutukluluk incelemesinin ayda 1 kez yapılmasına yönelik tartışmaya değindi ve "Şimdi bu adam 3 hafta bekleyecek mi? Sizin vicdanınıza bırakıyorum" dedi.
“Tek arzum kızıma kavuşmak…”
Aile Dayanışma Ağı 31.buluşmasını Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdi.
Tutuklu yazılım mühendisi Iraz Bayrak’ın babası İbrahim Bayrak’ın sözleri yürek burktu:
“Kızımdan sadece bir kez mektup aldım. Okumak çok zor geldiği için daha fazla yazmamasını ben istedim… Ama o yine yazmış. Bir hafta önce gelen mektubun sadece birkaç satırını okuyabildim, geri kalanını cebimde saklıyorum. Çünkü ayın otuzunda, onunla birlikte okumak istiyorum.
Pembe bir kâğıda yazmış… ‘Babişko, bu bir aşk mektubu. Çünkü kızların ilk aşkı babaları olur…’
Devamını onunla birlikte okumak için sabırsızlanıyorum.”
İBB davasındaki ara kararla 18 kişinin tahliyesi aileler için umut oldu.
Kanun gereği mahkeme en geç 30 günde bir tutukluk incelemesi yapmak zorunda. Bu kapsamda tutukluluk kararı 30 Nisan tarihinde görüşülecek.
25 tutukluluk olan 13'üncü eylem hakkında mahkemenin ifadelerini aldığı kişilerin cezaevinde tutul- ması için bir neden kalmadı.
CEZANIN YATARI YOK
Iraz Bayrak, Nuri Cem Ceylan, Ulaş Yılmaz, Emrah Yüksel ve İsmet Korkmaz, en üst sınırdan ceza dahi alsa yatarları kalmadı. Aileler de mahkemeden 20 gün daha beklemeden tutukluluk incelemesi yapılmasını talep ediyor
Iraz Bayrak’tan daha iyi savunma yapan şu ana kadar görmedim.
Türkiye’nin yetiştirdiği böylesi pırıl pırıl bir genç, 6 aydır suçsuz yere özgürlüğünden mahrum tutuluyor.
Öyle bir savunma yaptı ki Iraz, 13’ncü eylemden nerdeyse başka kimsenin savunma yapmasına gerek kalmadı.
SON DAKİKA// İBB’ye yönelik 407 sanığın yargılandığı davada tutuklu yazılım mühendisi Iraz Bayrak’ın avukatı Mehmet Burak Arıcı, müvekkilinin tutukluluğunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak derhal tahliye talep etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Iraz Bayrak’ın müdafii Avukat Mehmet Burak Arıcı, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini istedi.
Arıcı, müvekkilinin “kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla 27 Ekim 2025 tarihinde tutuklandığını hatırlatarak, tutukluluğun en başından bu yana anlamsız olduğunu ve gelinen aşamada özgürlükten yoksun bırakmaya dönüştüğünü savundu.
Tutukluluk sürecine ilişkin çok sayıda itiraz dilekçesi sunduklarını belirten Arıcı, bu başvuruların dikkate alınmadığını öne sürdü. 10 Kasım 2025’te yapılan ilk itirazın dahi değerlendirilmediğini ifade eden Arıcı, sonraki aylarda yapılan başvuruların ise gerekçesiz şekilde reddedildiğini söyledi.
Savunmasında müvekkilinin mesleki konumuna da değinen Arıcı, Iraz Bayrak’ın İBB’de “iş analisti” olarak görev yaptığını ve yazılım geliştirme süreçlerinde yalnızca birimler arası koordinasyonu sağlayan “köprü” rolünde bulunduğunu belirtti. Bayrak’ın herhangi bir veri işleme ya da kayıt yetkisine sahip olmadığını vurguladı.
İddianamede yer alan “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamalarının birbirine karıştırıldığını savunan Arıcı, müvekkilinin “İstanbul Senin” projesiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade etti. “İBB Hanem” uygulamasına ilişkin iddiaların da teknik ve hukuki açıdan dayanaksız olduğunu dile getirdi.
Dosyada, Bayrak’ın herhangi bir siyasi partiden veri temin ettiğine dair somut bir delil bulunmadığını belirten Arıcı, bu yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. USOM raporlarında da bu yönde bir tespit olmadığını kaydetti.
İddianamede yer alan “örgüt” kurgusunun da gerçek dışı olduğunu savunan Arıcı, müvekkilinin işe alım sürecinin şeffaf olduğunu ve üniversite hocasının yönlendirmesiyle başvurduğu İBB’de mülakat sürecini tamamlayarak göreve başladığını ifade etti.
“İBB Hanem Yönetici Listesi” olarak sunulan belgelerin gerçekte test kullanıcılarına ait olduğunu belirten Arıcı, listede yer alan isimlerin dahi bu durumu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Müvekkilinin test amaçlı kullandığı örnek isimlerin iddianamede delil gibi sunulmasını eleştirdi.
Tutukluluğun insani boyutuna da dikkat çeken Arıcı, yaklaşık 6 aydır süren sürecin hem müvekkili hem de ailesi açısından ağır mağduriyet yarattığını ifade etti. Bayrak’ın lekelenmeme hakkının da ihlal edildiğini belirten Arıcı, gözaltı sürecine ait görüntülerin basına servis edilmesini eleştirdi.
Arıcı, mahkemeden müvekkilinin derhal tahliyesine karar verilmesini talep etti.
