Nagehan Alçı HaberTürk'te canlı yayına bağlanırken başını örtüyor, canlı yayından sonra ise açıyor. Neden? Çünkü Türkiye'deki izleyiciler orada böyle bir mecburiyet varmış sansınlar istiyor. İşte algı çalışması dediğimiz şeyin harika bir örneği.
Şam’da yerin yedi kat altında insanlar kanıyla kemiğiyle öğütülürken arzın üstünde “Bak ne kadar renkli bir gece hayatı var!” diyerek gezdiniz.
Babası Sednaya’da işkence gören 10 yaşında çocukları üç kuruşa köle gibi çalıştırıp, öldüklerinde “Birisi eksildi çok şükür” dediniz.
Başta Suriyeliler olmak üzere tüm Müslümanlar sevinirken sen üzülüyorsan imanını sorgulayacaksın.
Görülemeyeni görüyor değilsin, çok zeki veya öngörülü de değilsin.
Asla dalalet üzerinde birleşmeyecek hayırlı çoğunluktan uzaklaşmışsın sadece.
Aklını başına devşir, tövbe et.
Şimdi bu fotoğraf 7 ekim öncesine ait. evet ondan önce de filistin işgal altındaydı ama global boykot yoktu. asıl boykotu sürekli alışveriş yapıp sonrasında b��rakanlar yapar. Hiç alışveriş yapmayan adamın hisselere etkisi zaten yoktur hem cahilsin hem kötü niyetli üzüldüm haline
Tıpta dahi her doktor her ameliyata giremiyor. Beyin cerrahi ayrı, çocuk doktoru ayrı ve doğum doktoru ayrıdır. Nasıl da olur sıradan biri (40 yıl okumuş) âlime ayar çeker ve ben de senin gibiyim der? Biraz iz'an lütfen(!)
Boykot tiviti attığımda gelen kalıplaşmış cümleler✨
-Telefonunu çöpe at o zaman
-O bayraktaki kırmızı renk ne anlama geliyo biliyo musun
-sümeyye🤠
-bi kola içip geleyim
-siyasal islamcı
-doğu türkistan/depremzedeler yardım yaptın mı
-o zaman twitterı kapat
Gerçek Tasavvuf ve Tarikat Nedir Merak Eden, Hamas’a, El-Kassam’a ve Gazze’ye Baksın:
Şehid İsmail Haniye internete düşen bir röportajında “babam bir sufi ve tarikat şeyhiydi. Evimizde sürekli zikir halkaları ve sohbetler vardı. Çocukluğum böyle bir atmosferde geçti” diyordu. Tıpkı birçok Hamas komutanı ve Kassam mücahidi gibi…
Gazze direnişi, bize Müslümanlığımız adına unuttuğumuz birçok şeyi hatırlattığı gibi gerçek bir tasavvuf ve tarîkat nasıl olmalıdır onu da tekrar gösterdi.
Zühd ise zühd, çile ise çile, takva ise takva, zikir ise zikir, ilim ise ilim, nefis terbiyesi ise nefis terbiyesi, keramet ise keramet, cihad ise cihad…
Gerçek zühd anlayışını merak edenler, Hamas’a, el-Kassam’a ve Gazze’ye baksın:
Çünkü onlar lüks villalarda oturup, lüks arabalara binip, beş yıldızlı otel kıvamında dergâhlarından bilmem kaç bin liralık sarık ve cübbeleriyle insanlara sabrı ve şükrü tavsiye etmediler. Aksine yıllarca maruz kaldıkları ambargolardan sonra bile ayaklarında terlikleri, üzerlerinde günlük kıyafetleri, enkaza dönmüş evleriyle, açlığa, susuzluğa, hastalıklara, yokluğa, başlarına yağan bombalara ve her gün sevdiklerinden verdikleri şehitlere rağmen zühd nedir, çile nedir, sabır nedir, şükür nedir yaşayarak gösterdiler…
Gerçek nefis terbiyesini merak edenler, Hamas’a, el-Kassam’a ve Gazze’ye baksın:
Çünkü onlar maruz kaldıkları tüm baskı, tehdit ve zulümlere rağmen küresel sistemin sultan sofrasına oturmayı, zalimlerle uzlaşmayı ve anlaşmayı, onlara yardakçılık ve dalkavukluk yapmayı reddettiler. Uğradıkları tüm ihanetlere ve yalnızlıklara rağmen kimsenin dedikodusunu yapmadılar, birbirlerini suçlamadılar, birbirlerine düşmediler. Mezhep, meşrep, parti, lider, cemaat, tarikat tefrikasına düşmediler. Az bir dünyalık karşısında dinlerini ve davalarını satmadılar. Tüm dünyanın makam ve güç sahipleri karşısında izzetli, onurlu ve dik durarak nefis terbiyesi nedir, yaşayarak gösterdiler…
