🚨 TARİHİ 15 TEMMUZ KARARI!
15 Temmuz sonrası 12 yıl 6 ay hapis cezası alan astsubay Serdar Uzel’in başvurusunda AYM, mahkemenin lehine olan iddiaları gerekçeli kararda değerlendirmediğine hükmetti.
📌 Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildi. Uzel yeniden yargılanacak.
Finans fırtınası var, Tera, Pusula, Hedef gibi portföy devlerine operasyon başladı. Tüm operasyonları sahiplenen Akın Gürlek'ten tık yok.
Mehmet Şimşek bastırıyor. İşin içinde MİT'ten Cumhurbaşkanı Danışmanı'na, milyar dolarlık bürokrat Batuhan Mumcu'dan onun karısına yok yok.
https://t.co/FGulOD0QkT
Ulusalcılar Kozinoğlu’nun ölümünü Enver Altaylı’nın 2008 tarihli mektubuna bağlıyor. Buna göre Altaylı Gülen’e mektup yazıp Kozinoğlu’nun yükselişini engellemek için Gülen’den yardım istenmiş.
Mektup doğruysa 2008’de KK’nın MİT başkanı olmasını engellemek için yazılmış olmalı.
Öyleyse Altaylı başarılı olmuştur çünkü Hakan Fidan getirilmiş.
Bu durumda @RTErdogan ve @HakanFidan otobüsünün altına gider. Gülen’in referansı olayı karıştırır
Mehmet Ali Çelebi'nin milletvekili kartı ile kullandığı Bentley araç, Katılımevim Şirketine aitti.
Şu an Pusula Portföy batığı ile birlikte Borsa'nın içinden geçen Katılımevim'e.
Vurguncular siyasilere/bürokratlara indirme yapmazsa vurgun için önlerine zaman açılmaz.
Geldik zamanın sonuna.
Öcalan ve PKK’ya af verilirken “Teröristi affettiniz KHK’lı gariban hemşireyi neden affetmiyorsunuz?” Eleştirilerinin önünü kesmek için Cemaati cinayetlere bulaştıran algı çalışmaları yapılıyor. Amaç Öcalan’ı toplumsal eleştiriden kaçırmak
🚨🚨🚨MHP’den Ankara’yı karıştıran Yeni Parti çıkışı...
Abdullah Öcalan’ın villasıyla ilgili DEM’den ilk açıklama...
Bilal Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti... Hangi konularda sustu?
🕢Abdullah Abdulkadiroğlu ile BUGÜN az sonra MC TV'de. Başlıyoruz...
https://t.co/Vqgg04AnYe
12 EYLÜL’ÜN DARBECİLERİNE TANINAN HAK, BUGÜN NEDEN YOK?
18 Haziran 2014'te kaydedilen bu görüntü, 12 Eylül'ün 46. yıldönümüne kamuoyuna ilk kez yayınlandı.
Görüntülerde 12 Eylül 1980 askeri darbesinin başındaki isim Kenan Evren ve darbenin hayatta kalan diğer sanığı dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya var.
Evren 97, Şahinkaya 89 yaşında.
İkisi de hastanede. Evren Ankara GATA’da, Şahinkaya İstanbul GATA’da tedavi görüyor. Yargılandıkları 12 Eylül davasının karar duruşmasına hastane odalarından sesli ve görüntülü sistemle bağlanıyorlar.
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Oktay Saday hükmü okuyor. Mahkeme iki sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veriyor, ardından takdiri indirim uygulayarak cezalarını müebbet hapse çeviriyor.
Görüntüyü izlerken insanın zihninde ister istemez bugünün Türkiye’si beliriyor.
Çünkü karşımızdaki sıradan bir sanık değil.
Kenan Evren.
12 Eylül 1980’de yönetime el koyan, parlamentoyu fesheden, siyasi partilerin faaliyetlerini durduran askeri darbenin bir numaralı ismi.
12 Eylül döneminde yüz binlerce insan gözaltına alındı, binlercesi cezaevine konuldu. Sağcısı, solcusu, ülkücüsü, sosyalisti… İnsanlar ağır işkencelerden geçirildi, idamlar yaşandı. Bir ülkenin üzerinden silindir gibi geçen o dönemin başındaki isim Kenan Evren’di.
Üstelik yaptıklarından pişman da değildi. 2011’de sağlık sorunları nedeniyle Ankara’daki lojmanında alınan ifadesinde, “Pişman mısınız?” sorusuna pişman olmadığını, aynı şartlar oluşsa yine aynı şeyi yapacağını söylemişti.
Yıllar önce işkencelerin varlığını da kabul etmişti. 12 Eylül iddianamesinde, Evren’in 2006’da katıldığı bir televizyon programında cezaevlerindeki işkencelere engel olamadıklarını, insanların bu nedenle sakat kaldığını ve öldüğünü söylediği aktarılıyordu.
Ama devlet, bütün bunların sorumlusu olarak yargıladığı 97 yaşındaki Kenan Evren’i hasta yatağından kaldırmadı.
GATA’da tedavisi sürerken mahkemeye hastane odasından katılmasını sağladı. Evren ve Şahinkaya, yataklarında yastıklarına yaslanmış halde haklarındaki müebbet hapis kararını dinlediler.