CANLI BLOG | Iraz Bayrak'ın avukatı Mehmet Burak Arkçı, müvekkilinin 2021'de işe başladığını, suçlama konusu İstanbul Senin uygulamasının 2019'da konuşulduğunu belirtti. İtirafçı Naim Erol Özgüner'in işe alması nedeniyle örgüt suçunun oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken avukat Arkçı, müvekkilinin üniversitedeki hocası tarafından yönlendirilerek İBB'ye başvurduğunu ve CV'si başarılı bulunduğu için işe alındığını belirtti.
Yarın yapılacak dosya incelemesinin, iddianamedeki açık çelişkilerin ve hataların objektif biçimde değerlendirilmesi için gerçek bir fırsat olmasını umut ediyoruz.
Savunma tarafı olarak sunduğumuz itiraz dilekçelerinin ve ortaya koyduğumuz somut hususların, hukuk devleti ilkesine uygun şekilde dikkate alınmasını bekliyoruz. Çünkü adalet, yalnızca iddiaların değil gerçeklerin de dinlenmesiyle sağlanır.
Hukukun evrensel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesi gereği, tutukluluk istisnai bir tedbirdir. Buna rağmen Iraz aylardır özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Oysa ortada delil karartma, kaçma ya da soruşturmayı etkileme ihtimalini gösteren somut bir durum bulunmamaktadır.
Tutukluluk bir tedbirdir; cezaya dönüşmemelidir.
Genç bir insanın hayatından aylar alınırken, hukukun en temel ilkeleri de titizlikle korunmalıdır.
Bizler yalnızca Iraz’ın özgürlüğünü değil, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz. Çünkü gerçek ortaya çıktığında adalet de yerini bulacaktır.
Yarın yapılacak incelemenin, hem hukukun gereği olan adil değerlendirmeyi yapacağına hem de vicdanları rahatlatacak bir sonuca kapı aralayacağına inanmak istiyoruz.
#IrazİçinAdalet #
Siyasi parti üyeliği dahi olmayan, 26 yaşındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı yazılım mühendisi Iraz Bayrak, iddianamede iki farklı projenin karıştırılması sonucu 3 aydır haksız bir şekilde cezaevinde tutuluyor.
6 Şubat’taki tutukluluk incelemesinin, dosyadaki açık hataların giderilmesi ve itirazların objektif şekilde değerlendirilmesi için bir fırsat olmasını bekliyoruz.
Masumiyet karinesi esastır; tutukluluk ise istisna.
Iraz’ın özgürlüğü kadar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin gecikmeden işlemesi de korunmalıdır.
#IrazİçinAdalet
İBB’de görev yapan, siyasi parti üyeliği dahi bulunmayan 26 yaşındaki yazılım mühendisi Iraz Bayrak, hiç hayata geçmemiş projeler üzerinden “veri sızıntısı” iddiasıyla üç aydır tutuklu.
Hukukla açıklanamayacak bu durum karşısında, itirazların ivedilikle değerlendirilmesini ve 6 Şubat’taki tutukluluk incelemesinde derhal tahliyesini talep ediyoruz. #IrazİçinAdalet
İBB için çalışmadığı bir projeden veri sızdırma iddiasıyla tutuklanan 26 yaşındaki yazılım mühendisi Iraz Bayrak, projeleri karıştıran iddianame yüzünden 3 aydır cezaevinde tutuluyor.
İBB çalışanı Iraz Bayrak “İstanbul senin” projesinde hiç yer almadığı halde CHP’ye veri sızdırmakla suçlanıyor. Tam 3 aydır alakası olmadığı halde tutuklu. Ne kadar basit di mi insanların hayatlarını zindana çevirmek. Keyfiliğin sınırı yok.
26 yaşında siyasi parti üyeliği dahi olmayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı yazılım mühendisi Iraz Bayrak, iddianamede iki farklı projenin karıştırılması sonucu 3 aydır cezaevinde.
👉https://t.co/MwJL4lvMJ3
Bugün sizleri bu güzel arkadaşımız Iraz Bayrak ile tanıştırmak istiyorum.
Iraz, başarılı bir yazılım mühendisi ve iş analistidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapmaktadır.
Herhangi bir siyasi parti üyeliği dahi bulunmayan Iraz, bugün “Ekrem İmamoğlu suç örgütüne üye olmak” iddiasıyla oluşturulan bir örgüt şemasında yer almakta;
yaklaşık üç aydır özgürlüğünden mahrum, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunmaktadır.
26 yaşında, hayatının en üretken dönemindeki genç bir kadının;
test aşamasında kalmış, hatta hiç hayata geçmemiş projeler üzerinden, “veri sızıntısı” gibi son derece ağır bir suçlamayla tutuklu bulunması, hukukla açıklanamayacak kadar absürttür.
Soruyorum:
İstanbul Senin projesinde görev almamasına rağmen bu projeden ceza talep edilmesine mi şaşırmalıyız?
Hiç hayata geçmeyen projelerden suç isnadı yapılmasına mı?
Yoksa tüm bu tablo karşısında hukukun ve adaletin sağduyusuna mı güvenmeliyiz?
Dosyaya yapılan itirazların ivedilikle değerlendirilmesini ve 6 Şubat’ta yapılacak tutukluluk incelemesinde Iraz Bayrak’ın derhal tahliyesini talep ediyoruz.
Sayın Bakan,
Masumiyet karinesinin korunacağına ve hukukun üstünlüğü ilkesinin titizlikle gözetileceğine inanmak, adaletin gecikmeden tecelli edeceğine olan inancımızı korumak istiyoruz. Iraz’ı özgür günlerde, özgürce üreten, yaşamına kaldığı yerden devam eden bir genç kadın olarak görmek istiyoruz.
@YilmazTunc