Ne kadar Harry Potter ya da Sherlock Holmes bir sahne değil mi. Romanlar şehirlerin yansımasıdır. Britanya'dan çıkan romanlar, filmler de hep böyle yağmurlu, kasvetli ve soyludur.
Akılcı Duygusal Terapinin kurucusu Albert Ellis’in psikolojik sağlığın iki temelinden biri olarak gördüğü “Koşulsuz Kendini Kabul” ne demektir özet metni:
Ben, yaptıklarımdan ve başıma gelenlerden daha fazlayım.
Bazı şeyleri iyi yapabilirim, bazılarını kötü. Başarılı olabilirim ya da başarısız olabilirim. Doğru kararlar verebildiğim gibi yanlış kararlar da verebilirim. Başkaları beni beğenebilir, eleştirebilir, reddedebilir ya da onaylamayabilir. Bunların hiçbiri, bir insan olarak benim bütünüme bir değer biçmez.
Davranışlarımı değerlendirebilirim; ama kendimi bütünüyle değerlendirmek zorunda değilim.
Bir davranışım yanlışsa, o davranış yanlıştır; bu, benim “kötü” ya da “değersiz” biri olduğum anlamına gelmez. Bir konuda başarısız olduysam, o konuda başarısız olmuşumdur; bu, benim “başarısız bir insan” olduğum anlamına gelmez.
İnsan olarak değerimi başarılarımla kazanmadığım gibi, başarısızlıklarımla da kaybetmem.
Kendimi kabul etmek, yaptığım her şeyi doğru bulmak değildir. Tam tersine, kendimi mahkûm etmeden hatalarımı görebilmemi, sorumluluk alabilmemi ve değiştirebileceğim şeyleri değiştirmemi kolaylaştırır.
Başkalarının beni onaylamasını tercih ederim; ama buna mecbur değilim. Sevilmek isterim; ama sevilmemem beni değersiz yapmaz. Başarılı olmak isterim; ama başarısızlık benim insan olarak değerimi belirlemez.
Ben ne başarılarımdan ibaretim ne de hatalarımdan.
Kendime tek bir değer biçmek zorunda değilim. Ben sürekli değişen, öğrenen, hata yapan, bazı alanlarda güçlü, bazı alanlarda yetersiz olabilen karmaşık bir insanım.
Bu nedenle kendimi kanıtlamaya değil, yaşamaya; değerimi ölçmeye değil, davranışlarımı geliştirmeye çalışabilirim.
Kendimi, yalnızca var olduğum ve insan olduğum için, koşulsuz olarak kabul edebilirim.