Bilgekağan Şarbat, asgari ücret için verdiği mücadelede tutuklandı.
5 Ocak Pazartesi günü adli kontrol ve yurt dışı yasağı şartıyla tahliye edildi.
Şimdi sahalarda, dostlarıyla mücadelesine devam ediyor…
TBMM’de ‘Çerçeve Yasa’ya
#HAYIR diyeceğim..
Çünkü, AKP, Milletimizin İradesini ve Geleceğini Seçim Taktiklerine ve İktidarda Kalma Pazarlıklarına Endekslemiştir.
Türk Demokrasisi, Bir Azınlık Diktasına Maruz Kalmıştır. AKP, Muhalefeti, Sivil Darbelerle Baskılamakta ve CB Adayımız Sn. İmamoğlu’nu ve Yol Arkadaşlarımızı Hapiste Tutmaktadır.
AKP, Türkiye’yi Adaletten, Huzurdan ve Refahtan Fersah Fersah Uzaklaştırmıştır.
Milletimizin özlediği Barış, Huzur ve Kardeşlik Hukuku yerine; AKP’nin İftira, Gizli Tanık ve Rehine Siyaseti Yerleştirilmiştir.
Demokrasimiz ve Toplumsal Barış, AKP Vesayeti Altında Ezilmektedir.
Bu Yüzden, AKP’nin İktidarda Kalmaya Endeksli Çerçeve Yasasına #HAYIR Diyorum..
Milletimiz Büyüktür ve Gerçek Barışı ve Huzuru Hep Birlikte İnşa Edecektir..
#HAYIR
Twitter’da bir kitle var.
Toma üstüne çıktı diye Özgür Özel’i kahraman belleyip “hep arkandayız” diyorlar, ardından Muharrem İnce birkaç nutuk atıyor onun ardına takılıyorlar, yasa teklifini görünce hop diye bir anda Zafer Partili ya da İyi Partili oluveriyorlar ama hiçbir siyasi partide doğru düzgün görev bile almıyorlar. Bunları dikkate alıp siyaset yapanın vay haline.
Son gelişmeler üzerine İyi Parti’ye sempati besleyenlere hatırlatmak isterim: Geçmişi unutuyor muyuz?
Onların yere göğe sığdıramadıkları Menderes ekolü, Tahkikat Komisyonları kurup CHP’yi kapatmaya çalışmaktan, İsmet Paşa’nın önünü barikatlarla kesmekten, ABD emperyalizmine teslim olmaktan başka ne verdi? Menderes zihniyetinin baskılarıyla kurutulmaya çalışılan topraklar, bugün onun izinden giden İyi Parti ile mi nefes alacak? Seçmenin vicdanı bu hafızayı yok sayabilir mi? Sanmam.
Partimizin çerçeve yasaya "evet" demesindeki kaygıları ve "hayır" seslerini ben de taşıyorum, ne de olsa aynı yolun yolcusuyuz. Rızam ve gönlüm her daim “hayır”dan yana. Fakat Saray’ın planını da okumak zorundayız.
İktidar paydaşları; “hayır” diyecek Yeni Parti’yi barış ve demokrasi karşıtı, “evet” diyecek Yeni Parti’yi ise milli hasasiyeti olan seçmene “ihanetçi” göstererek muhalefetten tamamen koparmak istiyor.
Bu bıçaksırtı siyasete ve iplerin iktidar tarafından tutlmasına karşın PKK’ya taviz verilmedi, aksine ana protokoldeki 6. ve 7. maddelerle AYM/AİHM kararlarını uygulatmak ve kayyumları bitirmek için elimize güçlü bir koz geçti.
Kararlı partililer olarak bize düşen, bölünme heveslilerine prim vermeden Yeni Parti’mizde omuz omuza yürümektir.
Birkaç kişinin oyununa gelip bölünecek miyiz, yoksa bu oyunu bozup iktidara mı yürüyeceğiz?
Meclis kürsüsünde ettiğim Milletvekili yemininde;
"Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma" büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içmiştim.
Hayatım boyunca ödün vermediğim ve vermeyeceğim kişisel ilkelerim ve milletimizin bana verdiği temsil etme yetkisi doğrultusunda,
Pazartesi günü yapılacak olan çerçeve yasa oylamasında HAYIR oyu vereceğimi tüm kamuoyunun bilgisine sunarım 🇹🇷
Süreyya Öneş Derici
Yeni Parti Muğla Milletvekili
Sarayın oy hesaplarına ve akçeli pazarlıklara sıkıştırılmış bir yasa halka ancak tüccar siyaseti vaat eder.
