Ömrüm boyunca "düz yaşamaktan" kaçtım, farklılıklarımı parlattım, kazıdım. Oysa bir yaştan sonra düz olmanın, sıradan olmanın, alelade bir hayatın saadetini öğreniyorsunuz. Ömrün ikinci yarısı, ilk yarıda öğrendiklerimizi usulünce unutmak ve gömmekle geçiyor.
nermin yıldırım’ın bir kitabında geçiyordu: “mutluluğu hep gelip omza konacak şatafatlı, ağır bir masal kuşu gibi hayal etme hatası. yıllarca beklediği şeyin, içinden geçtiği hafif anlarda kanatlanmış, minik, basit sevinçlerden ibaret olduğunu insanın bu kadar geç anlaması.”
Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıklı Hayat Merkezlerinde hafta sonu hizmet sunumunu “mesai kaydırma” adı altında başlatma ve psikologları bu kapsama dâhil etme yönündeki kararı; psikologların hafta sonlarını planlama, aileleriyle vakit geçirme, dinlenme ve kurulu yaşam düzenlerini sürdürme hakkını açıkça yok saymaktadır.
Bununla birlikte Bakanlığın, psikologların günlük görmesi gereken danışan sayısını artırmaya yönelik dayatmaları, ruh sağlığı hizmetlerinin niteliğini doğrudan tehdit etmektedir. Psikolojik destek bir üretim bandı değildir; seans sayısının idari talimatlarla artırılması, hem mesleki etik ilkelere hem de bilimsel ruh sağlığı hizmeti anlayışına aykırıdır.
Psikologların iş yükünü artırmak çözüm değildir. Çözüm; sahadaki ihtiyacı gözeterek psikolog istihdamını artırmak, hizmeti nitelikli ve sürdürülebilir biçimde planlamaktır. İş yükünü artırarak sistemin açıklarını kapatma yaklaşımı kabul edilemezdir.
Sahada çalışan psikologların görüşü alınmadan, mesleki ve etik sınırlar gözetilmeden alınan bu kararlar; çalışanı yıpratan, tükenmişliği artıran ve hizmetin niteliğini düşüren uygulamalardır.
Türk Psikologlar Derneği Genel Merkezi olarak; bu yanlıştan dönülmesi, meslektaşlarımızın mağdur edilmemesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin niteliğinin korunması adına itirazlarımızı ve görüşlerimizi Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerine ilettiğimizi meslektaşlarımızın bilgisine sunuyoruz.
Türk Psikologlar Derneği olarak; psikologların hafta sonu çalışmaya zorlanmasına, danışan sayısı dayatmalarıyla iş yüklerinin artırılmasına ve angarya niteliği taşıyan düzenlemelere açıkça karşı çıkıyoruz. Bu uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.