Genç Türkiye Partisi Olarak Diyoruz 'ki
Öğretmen aileleri Sesleri duyulana kadar Susmayacak biz aile Yılında her yıl verilen il emrini ailemizle kavuşmak için istiyoruz.
lütfen duyun sesimizi
#CumhurunReisiAileninSesi
“Depo öğretmen” tartışması üzerinden asıl meseleyi kaçırmamak gerekir.
Mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapan ve mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerin talebi, “depo öğretmen olmak” değildir.
Burada önce talebin temel amacını doğru ortaya koymak gerekir.
Bir öğretmen mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapıyorsa, bunun temelinde ailesinin bulunduğu yerde görev yapabilme ihtiyacı vardır. Özellikle eş durumu kapsamında başvuran öğretmen açısından mesele yalnızca bir okul değiştirmek değildir. Mesele, ailesiyle aynı yerde yaşayabilmek ve aile bütünlüğünü sağlayabilmektir.
Dolayısıyla “İl emri verilirse öğretmenler depo olur” şeklindeki yaklaşım, konunun özünü farklı bir noktaya taşımaktadır.
Çünkü öğretmenin talebi:
“Beni bir yere yerleştirin, hangi okul olduğu önemli değil.” olmadığı gibi; tam olarak “Mazeretim kabul edildi. Ailemin bulunduğu il'e gelebilmem için bir çözüm üretilsin.”
İl emri neden gündeme geliyor?
Mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde öğretmenin mazereti kabul edilmiş olabilir. Ancak öğretmen, tercih ettiği eğitim kurumlarına kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle yerleşemeyebilir.
İşte tam bu noktada sorun ortaya çıkıyor:
Mazeret kabul edilmiş, fakat mazeretin gerektirdiği fiilî yer değişikliği gerçekleşmemiş oluyor.
Öğretmen açısından sonuç ise değişmiyor: Eşi ve ailesi başka bir yerde, kendisi başka bir yerde görev yapmaya devam ediyor.
İl emri talebi de tam olarak bu noktada gündeme geliyor.
Amaç öğretmeni herhangi bir okulda “bekletmek” değil; mazeretinin bulunduğu il'e ulaştırabilecek bir idari çözüm oluşturmak.
Nitekim il/ilçe emrine atama ile öğretmenin daha sonra görev yapacağı eğitim kurumunun belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir.
Peki öğretmen neden “depo” olarak anılmak istemiyor?
Çünkü “depo öğretmen” ifadesi, öğretmenin talebini sanki “çalışmadan bir yerde beklemek” şeklinde gösteriyor.
Oysa öğretmenlerin temel talebi bu değil.
Öğretmen:
- ailesinin yanına ulaşmak,
- eşiyle aynı yerde yaşayabilmek,
- çocuklarından ayrı kalmamak,
- kabul edilmiş mazeretinin gerektirdiği yere ulaşabilmek,
- mesleğini sürdürürken aile bütünlüğünü sağlayabilmek
istiyor.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:
“Öğretmen depo olur mu?” Değil, “Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” Sorusudur.
Peki il emri verilirse öğretmen nerede görev yapacak?
Bu elbette idari açıdan tartışılabilir ve çözülmesi gereken bir konudur.
İl emri uygulanacaksa öğretmenlerin hangi kurumlarda görevlendirileceği, ihtiyaçların nasıl değerlendirileceği, normların nasıl kullanılacağı ve görev yerlerinin hangi kriterlerle belirleneceği Bakanlığın planlaması gereken hususlardır.
Ancak bu idari soruların varlığı, aile bütünlüğü sorununu ortadan kaldırmaz.
“Norm sorunu var, o hâlde ailelerinden ayrı kalan öğretmenler için hiçbir çözüm üretilemez.” Kabul edilir bir anlayış değildir.
2025 uygulaması neden ayrıca konuşuluyor?
Burada öğretmenlerin sorduğu önemli bir soru da var.
2025 yılında mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde tercihlerine yerleşemeyen öğretmenler için Bakanlık tarafından mazeret illerindeki ihtiyaçlar doğrultusunda ek bir çözüm uygulanmıştı. Bakan Sn. Yusuf Tekin de bunu, öğretmenlerin aileleriyle bir arada olabilmesi ve “kadim sorumluluk” vurgusuyla açıklamıştı.
Dolayısıyla bugün öğretmenlerin sorduğu soru şu:
Geçtiğimiz yıl aile bütünlüğünün sağlanması amacıyla uygulanan çözüm bu yıl neden uygulanmıyor?
Bu soru, “her yıl kesinlikle aynı uygulama yapılmak zorundadır” iddiasından ziyade, uygulama farklılığının gerekçesinin açıklanması açısından önem taşıyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenler, aile bütünlüklerinin sağlanabilmesi için il emri yoluyla mazeretlerinin bulunduğu ile atanabilecekleri bir çözüm talep etmektedir.
İl emri bekleyen öğretmenin asıl amacı depo öğretmen olmak değil; ailesinin yanında olabilmektir.
Bir öğretmenin ailesinden ayrı kalmasının çözümü konuşulurken, önce öğretmenin neden il emri istediğini konuşmak gerekir.
Sorulması gereken “Depo öğretmen olur mu?” değil, “Mazereti kabul edilmiş ve yer değiştirememiş öğretmenin aile bütünlüğ�� nasıl sağlanacak?” sorusudur.
Sayın Cevdet Yılmaz, öğretmenlerin görevlerini yaparken ailesinden kopmadan yaşayabilmesi en büyük temennimiz. Eş, sağlık, engellilik, can güvenliği ve çocuk mazereti bulunan ailelerin çözüm beklentisine destek olmanızı rica ediyoruz. Talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir #CumhurunReisiAileninSesi
Sayın Oktay Saral, öğretmenlerimizin ortak talebi görevlerini yaparken ailelerinden kopmamak ve çocuklarının yanında olabilmek. Eş, sağlık, can güvenliği, engellilik, bakım ve çocuk mazereti bulunan öğretmenlerin İL EMRİ beklentisini bilgilerinize sunuyor, desteğinizi rica ediyoruz. #CumhurunReisiAileninSesi @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir
Sayın @Yusuf__Tekin; yüzlerce öğretmenin aile birliği, sağlık, can güvenliği ve engellilik mazereti bulunurken sınırlı sayıda tercih sunulması, mazeretlerin giderilmesini zorlaştırıyor. Mazeretimizin giderilmesini rica ediyoruz. @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir #CumhurunReisiAileninSesi
Sayın Sayın Mahinur Hanımefendi; Aile ve Nüfus On Yılı vizyonunda aile kurumunun ve nesillerin korunması açıkça stratejik öncelik olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda mazereti bulunan öğretmenlerimizin aile bütünlüğünü koruyabilmesi için il emri konusunda destek bekliyoruz. #CumhurunReisiAileninSesi @tcbestepe@tcmeb@tcailesosyal@iletisim@mebpgm
Sayın @Yusuf__Tekin; mazereti kabul edilen öğretmenlerimiz tercihlerini yaptı ancak mevcut kontenjanlar herkesin yerleşmesine imkân vermedi. Kabul edilmiş bir mazeretin yalnızca tercih hakkıyla sınırlı kalmaması, yeterli kontenjanla desteklenmesi #KadimSorumlulukNeOldu ve aile birliği mizin sağlanması için gereğini arz ediyoruz. @RTErdogan@YilmazzGuney@oktay_saral@_cevdetyilmaz@hasandogan ❤️