ilkbahar yağmuru, gecenin son üçte biri, kuşların ötüşü, yasemin kokusu, ahşap pencere, dolunay, mahcup bir tebessüm, demsiz iki çay, sabr ve tevekkül…
ünsiyet kurmak, kalbin birine nereden bağlandığını bilmeyişidir/ ibn arabî ünsiyetin cemâl sifatıyla tecellî ettiğini söyler, yani birine ünsiyet etmişsek onda yalnızca bizim gördüğümüz ama ne olduğunu kendimize de izâh edemediğimiz, bizi ona yakınlaştıran bir güzellik vardır ..
*Ey gönül! Seni hakikâtin kılıcı yaralasın; lakin yalanın ipekten kefeni sarmasın. Zira hakikâtin acısı fanidir, yalanın avuntusu ise ebedî bir mahrumiyetin başlangıcıdır. Kendin ol ki Hakk seni bilsin; başkası olursan halk seni alkışlasa ne çıkar? 🌿
*Gecikmenin hikmetini bugün anlamasak da biliriz ki, Allah’ın takvimi bizim acelemizle değil, sonsuz hikmetiyle işler. O’nun zamanlaması gecikmez; yalnızca en güzel vakitte tecelli eder…
*Ey tâlib-i Hak! Gönlünü insanların övgüsüyle değil, Râbb’in rızasıyla mamur eyle. Zira halkın muhabbeti değişir, Hakk’ın rahmeti eksilmez. Dünya gölgesi uzar da kaybolur; Hakikâtin nûru ise gönülde doğunca bir daha sönmez…