@martiteknoloji 2 gündür her denememde hesabımdan parayı çekip, kullanamadığım araçlarınız için bişey yapacak mısınız? Ayrıca para iadesi için hiç bir numaranızın çalışmaması ve bir dönüş kanalının olmaması da cabası!
Bakırköy E5 otoyoluna View Objects Mapping (Odak haritalama) uyguladım. Ultralytics kütüphanesinin solutions özelliğini kullanarak E5 yolu videosunu işledim ve işte bu sonuç çıktı:
Not: Eğer View Objects Mapping nedir diye merak ediyorsanız ilk yoruma bakabilirsiniz :)
#yapayzeka #computervision @ultralytics @goruntuisleme #opencv
@dotiryaki 2 yıldır oturduğum evde, geçen sene bana da %25 oran adil gelmedi, ev sahibi ile konuşup TÜFE oranında yaptık aynı şekilde. Bu sene de zam zamanı, ev sahibi TÜFE oranını beğenmeyip daha fazla yapamaz mıyız diye diretti. :)
@TTDestek Bu da diğer çağrı merkezi yalanı. Size döneceğiz deyip sosyal medyadan bakın biz müşteriye değer veriyoruz yalanları. Beni arayan olmadı. İlk fırsatta hizmetimi sonlandıracağım!
@TurkTelekom 2 gündür çalışmayan internetim için defalarca aramama rağmen “ekiplerimiz çalışıyor” diyerek baştan savma bir yanıtla müşterilerinizi tutamazsınız. Bir tane görevliniz bile aramadı 2 gündür. Taahhütlü olmasam derhal iptal edip @Turkcell e geçerdim.
Aras kargo çalışanı kargoyu yukarı bırakmak istemediği için iade olarak götürüyorum diye tehdit ediyor, videoya alındığını söylediğimde yukarı çıkarttı :))) bundan sonraki süreçte asla kargo getirmeyeceğini ve direkt iade olarak işleme alıcam diyerek tehdit etti @araskargo
İngilizce yazanların mutlaka kullanması gereken ÜCRETSİZ site.
10 sene önce yazdığım yazılara denk geliyorum bazen.
Seviyem düşük olduğu için hep very kullanmışım.
Hemen hemen hepsi de gereksiz. Yazının kalitesini düşürmüş. Bu siteyi biliyor olsaydım hepsini değiştirirdim. Kullanması çok basit.
Siteye girince very’den sonra yazdığınız kelimeyi yazın, size hemen bir öneri veriyor. Beğenmezseniz refresh’e tıklayarak yeni önerileri görebilirsiniz.
Konuşurken sorun değil, ama yazarken ‘very’ kelimesini kullanmamak size fayda sağlayacaktır. En kötü yeni kelimeler öğrenmenizi sağlar.
Site: losethevery. com
Faydalı bulduysanız lütfen beğenin/paylaşın.
Teşekkürler 🙏
Efloud x @tr_tradingview Hediyesi
Merhabalar,
Black Friday'de ciddi anlamda indirim uygulayan Tradingview sizlere hediye etmem için
1 Premium,
1 Plus,
1 Essential olmak üzere 3 adet hesap vereceklerini söyledi.
Şartlar: RT + Like
Sonuçlar: 25.11.2023
Herkese bol şans dilerim.
Merhaba ben Nurgül koç a101de çalışıyorum 20 yaşındayım dün akşam saat 20.00 saatlerinde daha öncesinde kasadan kaynaklı tartıştığım şahıs tarafından çok acımasız bir şekilde darp edildim. Hiç tanımadığı bir kadına bu şekilde davranan şahısı yayalım sizlerden ricam.
Dün ilk kez darbedildim
Hastane dışında oldu. ilginç bi deneyimdi benim için
Çarşıdan kahvaltılık bişeyler aldım bagaja yerleştiriyorum. biraz yukardan kapanıyo benim ki kamyon gibi. o anda bi abla geçti kafasına hafif çarptı. ama zaten güvenlikli bi sistemi var. elin arada kalır falan diye anında kendini durduyo.
neyse abla konversif miydi neydi anlamadım. yerlere atıyo kendini. kafam da kafam. yakınları geldi hemen.
