Çalıkuşu Feride'nin dediği gibi: "Bu hayatta yaptığım en iyi şey uzaklaşmak. Kin gütmem, hesap sormam, çirkinleşmem, zorluk çıkarmam. Sadece uzaklaşır ve soğurum."
Olan, olmayan, iyi kötü başıma gelen her şeye şükür; çünkü beni büyüten, kalbimi olgunlaştıran her tecrübe bu yaşananların içinde gizli. Yaşadığım her zorlukta bir hayır, gerçekleşmeyen ya da geciken her dileğimde ise beni koruyan gizli bir lütuf olduğunu biliyorum. Hayat bazen yorup üzse, yükümü ağırlaştırsa da şükrettikçe kalbim hafifliyor, ruhum dinginleşiyor. Her gecenin arkasında bir sabahın, her gözyaşının ardında gizli bir tebessümün saklı olduğuna inanıyorum. Karşıma çıkan engelleri beni durduran duvarlar olarak değil, bana sabrı ve gücü öğreten birer öğretmen olarak görüyorum. Aldığım her nefes için, görebildiğim her güzellik ve bana bahşedilen her yeni gün için minnettarım; geçmişin izleriyle barışıp, geleceğe umutla bakarak yolumda sessizce ve huzurla yürümeye devam ediyorum.
Şule Gürbüz diyor ya, “her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. Bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.“ Çünkü sınır, ruhun zırhıdır. Herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.