Polisler, PVSK'ya göre silah kullanıp CMK'ya göre yargılanır, TCK'ya göre memur olduğu için 2 kat ceza alır. Nerden bakarsan bak baştan sona saçmalık!
#polisolmak
Elazığ'da görevdeki bir komiser, trafikte sıkışıklığa sebep olan sürücüyü megafonla uyardı. Ardından sürücünün sigara içtiğini gören komiser, bu konuda da uyarı yaptı. Uyarının ardından sürücünün sigarayı yere atması üzerine komiser söz konusu aracı durdurdu.
Durdurulan kadın sürücü, 'Ben hakimim' diyerek karşılık verdi. Komiser ise kimliğini görmek istedi. Sürücü kimliğinin yanında olmadığını ancak savcının kendisini teyit edeceğini söyleyerek bir savcıyı aradı. Savcı, kadın sürücünün hakim olduğunu teyit etti. Bu esnada taraflar arasında tartışma yaşandı.
Olaydan sonra hakim olan kadın sürücünün şikayetçi olması üzerine Elazığ Valiliği, açılan soruşturma kapsamında komiseri açığa aldı. (Sözcü)
Karaman’da 15 yaşındaki Z.C.’ye tecavüz eden 8 şüpheli “ilişkide rıza olduğu” gerekçesiyle beraat verildi.
Mahkemede kendini ifade edemeyen Z.C.’nin davanın hakimine bir mektup yazdığı ortaya çıktı.
Mektup şöyle:
“Hâkim amca ben yaşadıklarımı utandığım için bir de polisler ve siz bana inanmıyor gibi davrandığınız, alay ettiğiniz için anlatamıyorum. Her erkeğin bana tecavüz edeceğini sanıyor, korkuyorum. Hakimsin bir daha bana bağırma. Beni azarlamayın. 15 yaşında 38 kilo bir kızım. Benim gücüm bu adama yetmez ki karşı koyup onu yeneyim. Polisler de siz de beni suçladınız. ‘Neden karşı koymadın’ diye. Bu adamın benim üç katım kilosu ve gücü var. Bir erkekle benim gücümü nasıl bir tutuyorsunuz. Canlı cenaze gibiydim. Tek düşündüğüm bir an önce ölmekti. İntihar edecektim, beceremedim. Bu son ifademdir. Bana inanmayan dalga geçer gibi davranan aşağılayan mahkemenize gelmeyeceğim. Sizi adalet ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.”
Sayın Mustafa ÇİFTÇİ Bakanım...
Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KOLLUK-DER) olarak, emniyet ve jandarma teşkilatı personelinin çalışma koşullarına ilişkin beklentilere ilişkin önemli bir hususu takdirlerinize sunma zaruretimiz hasıl olmuştur...
Sayın Bakanım...
Malumunuz olduğu üzere, yakın zamanda sağlık çalışanları ile ilgili verilen Anayasa Mahkemesi Kararı 2025/243 ile kamu hizmetinin sürekliliği kapsamında yürütülen nöbet görevlerinin karşılığının ödenmesi gerektiği yönünde önemli bir anayasal değerlendirme yapılmıştır...
Bu karar, nöbet görevinin normal çalışma süresi dışında yürütülen ek bir kamu hizmeti olduğunu ve bu hizmetin karşılığının çalışanlara verilmesinin hukuk devleti ve adalet ilkelerinin bir gereği olduğunu açık şekilde ortaya koymaktadır...
Yine malumunuz lduğu üzere, emniyet teşkilatı personeli de tıpkı sağlık çalışanları gibi kesintisiz kamu hizmeti sunan meslek gruplarından biridir...
Polis memurları ve jandarma personeli 24 saat esasına göre görev yapmakta, hafta sonu, resmi tatil ya da gece gündüz ayrımı olmaksızın nöbet görevleri yerine getirmektedir... Bu nöbetler sırasında personel görev yerinde hazır bulunmakta ve kamu güvenliğinin kesintisiz sağlanması için büyük bir sorumluluk üstlenmektedir...
Ancak fiili durum incelendiğinde emniyet teşkilatı ve jandarma teşkilatı personelinin tuttuğu nöbetlerin karşılığında herhangi bir nöbet tazminatı ödenmemektedir...
Oysa aynı şekilde kesintisiz kamu hizmeti yürüten sağlık çalışanlarının nöbet görevleri için ücret ödenmesi yönünde ortaya konulan anayasal değerlendirme, kolluk personelinin çalışma koşullarının da yeniden ele alınması gerektiğini açıkça göstermektedir...
Nitekim Anayasamızın 10. maddesinde devlet organlarının bütün işlemlerinde eşitlik ilkesine uygun hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır...
Aynı şekilde Anayasaamızın 55. maddesinde çalışanların yaptıkları işin karşılığını adil bir ücret sistemi içerisinde almalarını güvence altına almaktadır...
Sayın Bakanım...