Doğru olan da buydu.
Bir insanın işlediği suçun ağırlığı onun yaşını ve hastalığını ortadan kaldırmaz. Hukuk intikam değildir. Devletin görevi, suçlama ne kadar ağır olursa olsun insan onurunu korumaktır.
Evren 10 Mayıs 2015’te, 98 yaşında GATA’da hayatını kaybetti. Tahsin Şahinkaya da yaklaşık iki ay sonra 90 yaşında öldü. Haklarındaki mahkûmiyet kararı temyiz aşamasında kesinleşmedi ve ölümlerinin ardından dava düştü.
Şimdi bir de bugünün Türkiye’sindeki cezaevlerine bakın.
Kamuoyunun “Köfteci Abdullah Amca” olarak tanıdığı 73 yaşındaki Abdullah Tırpan’a, Sincan Cezaevi’ndeki 89 yaşındaki esnaf Erol Şengök’e, İzmir Buca Cezaevi’ndeki 71 yaşındaki yazar Ali Ünal’a…
Hiçbiri bir askeri darbenin lideri değil.
Parlamentoyu feshetmediler, anayasayı ortadan kaldırmadılar, tanklara emir vermediler, ülke yönetimine el koymadılar.
Ama 15 Temmuz’un ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, AİHM’in bile reddettiği haksız gerekçelerle tutuklandılar ve ileri yaşlarına, hastalıklarına rağmen cezaevinde tutuluyorlar. Onlar gibi çok sayıda yaşlı ve ağır hasta insan bugün cezaevlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
İnsanın aklı işte burada duruyor.
80 darbesinin liderlerine tanınan bu hak, bugün 80 yaşındaki hasta Abdullah Tırpan’dan ve cezaevlerindeki diğer yaşlı ve hasta mahpuslardan neden esirgeniyor?
Yazının tamamı: https://t.co/vu0icILxlo
İbretlik!
Demokrasi düşmanı derinler ile mafyanın maaşa bağladığı çakma İslamcılar, devlete sızmış karanlık odaklardan ilk kez hesap soran yargı mensuplarına karşı omuz omuza.
Oysa o cesur savcılar, dün karanlık odaklara hesap sorup hadlerini bildirmeseydi, akp de Erdoğan da çoktan tarih olmuştu. Başörtüsü sorunu gibi eski rejimin üretip dayattığı sorunlar da asla çözülemeyecekti.
Tabii, 27 Nisan geceyarısı bildirisini, sırf başörtüsü yüzünden Hayrunnisa Gül ve benzerlerine yapılan aşağılamaları, Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ'un savaş gemisinden yaptığı parmak sallamaları, aydınları ve seçilmiş siyasetçileri hedef alan andıçları, "acıma yok tepeleme var" denilen darbe toplantılarını, akp'ye açılan kapatma davasını falan çoktan unuttular.
Şimdi kalkmış, ülkeyi muz cumhuriyetine çevirdikleri yetmiyormuş gibi, canları pahasına demokrasiye sahip çıkan insanlara utanmadan dil uzatıyorlar. Vefadan, insanlıktan, demokrasiden nasipsiz bu yaratıkların layığı, Fikret Seçenler, Zekeriya Özler değil, Vural Savaş, Nuh Mete Yüksel, Sabih Kanadoğlu gibi yargı mensuplarıymış!
İlhan İşbilen,
Alaaddin Kaya,
Yakup Saygılı,
Yurt ve Anadolu Atayün ve diğer tüm polisler,
Hidayet Karaca,
Mehmet Baransu ve tüm gazeteciler,
tüm rütbeli-rütbesiz askerler
ve
Askeri okul öğrencileri..
Masumeler, masumlar..
hastalar, hasret çekenler..
ALLAHIM N’OLUR..KURTAR TEZ ZAMANDA HEPSİNİ BU ZULÜMDEN.
Arkadaşlar, hazır mıyız? 👀
250 milyon dolarlık bir chip laboratuvarına girdik. 🧪💻
Bir taşın, nasıl trilyon dolarlık "teknoloji ekonomisi"ne dönüştüğünü yerinde gördük. 🌍⚡
Yakında… STAY TUNED! 🚀🔥
AKP’DE SULAR DURULMUYOR!
Akp’deki Erdoğanistler.
Mustafa Varank, Oktay Saral, Süleyman Soylu neden harekete geçti?
Bülent Arınç’a Saray’dan ayar.
İmamoğlu’na siyasi yasak.
İBB’ye de çökecekler.
https://t.co/9RwQeKwnNa
Kozionoğlu'nun ölümü çok büyük olasılıkla doğal bir ölüm. Ama mezarının açılması operasyonu doğal değil. Buradan birkaç siyasi sonuç çıkacak.
Bu zamana kadar izlediğiniz bütün videoları unutun.
Şimdiye kadar çektiğim en riskli videolardan biri bu.
45 dk sonra yayında:
KOZİNOĞLU DOSYASI: TAPINAK ŞÖVALYELERİ ERDOĞAN'A KARŞI https://t.co/2ApdWaUqu4 via