Dedim dur ben doktorum daha iyi bakayım kafanda bişey var mı? hemen eşi dedi ki "doktorları da boşuna dövmüyorlar." (wtf???)
dedim ne alaka. bakiyim bişey yoksa siktirin gidin. meraklı değilim. niye bagajımın dibindesiniz.
bu bi anda yakama yeltendi. ben de siverek acilde 4 ay çalışmanın verdiği refleksle elinden tutup parmaklarını bükerek çevirdim. ama allah sizi inandırsın tüm mkp leri çıkardım yerinden. nasıl bağırdı anlatamam. herif de karısının üstüne bayıldı öylece.
pişmanlık hissi geldi bana. özür diliyorum. sonuçta insanları iyileştiyorum. refleks oldu diyorum. kalkın bakiyim ikinize de diyorum.
bu sefer karşıdan biri koşuyo bana doğru. ama 17-18 yaşlarda. dedim z kuşağı heralde ayırmaya geliyo. kardeşlik yürüsün dünyada sevgi olsun mantığı.
bu yaklaşınca zıplayarak bana vurmaya çalıştı. şu truvada ilk sahnedeki brad pit gibi. dedim gerizekalı ne yapıyorsun. "bana thanosu getirin" der gibi bağırıyo.
beni de bilenler bilir 185 boy 105 kilo. aldım bunu boyunun iki katı kaldırım.yakasından bak dedim elimden kaza çıkacak ailece manyak mısınız.
işte tam o sıra baştan beri konversif takılan abla arkamdan bi yapıştırdı ki sırtıma. hava 45 derece lcw tişört üstüme yapışmış. yemin ederim aklım çıktı. 5 kardeş yapıştrıdı basınç formülünü biliyor kuveti dağıttı yemin ederim.
Dedim abla ne yaptın. beklemedğim yerden geld.. kadın tabi bişey de yapamıyorum. erkekler kalktı ayağa arabanın bagajı hala açık. levyeden tut biber gazına her haltım var. bak dedim bu acıyla sizi yoğun bakımlık ederim. dedim gerek yok.
farkettim ki millet te beni tutuyo. sanki doktor olduğumdan mı yoksa üst üste bunları dizmemden mi bilmiyorum. alıp ayırdılar bunları. hala adam bağırıyodu parmağımı kırdı diye.
eve geldim eşime diyorum sırtım yanıyo. bi açtı "kadının el falına bakılır" diyo. simyan çizgisi falan görünüyor o derece.
10 kutu buz erittik. hala twiti yazarken stilex sürüyorlar sırtıma.
hekim olduğum için ilk darbım böyle mi olacaktı bilmiyorum ama işin şakası bunlar.
son olarak diyorum ki "hekimler dayağı hakediyor" falan demeyin doktora uzanan eller kırılır. (bizzat biliyorum)
Sosyal medyada bugünlerde herkesin karşısına Alman Devleti’nin verdiği ilanlar çıkıyor. “Almanya’ya geliniz. Almanya’da kalifiye elemanlar için çok iyi maaşlar var.” En başta hedef hekimler ve sağlık personeli. Çok yakın bir gelecekte Almanya gibi birçok ülkenin yüzlerce sağlık personeli açığı olacak. Bu açığı kapatabilecekleri ülkelerden biri Türkiye.