Kamu güvenliğini sağlamak gibi hayati bir görevi yerine getiren emniyet ve jandarma teşkilatı personelinin, normal çalışma sürelerinin dışında tuttukları nöbetlerin karşılıksız bırakılması hem çalışma hayatındaki adalet duygusunu zedelemekte hem de personel arasında eşitsiz bir durum ortaya çıkarmaktadır...
Sayın Bakanım...
Malumunuz olduğu üzere polis memurları ve jandarma personeli, devletin ve milletin güvenliğini sağlamak adına canını ortaya koyarak ve ailesinden, sosyal hayatından ve dinlenme hakkından fedakârlık ederek görev yapmaktadır...
Bu nedenle emniyet ve jandarma teşkilatı personelinin tuttuğu nöbetlerin de sağlık çalışanlarında olduğu gibi normal çalışma süresi dışında yürütülen bir kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi ve bu hizmetin karşılığında nöbet tazminatı ödenmesine yönelik gerekli yasal düzenlemelerin yapılması büyük bir beklenti haline gelmiştir...
KOLLUK-DER olarak inancımız ve beklentimiz odur ki; kamu hizmetinin en zor ve en kritik alanlarından biri olan güvenlik hizmetini yürüten kolluk personelinin emeğinin karşılıksız bırakılmadığı, adalet ve eşitlik ilkelerinin tüm kamu görevlileri için aynı şekilde uygulandığı bir çalışma düzeni hem hukuk devleti ilkesinin hem de kamu vicdanının gereğidir...
Bu kapsamda emniyet ve jandarma teşkilatı personelinin tuttuğu nöbetlerin hukuki statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve nöbet tazminatı ödenmesine yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması hususunu saygıyla bilgilerinize sunarız...
Bu konuda sizden çok ümitliyiz ve büyük beklenti içerisindeyiz...
Saygılarımızla...
Vedat KILIÇEL
Kolluk Kuvvetleri Personeli
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği KOLLUK-DER
@KollukDer
@mustafaciftcitr@TC_icisleri
Devletin subayı bu kadar değersizleştirilemez.
Yaptığı ettiği söylediği bizim için doğrudur.
Hırtlara ezdirirsen askeri polisi sonra sokaklarda çok fenalıklar olur bu HIRTLAR değişmez.
Parası da olsa dayısı da olsa boş.
Hem kızları taciz ediyorlar, hem insanların üzerine araba sürüyorlar hem de korumaya çalışan astsubaya saldırıyorlar. Üstelik astsubay 13 ay hapis yatıp görevden uzaklaştırılıyor.
Duruşması 26 Şubat’ta. Savunma Bakanlığı umarım personeline sahip çıkar.
Bir astsubay, sahilde bir kızı taciz eden kişileri uyardığı sırada yaklaşık 10 kişilik grubun bıçak, pala ve sopalı saldırısına uğradı, kolu kırıldı. Aracıyla ezmeye çalışan kişiyi durdurmak için lastiğe ateş açtığı gerekçesiyle 13 ay hapis yattı ve görevinden uzaklaştırıldı.
Ne yapması gerekiyordu?
Göz göre göre bir tacize susup arkasını mı dönmeliydi?
Bu nasıl bir adalet anlayışıdır?
Sahilde bir kızı taciz eden 4 kişiyi uyaran bir astsubay, 10 kişinin bıçak, pala ve sopalı saldırısına uğruyor; kolu kırılıyor, araçla ezilmeye çalışılıyor...
Canı ve bir genç kızın hayatı tehlikedeyken lastiğe ateş açtığı için 13 ay hapis yatıyor...
Saldırganlar ise serbest bırakılıyor... Üstelik tehditler devam ediyor, görevinden uzaklaştırılıyor...
Bunu hangi vicdan kabul edebilir...
Biz KOLLUK-DER olarak astsubayımızın yanındayız...Bu mağduriyet derhal giderilmelidir...
26 Şubat’taki mahkemede adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Kamu vicdanı ve Kolluk-Der olarak bu dosyanın takipçisi olacağız...
@KollukDer
Maaşlar @PTTKurumsal a verilsin.
Nasılsa her ilde, her ilçede şubesi bankamatigi var....
Hatta promosyon da verilmesin , yeter ki bankalar bizim maaslarımızdan kâr etmesin !!!
#EGMİhaleİptal
Binance yargılanmalı ❗️
Apaçık dolandırıcılık, apaçık mağduriyetlere sebep olma varken, neden hiç kimse hakkını aramıyor ?
Çöküş anında, düşüşü tüm işlemlere takır takır yansıtan Binance alım yapmak isteyince alımları gerçekleştirmedi.
Likitler gerçekleşsin, alımlar gerçekleşmesin. Lan bildiğin mal yerine koydu hepimizi. Apaçık parana çökecek, işlem almana izin vermeyecek. Bizde salak gibi kullanmaya devam edeceğiz ?
Bu borsadaki tüm paramı çektim. Ani bir düşüş veya ani bir yükselişte, mal gibi kitlenip kalmak istemiyorsanız, sizde çekin !