Sizi gerçekten seven kişi nefsin isteklerine değil Allah'a yakınlaştırır. Varlığı harama olan arzunuzu tetiklemez, imanınızı zayıflatmaz, sevgisini göstermek için harama çekmez. Eğer bir ilişki sizi Allah'tan uzaklaştırıyor, namazınızı geciktiriyor, haramı sıradanlaştırıyor ve vicdanınızı susturuyorsa bunun adı sevgi değil şehvete dair köleliktir. Dikkat edin, Allah'ın razı olmadığı bir bağın sonu, kalpte huzur değil ağırlık bırakır.
İmam Gazali’ye göre her varlığın saadeti, yaratılış amacını yerine getirmesinde saklıdır. Gözün saadeti görmesinde, Kulağın saadeti duymasındadır.İnsan ise yalnızca yemek, içmek, uyumak ve üremek için yaratılmış değildir. Bu özellikler hayvanlarda da mevcuttur, fakat ruhunu doyurmaz.insanın esas doğası ve onu diğer canlıların üzerine çıkaran cevher, bu bedensel ihtiyaçlar değil; eşyanın ve varoluşun arkasındaki hakikati kavrayabilen akıl ve manevi kalptir.
O hâlde insan için en büyük saadet, Allah’ı bilmek, O’nun varlığını ve isimlerini kalpte hissetmektir. insana hem dünyada hem ahirette ulaşabileceği en yüksek mutluluğu ve en büyük lezzeti verir.
"Ciddiyet ilmin ve hakkın kardeşidir; şaka ve alay ise bâtılın ve cehaletin kardeşidir.
Buna göre akıllı ve zorlanmamış bir kimse Allah ile, Resûlü ile veya din ile alay ederse bu sebeple kâfir olur ve bu fiili dinden dönme sayılır."
[Ebubekir İbnu'l-Arabî, Ahkâm, 2/542]
Hayâ imandandır, hayâsız adam Müslüman
olamaz
Müminden bahsediyoruz. Muhammedi'den bahsediyoruz. Resul-i Ekrem'e layık olan bir kimseden bahsediyoruz. Yürüyüşünden, tavrından, duruşundan, oturuşundan, yiyip içmesinden, oturup kalkmasından Muhammedi olabilinecek. "Bu adam, bu Muhammedi" diyecekler. Yani insaniyete numune-i imtisal olacak.
Muzaffer Ozak