yirmili yaşların ortasında birçok insan içten içe yas tutuyor aslında. çocukluğunun gidişine, eski heyecanlarının kaybına ve hayal kurabilen tarafının sessizliğine.
nerde ne konuşacağını bilen insanlar ve utanan insanlar. gece ve gündüz görebildiğimiz yıldızlara benziyorlar. mizah adı altında eğlence adı altında kaba saba rahatsız edici konuşan insanlar ise bulaşmamaya çalıştığımız çamurlara benziyor. şöyle bir etraflarından yürüyoruz
Abbas Kiyarüstemi'nin dediği gibi “ Çiçek her yerde güzeldir. Bazen yağ tenekesinde, bazen yoğurt kabında, bazende saksıda. Çiçek dalından koparsada defterin arasında. Hatta mezar taşı üstünde…”
Çalıkuşu Feride'nin defalarca altını çizdiğim şu cümlesi:
“Bana hak etmediğim şekilde davranan herkesle kafamda vedalaşıp bir daha bana ulaşamayacakları yerlerde bıraktım.”