Türk ulusunun varlık yokluk savaşı Sakarya Meydan Muharebesi başladı. (23 Ağustos 1921)
Sakarya Meydan Muharebesi kaybedilseydi Türklerin Doğu Trakya dan, İstanbul'dan ve uzun vadede Anadolu'dan atılmasını engelleyecek en güçlü direniş cephesi yıkılmış olacaktı. Ankara işgal edilebilecekti. Sevr, ağırlaştırılmış olarak uygulanacaktı.
Gerçek şu ki, Sakarya Meydan Muharebesi kazanıldığı için Türk ulusu bu topraklardaki varlığını koruyabildi.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa savaş stratejisini "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardur, o satıh bütün vatandır" biçiminde açıklayacaktı.
Yunan komuta heyeti bu stratejiyi anlamakta zorlamıştı.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu toprakların vatan kalmasını sağlayan tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyorum.
Velev ki tatile gitti.
O bir eş,o bir anne,o bir kadın.
Ne elde ettiniz bu ŞEREFSİZ paylaşımınızla?
Dilek İmamoğlu verdiği onurlu mücadele ile,güçlü DİRENİŞİYLE sizi çok korkutmuş anlaşılan.
Aile düşmanı AHLAKSIZLAR!
Pisliğinizde boğulun.
FotoHaber - Nerdeyse 80 yaşında olmasına ve Türkçe bilmemesine rağmen AKP'nin ortalama ahlak seviyesini başarıyla temsil etmeye devam eden bu kişi kim? Bilin bakalım...
https://t.co/fO8j1XzIQr
“Hattı Ankara, Sathı Vatan."
Kurtuluşa giden yolda, ilk büyük zaferin yaşandığı bu topraklarda Sakarya Meydan Muharebesi'nin 105. yılı…
Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı minnetle anıyoruz.
Terör örgütü elebaşı Öcalan, solu PKK çizgisinde hizalamak için yine harekete geçmiş.
Neymiş? Solcular hâlâ cumhuriyete katılmamış. Onun için hem solculuklarını hem de cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir hareket olacakmış bu! Oysa tam tersine yurtsever solcular, başından beri cumhuriyetçidir!
Bir terör örgütü kurup 47 yıl ülkeyi kana bulayacaksın, emperyalizmin işine gelince birden piyasaya çıkarılıp “barış” adı altında Ortadoğu projesinde kullanılacaksın, ümmeti öveceksin, AKP ve MHP’nin yayılmacı Yeni Osmanlıcılık planlarına eklemleneceksin, Türkiye’nin kuruluş tapusu Lozan Antlaşması’na karşı çıkacaksın, 1923’te kurulan laik Cumhuriyeti yıkıp onun yerine etnik köken/mezhep üzerine oturtulmak istenen 2. Cumhuriyet için pazarlık yapacaksın ve sonra da antiemperyalist, laik, gerçek yurtsever cumhuriyetçi solu güdümlemek isteyeceksin.
Hadi oradan; buna inanacak “kullanışlı aptal” mı var karşında!
Atatürk Havalimanı’nın milyarlarca liralık pistleri üzerine inşa edilen millet bahçesindeki dükkanlar kiraya verilecekmiş. Böyle de bir tanıtım videosu hazırlamışlar:
“Sizi çağın ilerisine taşıyacak bir hayat…”
Büyük Taarruz’a 4 gün var.
M.Kemal Paşa 21-22 Ağustos1922’de "Çalıkuşu"nu okur:
"Dün gece Reşat Nuri Bey’in Çalıkuşu romanını okudum, çok beğendim. İhmal edilmiş Anadolu’yu genç bir hanım öğretmenin yaşadığı zorlukları ne güzel anlatmış. İsmet’e (İnönü) vereceğim. Sonra da sizler okuyun."
#büyüktaarruz #atatürk
Bu durumda PKK yeni parti kuruyor. Zaten Demirtaş’ın açıkladığı HDP de Öcalan’ın projesiydi, devamı DEM de onun talimatlarını uyguluyor.
