Onursuzlukları asla kabul edilemez! Sadece onursuzlukları değil mesleğimize verdikleri zarar da en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Ama bu görüntüler de asla kabul edilemez!
Ters kelepçe vurulmuş.
Boynu beli iki büklüm edilmiş..
Acil servisten, kameralar eşliğinde çıkarılıyor.
Sanki teröristler..
Sanki kaçaklar..
Acilde katliam yapsalar böyle çıkarılmazlar..
Suç varsa cezası elbette olmalı.
Ama bu yapılanlar bir duyarlılık değil, hekim düşmanlığının teşhiridir!
Özel olarak servis edilen bu görüntüler, sadece o kişileri değil, tüm bir mesleği aşağılıyor.
Çocukları istismar eden tarikatçı böyle taşınmadı..
Kadına polis otosunda tecavüz eden memur böyle afişe edilmedi..
Tacizci, katil, hırsız, terörist böyle teşhir edilmedi..
Ama bir hekim olunca:
“Linç edin, Vurun kellesini!”
Bu bir yargılama veya ceza değil, bu bir linç!
Kişilerin yüzü bile görünmüyor..
Bu kişilere bir ceza değil, bu mesleği aşağılamadır!
Masumiyet karinesi, tutuklamanın niteliği, suçla orantılı ceza, kişilik hakkı..
Hepsi, "doktor" kelimesi geçtiği an unutuluyor!
İki reçete yazdı diye bile aynı muamele yapılıyor..
Bu muameleye tepki gösterince ahlaksızlığı ve ahlaksızlığı da savunmuş olmuyoruz..
Burada linç edilen kişiler değil mesleğimiz!
Hekime karşı nefreti büyütenlere, körükleyenlere, hukuku araçsallaştıranlara yazıklar olsun!
Hekimlik hoyrat ve populist ellerle linç edilemez!
@hekim_birligi@saglikbakanligi@drmemisoglu@TC_icisleri@AliYerlikaya@TCKonyaValiligi@KonyaEmniyeti
Bugün Dr Uğurcan Ağcaoğlu’nun cenazesinde kliniğinden hiç kimse yoktu.
Amcası “ben gelmeyin dedim” dedi. “Gelirseniz belki Uğurcan’a kötü davrananlar size de cephe alırlar, belki size de uğurcan’a davrandıkları gibi davranırlar bundan dolayı, bizim oğlumuz yandı siz yanmayın dedim” dedi.
En acı günlerinde bile başkaları da aynı acıları yaşamasın diye ince düşünebilen bir ailenin evladıydı Dr Uğurcan Ağcaoğlu.
Dr Uğurcan sabah 7.30’da gitmiş o gün mesaisine. 11’e kadar da çalışmış. Aile sonra ne yaşandığını bilmiyor. 11.00 gibi “hakkınızı helal edin” deyip klinikten ayrılıyor.
Giderken arkasından “bu şekilde gidilmez, eğer bırakıyorsan istifanı ver öyle git” deniyor.
12.30 gibi annesini arayıp intihar edeceğini söylüyor, vedalaşıyor telefonu kapatıyor. Ondan sonra aile Uğurcan’a ulaşamayıp emniyete, 112’ye haber veriyor.
O sırada iş arkadaşlarının da içine kurt düşüyor. Dekanlıktan adresini öğrenip evine gidiyorlar ama açan olmuyor.
Herkes seferber olduğunda artık vakit geçmiş oluyor ne yazık ki.
Uğurcan klinikten ayrılırken usulüne uygun bir istifa dilekçesi bırakmamış belki ama bu dünyadan ayrılırken bir mektup bırakmış geriye baş ucunda.
Çok şey konuşuldu, çok şey söyledi yakınları son 6 ayda yaşadıkları ile ilgili, ağıtların, acı feryatların arasında benim aklımda en çok “Ameliyatlara almıyorlarmış…” sözleri kaldı.
Bu sözün ne anlama geldiğini hekimler çok iyi bilir…
@hekim_birligi Sendikası Hukuk birimi olarak intihar eden meslektaşımız için hem savcılığa suc duyurusunda bulunduk,
Hem de YÖK Denetleme Kuruluna şikayette bulunduk.
Asistanlarını meslektaşı gibi görmeyip zorbalık yapan her kurumun da ensesinde olacağız!
#MobbingCinayettir
#uğurcanımızgitti