İnsanın birine verdiği değer biraz da kafasında kavramları nasıl kodladığıyla ilgili. Kimisine Bottega Veneta normal, kimisine samimi bir “iyi ki varsın” dersin, ömrü boyunca unutmaz. Kimisi için dünyayı yerinden oynatırsın, kimisi “aradım ya daha ne yapayım”ı büyük emek sanır.
Bende kötü hislerin hepsi biraz fazla ikna edici. Hastayken “iyileşmeyeceğim”, üzgünken “hiç geçmeyecek”, biriyle soğukken “bir daha asla eskisi gibi olmayacağız”… Kötü duyguları müebbet sanma bug’ı. Vardır bunun bir adı zıptırı zırtzor sendromu filan hadi bulalım elden ele
Buyrun iki sene önce karşıma çıkmayan bu caption’a ve psikolojime bir sigara yakalım:
“Sevilmekle kafayı öylesine bozmuştun ki, nasıl birini sevmek istediğini önemsememiştin”
@insanizasyon Marifet kimseden bir şey istemez; bu yüzden kimse ona borçlu hissetmez. Beceriksizlik ise her gün bir şey ister — insan da minnettar kaldığına değil, kendini gerekli kılan şeye bağlanır.
Göz yaşından okuyamadığım kitap: Uçurtma Avcısı
Ağlamaktan izleyemediğim dizi: When Life Gives You Tangerine. Ateşe dokunurum bu ikisine dokunmam bidaha kaaşim töbe