Gerçek zikir nedir merak edenler, Hamas’a, el-Kassam’a ve Gazze’ye baksın:
Çünkü onlar zikri yalnızca bir dil eylemi olmaktan çıkarıp bir hayat biçimi haline getirdiler. Çocuklarının ve torunlarının şehadet haberi geldiğinde Allah’ı zikrettiler. Evleri başlarına yıkıldığında Allah’ı zikrettiler. Uzuvları bombalarla parçalandığında Allah’ı zikrettiler. Siyonistlerin tanklarına patlayıcı yerleştirirken Allah’ı zikrettiler. “Lâ ilâhe illallâh”zikrini tüm hayatlarına hâkim kıldılar. “Lâ” derken Allah’tan başka ilahları reddettikleri gibi ilahlık iddiasındaki küresel Siyonist sistemin egemenliğini, karar vericiliğini, siyasetini, ekonomisini, ahlak ve kültürünü de reddettiler. “Lâ” diyerek başkaldırdılar ve gerçek zikir nedir tüm dünyaya gösterdiler.
Gerçek kerameti merak edenler, Hamas’a, el-Kassam’a ve Gazze’ye baksın:
Çünkü onlar sayılarının, silahlarının, ekonomilerinin, teknolojilerinin azlığına rağmen; dünyanın süper güçlerini, ordularını, silah ve teknolojilerini, istihbarat ve uydularını, bankalarını ve borsalarını, BM’lerini, NATO’larını ve AB’lerini, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, hayvan hakları gibi sahte söylemlerini ve tüm medeniyetlerini çöpe çevirdiler. “Allah’ın izniyle nice az topluluklar nice çok topluluklara galip gelir” ilahi düsturunun modern zamanlardaki temsilcisi olarak gerçek keramet nedir, t��m dünyaya gösterdiler.
Gerçek ilim ve gerçek davet nedir merak edenler, Hamas’a, el-Kassam’a ve Gazze’ye baksın:
Çünkü onlar imanlarını hayatlarına hâkim kıldılar, Allah da onları dünyanın her tarafından yüz binlerce insanın imanına vesile kıldı. İçinde bulundukları zor şartlara rağmen ibadetlerinden asla taviz vermediler. Şehadet onları ya sabah namazını cemaatle kılarken ya Kur’an okurken ya bir yardım konvoyundan kardeşleri için yardım götürürken ya da Allah yolunda cihad ederken buldu. Rahle başında öğrendikleri ilmi cihad meydanında uygulamaktan geri durmadılar.
Başlarına gelenlere rağmen, eşlerini ve çocuklarını kaybetmelerine rağmen, açlığa, susuzluğa ve hastalıklara rağmen, kardeşleri tarafından terkedilmelerine ve yalnız bırakılmalarına rağmen asla isyan etmediler. Allah da onların bu duruşunu tüm dünyaya örnek kıldı. Batıda yaşayan ve sosyal medya mecralarından onlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen yüz binlerce insan iman ederek Müslüman oldu. İşte böylece gerçek ilim ve gerçek davet nedir, tüm dünyaya gösterdiler. Allah onlardan razı olsun…
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Milli Gazete
https://t.co/A1uwWNli0q
Bernard Shaw bir eserinde "Evde yemek yokken alışverişe gidip parfüm ve süs eşyası alan kâhyaya en hafifinden budala denir." demiştir.
Üzerine ilave yapalım.
"Kredi kartı kâhyanın bu budalalığı aylık taksitler haline yayabilmesi, sosyal medya ise ne kadar budala olduğunu diğer insanlarla paylaşabilmesi için icat edilmiştir.
- Orhan Toker
En az 10 yıldır dünya gündemini takip ediyorum, değişmeyen tek bir şey var, bir yerlerde birileri müslümanları ve çocuklarını katlediyor. Başlarda nasıl olur da bir şey yapamayız diye ağladığım geceler olurdu, şimdi maalesef alıştım. Alışmayıp ne yapacaksın?
İşgalci İsrail’in, bir yıldan kısa sürede Gazze’ye attığı bomba sayısı Hiroşima, Londra ve Dresden’e atılan bomba sayısından çok daha fazla.
@usmedorgtr