Ekonomik durumları, mensup oldukları muhafazakâr aile yapıları ve geldikleri sosyal çevre şartları itibarıyla özellikle yükseköğrenim imkânlarından yararlanabilmek için, Fetullah Gülen’e izafe edilen yapılanmalara yönlendirilen insanları, somut bir suç işlemedikleri ve hatta somut bir suç işlemeye yönelik hazırlık içinde bulunmadıkları takdirde, terör suçlusu olarak damgalamak, hukuk vicdanıyla bağdaşmaz.
Yargısal uygulamamızın ortaya çıkardığı bu yanlışlığın telafisi için af kanunu çıkarılmasına gerek yoktur. Çünkü af kanunu suç işleyenle işlemeyen ayrımını gözetmez. Bunun için malum FETÖ ile bağlantılı olarak silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum edilen kişilerle ilgili olarak yeniden yargılama sürecini işletmeye yönelik bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır.
Söz konusu CHP İstanbul yönetimine kayyım atamak olduğunda, bir Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararı “mahkeme kararlarına uyulmalıdır” diyerek savunan AKP’liler, AİHM Büyük Dairesi tarafından verilen ve yüz binlerce insanı etkileyen Yalçınkaya kararının uygulanmasını neden savunmuyorlar?
FETÖ iddialı bazı dava dosyalarında sanık avukatı oldum.
Müvekkiller, 17/25 Aralık ve 15 Temmuz bağlantılı asker, polis,adliyeci, bürokrat değildi.
Tamamı, Fetullah Cemaati ile ilgili sohbet, dernek, bağış, gazete, banka vs ile suçlandı.
Tamamı suçsuzdu. Ceza Kanunu anlamında suç olarak tanımlanan hiç bir eylemleri ve kasıtları yoktu.
İşçi, memur, emekli, esnaflardı. Memur olanlar KHK ile memuriyetten atıldı. Hatta biri KHKlıydı ama hiç bir davada sanık olmadı, savcılık soruşturması bile geçirmedi.
Bazıları dini Cemaat olduğuna inanıp dini nedenlerle sempati beslese de bir kısmı Fetullah karşıtı dini/siyasi fikirlere sahipti.
Bazıları kesinleşen kararla mahkum oldu, bazılarının mahkumiyet kararı Yargıtay'da, bazıları tüm cezayı yattı çıktı, bazıları beraat etti.
Tutuklu ya da hükümlü olarak hapis yattılar ve şu anda bile hapiste olan müvekkilim var. Bazıları, dosyası Yargıtay'dan onama gelirse her an hapse girecek durumda.
Benim müvekkillerim masum.
Bunların hapse girmemesi, hapiste olanların tahliyesi gerekir. KHKlılara işleri, meslekleri iade edilmeli.
Adliyelerde kendi davalarımı beklerken izlediğim onlarca dava, meslektaşlardan dinlediğim yüzlerce dava, medya ve internet ortamında okuduğum binlerce dava da benim davalarım gibiydi.
O halde bu ülkede infaz düzenlemesi veya af gibi bir kanun çıkacaksa öncelikle bu masumlar tahliye edilmeli, davaları kapatılmalı ve KHKlılar işlerine, mesleklerine dönebilmelidir.
Adalet ve hakkaniyet gereği budur🇹🇷
Geciken adalet, adalet değildir.
Her KHK’lı “terörist” değildir.
Adil yargılama en temel haktır.
Devlet, adaletle hükmedendir.
“Adalet, mülkün temelidir.” Hz.Ömer
“Devletin dini adalettir.” Hz.Ali
Konya Mv. Sayın Ali Yüksel’in KHK uygulamalarına ilişkin soru önergesi…
Bugün 40 yaşından sonra öğrendiğim mesleğimde düşerek omzunu kırdım. Çok şükür biraz ağrılarım var ama iyiyim. Adalet yerini bulana kadar durmak yok! Yola devam....