Türkiye’de ise adamın birinin kafası atıyor, doktora saldırıyor, yaralıyor, öldürüyor, sakat bırakıyor. Bazı insanlar 80 yaşındaki dedeleri öldüğü vakit duasını okur gibi öldüğü hastanenin hademelerine, hemşirelerine, doktorlarına saldırmayı, kapanan kapıların camlarını kırmayı âdet hâline getirdiler. Nihayet vatandaşın birisi çıkıyor, “Eskiden doktorlar bize hakaret ederdi, sıraya gir, derdi. Şimdi biz onları dövüyoruz” diyor. Zavallının bu dövülen doktorlar dolayısıyla başına geleceklerden haberi yok. Çoluk çocuğu hangi memlekette yaşayacak, bir ağır hastalık halinde yurtdışına gitme ihtimali var mı? Hayır, olmayacak. Bazı insanların parmağı kanasa yan memlekete gidebilirler. Birtakım Arap şeyhleri memnu olmasına rağmen İsrail’in hastanelerinde soluk alıp tedavi ediliyorlardı. Ama kitlenin büyük çoğunluğu için böyle bir şey olmayacak.
PEKİ NE YAPILMALI?
Maaşların arttırılması gibi miktarlara çocuklar güler. Kediye yüklenecek zamlarla kimseyi ikna edemezsiniz. Ama asıl önemlisi, çalışan doktorun, mühendisin, öğretmenin haysiyetinin ve onurunun korunmasıdır.
Türkiye bugün tıpta Nobel düzeyine gelmiştir. Verilen Nobel’in çok daha ötesinde ödüller alabilecek durumdadır. Böyle bir kaynağı kimse kaçırmaz. Batı ülkelerinde insanlar avlayacak kitle arıyor. Tembelleşen kitleler böyle ağır mesleklerde çalışmak istemiyorlar. Bunun bir faraziye değil, bir gerçek olduğunu pandemi faciasında gördünüz.
Türkiye’de ise birtakım kitleler büyük başarılar göstermiş bu insanlara hâlâ şiddet uygulamakta. Gelecek nesiller buna sebep olanları adamakıllı suçlu tutacaklar. Çünkü Türkiye, bir anda çıktığı yüksek mevkiden hak etmediği yere düşen bir ülke olacak. Probleminiz varsa bu ülkeden siz gidip başka bir ülkede yaşayınız. Ama burada yaşamak isteyen insanların haklarını ve huzurunu gölge altına almayınız.
#ilberortaylı
"The Sound of Silence" is an iconic folk-rock song by the American duo Simon & Garfunkel. It was written by Paul Simon and released as a single in 1965. The song's haunting melody and evocative lyrics made it a timeless classic that continues to resonate with audiences across generations.
The genesis of "The Sound of Silence" can be traced back to Paul Simon's early days as a songwriter in the early 1960s. He wrote the original version of the song when he was just 21 years old and it was initially titled "The Sounds of Silence." The song was included in their debut album, "Wednesday Morning, 3 A.M," released in 1964. However, the album had limited success, and Simon & Garfunkel's future as a duo was uncertain.
Despite the lackluster performance of their debut album, the song's potential caught the attention of Tom Wilson, a producer at Columbia Records. Without Simon or Garfunkel's knowledge, he decided to remix "The Sound of Silence," adding electric instruments and drums to the acoustic version. This new version gave the song a more contemporary and dynamic sound, capitalizing on the folk-rock movement that was gaining popularity at the time.
In January 1966, the remixed version of "The Sound of Silence" was released as a single, and it quickly began to climb the charts. The song struck a chord with listeners, as its lyrics tapped into feelings of isolation, alienation, and the struggle to communicate in an increasingly disconnected world. The opening lines, "Hello darkness, my old friend, I've come to talk with you again," instantly captured the imaginations of listeners and set the tone for the rest of the song.
As "The Sound of Silence" gained traction, Simon & Garfunkel's popularity surged, and they went on to release more successful albums, becoming one of the most influential and celebrated musical acts of the 1960s. The song's success also played a significant role in propelling the folk-rock genre into the mainstream.
Over the years, "The Sound of Silence" has been covered by numerous artists, further cementing its status as a timeless classic. Its enduring appeal lies in its ability to evoke deep emotions and contemplation, making it relevant in different historical and cultural contexts.
The song's legacy has been immortalized in popular culture, appearing in films, television shows, and advertisements, further solidifying its status as a song that transcends time and resonates with people from all walks of life. Its powerful message about the importance of meaningful communication in a world filled with noise and distraction continues to be relevant and poignant to this day.