🇹🇷Teşekkürler Sayım Cumhurbaşkanım @RTErdogan 🇦🇿
🇹🇷🇦🇿 Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla, benim de mezunu olduğum İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlı akademik birimlerin Karabağ Üniversitesi bünyesinde açılacak olması son derece kıymetli ve anlamlı bir adımdır.
Bu önemli karar, Şuşa Beyannamesi’nin ruhuna uygun şekilde Türkiye–Azerbaycan kardeşliğinin eğitim ve bilim alanındaki güçlü bir tezahürüdür.
Azad Karabağ’ın yeniden ihyası; art��k yalnızca fiziki yatırımlarla değil, bilimle, eğitimle, teknolojiyle ve gençlerimizin geleceğine yapılan yatırımlarla taçlanmaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in güçlü liderliklerinde Türkiye–Azerbaycan kardeşliği; savunmadan enerjiye, diplomasiden ulaştırmaya, kültürden eğitime kadar her alanda kök salmaya ve daha da güçlenmeye devam etmektedir.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Can Azerbaycan’ın yanındadır; yarın da yanında olmaya devam edecektir.
Karabağ’ımıza, Can Azerbaycan’ımıza ve Türkiye–Azerbaycan kardeşliğine verdikleri güçlü destek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a en kalbî şükranlarımı sunuyorum.
🇹🇷🇦🇿 Bir millet, iki devlet!
🇹🇷 Yaşasın Türkiye!
🇦🇿 Yaşasın Azerbaycan!
🇹🇷🇦🇿 Yaşasın Türkiye–Azerbaycan kardeşliği ve dayanışması!
Geçmişinde nice zaferler kazanmış ecdadın bizlere emanetini yarınlara taşıyor, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe yürüyoruz.
Bağımsızlık uğruna can veren kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz.
Milli Zafer Haftamız kutlu olsun
Milli Zafer Haftası
#MazidenAtiye
🔴 #SONDAKİKA | Cumhurbaşkanı Erdoğan:
• Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir planımız var. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmişti.
• Büyük Türkiye'nin şafağı söküyor.
• Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz.
• Hangi hesaplar içinde olduğunuzu, ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz.
• Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan: Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) dünyaya teşriflerinin yıl dönümü olan mübarek Mevlid Kandili’mizin; gönüllerimize huzur, ülkemize ve İslam âlemine barış, kardeşlik ve bereket getirmesini diliyorum.
Kandilimiz mübarek olsun. 🌙🤲🏻
@hayelkencitr@Sarikaya0zer@akpartipendik Canım dayıcığım emeğine yüreğine sağlık yazdığın şiirde o kadar güzel anlatmışsın' ki sayın Cumhurbaşkanımızı seninle gurur duyorum, tüm teşkilatlarımız adına yürekten teşekkür ediyorum 🤲
"Yeryüzünden silinirsiniz, Türkler bu işi çok iyi yapar"
Scott Ritter'den İsrail'e Türkiye uyarısı!
ABD eski istihbarat subayı Scott Ritter katıldığı bir YouTube programında sürece ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
🚨 SON DAKİKA:
Belçika Başbakanı:
Gazze'de uzuv kaybı nedeniyle 15.000'den fazla insana protez gerekiyor.
Bu mağdurların 10.000'i çocuk...
Bütün bunlarda insan onuru nerede?
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.
Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Diplomasinin Bittiği Yer: Tel Aviv'in Akıl Tutulması ve Türk Kılıcının Keskinliği
İsrail Başbaşkanlık Ofisi’nden yapılan son açıklama, diplomatik bir söylemden ziyade, köşeye sıkışmış bir yönetimin hezeyanlarını gözler önüne seriyor. Türkiye’yi, Kıbrıs’ı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan bu ağır ve seviyesiz ithamlar, aslında Orta Doğu’da dengelerin kimin lehine değiştiğinin açık bir itirafıdır.
Tel Aviv yönetimi, Doğu Akdeniz’den Suriye sahasına kadar Türkiye’nin hamlelerini engelleyemedikçe dilini sertleştiriyor; fakat unuttukları çok temel bir tarihsel ve jeopolitik gerçek var.
Ahmaklık ve Kılıcın Kuralı
Eski bir Türk töresi ve devlet aklı düsturu vardır: Türk, karşısındaki ahmak bile olsa doğrudan kılıcını çekip onun boynunu vurmaz. Devlet aklı, sabırla, stratejiyle ve hukukla hareket eder. Ancak kılıcın kınından çıktığı, sınırların zorlandığı anlar vardır. Karşınızdaki yapı, kendi ahmaklığında ısrar edip boynunu o kılıcın keskin tarafına ısrarla sürtmeye devam ederse, kılıcın doğası gereği o boyun eninde sonunda kopar.
Bugün Netanyahu ve çetesinin yaptığı tam olarak budur. İsrail’deki iktidar, kendi iç politikasındaki çürümeyi, Gazze'deki insanlık dramının yarattığı uluslararası tecridi ve bölgesel başarısızlıklarını Türkiye’ye sal saldırarak örtbas edebileceğini sanıyor.
"Tek Demokrasi" Masalının Sonu
Açıklamada İsrail için kullanılan "Orta Doğu’nın tek gerçek demokrasisi" nitelemesi, yaşanan soykırım ve uluslararası hukukun çiğnenmesi karşısında artık trajikomik bir slogandan öteye geçmiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ve küresel kamuoyunun gözünde meşruiyetini yitirmiş bir zihniyetin, Türkiye’ye "diktatörlük" veya "antisemitizm" suçlaması yöneltmesi tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.
Suriye sahasında Türkiye’nin terör koridoruna izin vermeyen duruşu, Doğu Akdeniz’deki kararlılığı ve Filistin davasına verdiği açık destek, Tel Aviv’in oyun planlarını altüst etmiş durumdadır. "İsrail buna müsamaha göstermeyecektir" tehdidi, sahada karşılığı olmayan, boş bir gürültüden ibarettir.
Geri Tepacak İllüzyon
Türkiye, bin yıllık devlet geleneğiyle ne zaman duracağını, ne zaman hamle yapacağını gayet iyi bilir. İsrail yönetiminin kışkırtıcı dili ve Türkiye’yi bölgesel gerilimin tarafı yapma çabası ters tepmeye mahkûmdur. Türk devlet aklı, provokasyonla hareket etmez; ancak kendi güvenliğini ve bölgesel dengeleri koruma hususunda da taviz vermez.
Netanyahu ve iktidar ortağı radikaller, kendi siyasi ikballeri uğruna ateşi bütün bölgeye yaymaya çalışırken, Türk kılıcının keskinliğini ve o kılıca sürtünmenin bedelini tarihten ders alarak yeniden düşünmelidir. Çünkü stratejik ahmaklık, her zaman sahibini felakete sürükler.
Türkiye artık yalnızca başkalarının belirlediği gündemi takip eden değil; masada ve sahada kendi sözünü söyleyen, kendi çıkarlarını savunan bir ülke.
#MilletimizleÇeyrekAsır
AK Parti Bir Türkiye Kitabıdır
@akpartiistanbul@akkadinistanbul
Çeyrek asırlık bu büyük hikâyenin her yerinde AK Kadınlar var.
Yıllar geçti, görevler değişti, bayrak elden ele taşındı ama inanç hiç eksilmedi, sevda hiç değişmedi!
#MilletimizleÇeyrekAsır
14 Ağustos 2001…
Çeyrek asırlık bir destanın başladığı, “Artık Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” sözünün damgasını vurduğu ve güçlü Türkiye’nin adımlarının atıldığı o tarihi gün..