“DEM Parti’nin 6 Eylül’de kanuni zorunluluktan dolayı kongresi gerçekleştirilecek. Esas kongre mart ayına doğru yapılacak. Kurucular kurulu çalışmalarına başlayacak.
Hem tüzük hem program hem de kadro değişikliğini Öcalan yapacak.
Öcalan, eş başkanlarla görüşmek istiyor. Eş başkanlarla görüştükten sonra Öcalan karar verecek.”
20 Ağustos 1922
-Akşam Fahrettin Altay'ın Süvari Kolordusu cepheye intikale başladı.
-Akşehir’de Başkomutan ve komutanlar toplandı. Taarruzun 26 Ağustos Cumartesi sabahı yapılması kararlaştırıldı.
Üç yüz yıldır verilmemiş bir karar ve emirdi bu.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa:
"20/21 Ağustos 1922 gecesi 1. ve 2. Ordu komutanlarını da Cephe Karargahı'na çağırdım. Genelkurmay Başkanı ile Cephe Komutanı'nı da yanımda bulundurarak, taarruzun nasıl yapılacağını harita üzerinde kısa bir savaş oyunu şeklinde açıkladıktan sonra Cephe Komutanı'na o gün vermiş olduğum emri tekrarladım. Komutanlar harekete geçtiler. Taarruzumuz, strateji ve aynı zamanda bir taktik baskın halinde yürütülecekti."
Başkomutan 41 yaşında.
Savaşın ustası, barışın efendisi...
#BüyükTaarruz
BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ ATATÜRK'ÜN ÇAY ZİYAFETİ
104 yıl önce bugün:
20 Ağustos 1922 günü Hakimiyet-i Milliye gazetesinini alanlar birinci sayfasının sol alt köşesinde "Çay Ziyafeti" başlıklı şöyle bir haberle karşılaştılar:
"(...) Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Ağustos'un 21. Pazartesi günü öğleden sonra saat 4.00'de Çankaya'daki köşklerinde şehrimiz ricali siyasisine bir ziyafet vereceklerdir. Ziyafette bütün sefirler ve ricali siyasiye hazır bulunacaktır. Birçok kişiye dün bu hususta davetiye gönderilmiştir."
Peki neden?
Çünkü Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın son hazırlıkları yapmak ve Büyük Taarruz'u başlatmak için Akşehir'deki Batı Cephesi Karargahı'na gitmesi gerekiyordu. Ancak bu gidişin Yunan ve İngiliz istihbaratından saklanması gerekliydi.
Bunun için Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 21 Ağustos 1922'de Çankaya'da " "çay ziyafeti" vereceğinin duyurulmasını istedi.
Kendisi, 17/18 Ağustos 1922'de Ankara'dan ayrıldı Aksehir'e, Batı Cephesi karargahına gitti.
20 Ağustos 1922 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinin birinci sayfasında, yarın Mustafa Kemal Paşa'nın Çankaya'da bir "çay ziyafeti" vereceği haberi yayımlandı.
Mustafa Kemal Paşa, 20 Ağustos gecesi Akşehir'de ordu komutanlarıyla bir toplantı yaptı. Toplantıya mareşal üniformasıyla katılan Baskomutan taarruz emrini verdi.
Ankara'dan ayrılıp cephe karargahına gidişini gizlemeyi amaçlayan bu olayı Atatürk Nutuk'ta şöyle anlatacaktı:
“Hareketimi, çok sınırlı sayıda birkaç kişiden başka bütün Ankara’dan gizledim. Benim Ankara’dan ayrılacağımı bilenler, buradaymışım gibi davranacaklardı. Hatta benim Çankaya’da çay ziyafeti verdiğimi de gazetelerle ilan edeceklerdi. Bunu kuşkusuz o zamanlar işitmişsinizdir..."
20 Ağustos 1922'de Ankara'da Hakimiyeti Milliye gibi bazı gazetelerde bu haber çıktığında, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa Akşehir'deki Batı Cephesi Karargahı'ndaydı ve 6 gün sonra, 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de Büyük Taarruz'u başlatacaktı.
Gerçek şu ki, Büyük Zafer, büyük bir aklın eseriydi.