Dünyadaki çözüm örneklerinden kopuk, kapalı kapılar ardında yürütülen ve halkın katılımını umursamayan bu anlayış kabul edilemez. Bölgeye yatırım adı altında sermaye aktarma gözüyle bakan mantık, toplumsal eşitliği ve sınıf kardeşliğini inşa edemez.
Gerçek çözüm, seçim kaygısıyla geleceğimizi risk altına alanlar yerine halk kararının özne olduğu bir iktidarla mümkündür.
Millet kararını sandıkta verdi. Üsküdar halkının iradesi gasp edilemez!
30 yıl sonra Üsküdar’ı sosyal belediyecilikle buluşturan Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’ın yanındayız!
Kılıçdaroğlu 21 Mayıs’ta Muhalefet Bakanlığı’na atandığında “Arınıyoruz” demişti. Kendisine katılıyorum.
Tüm CHP örgütü etik bir süzgeçten geçti. Kimileri koltukların, pazarlıkların peşine düşerken kimileri tarihin doğru tarafında iktidar yürüyüşüne katıldı. Evet bu yol; çamurlarla, dikenlerle, yokuşlarla dolu. Düşüyoruz, kalkıyoruz. Üstümüz bu yolda pislenmişse gözleriniz bizi kirli görmüş olabilir, affola ama sizden farklı olarak biz alınıp satılmıyoruz, yılmıyoruz.
Arındık mı? Evet. Biz yeni bir sayfa açarken biraz da bunu istiyorduk. İşbirlikçiler yerine kararlı Halk Partililerle Yeni Parti’mizde yol yürümekten çok mutluyum. Teşekkürler Kılıçdaroğlu.
16 yaşımda, Halkçı Liseliler saflarında bu örgütün kapısından girdiğim günden beri eşit, adil ve özgür bir düzeni kurmak için hep beraber çalıştık.
Yıllarca doğrunun afişini asmaktan haksızlığın barikatını bükmeye, baskı ve aldatmacalara rağmen cezaevi duvarları arkasında direnmeye kadar tüm mücadelemiz sola, emeğe ve dönüştürücü bir halk hareketine olan sarsılmaz inancımızın sonucuydu.
Bugün gelinen noktadaysa iktidar ortakları ve onunla suç ortaklığına girişen butlan ekibinin kirli iş birliği, Türkiye demokrasisi ve partimizin örgüt iradesine açık bir saldırıdır. Yargı sopası ve saray rejimiyle el ele vererek partiyi işgal eden bu anlayış, yargı oyunlarıyla halkın değişim talebini gasp etmekte ve gençliğin emeğini yok saymaktadır.
İktidarın çizdiği sınırlar içinde siyaset yapan, koltuk pazarlıklarına giren bu meşruiyetsiz yapının ne halkla, ne emekle ne de gerçek bir muhalefet anlayışıyla ilgisi kalmıştır.
Oysa bizler siyaseti iktidarla kapalı kapılar arkasında yapılan pazarlıkların yerine sokakta, emeğin ve halkın saflarında yapıyoruz.
Halkçı Liseliler’den Gençlik Kolları’na süregelen ilkelerim ve etik anlayışlarım gereği; işgal altında iktidar güdümüne giren ve meşruiyetini yitiren Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum.
Mücadele, binaların veya koltukların sınırlarına sığmaz. Eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye için yeni mecralarda mücadeleye devam edeceğiz.
Bilge Kağan Şarbat
Gençlik Örgütümüzün Yayın Organı Baskı Dergisi’nden açıklama:
Yeniden Baskı Dergisi olarak, ilkeli yayıncılık anlayışımız ve demokrasiye olan sarsılmaz inancımız gereği bu açıklamayı yapma lüzumu doğmuştur.
Son dönemde sergilenen antidemokratik tutumlar ve halk iradesini vesayet altına alma girişimleri sonucunda, Cumhuriyet Halk Partisi ile olan tüm kurumsal bağlarımızı kopardığımızı beyan ederiz.
Mevcut siyasi yapıların toplumsal talepleri karşılamada duyarsız kaldığı ve muhafazakâr birer statükoya dönüştüğü aşikardır.
Dergimiz, yayın çizgisini bu tıkanmış anlayışlardan uzak, halkın gerçek taleplerini temsil eden, yeni bir siyasi anlayışla ve taze bir iradeyle ortak paydada buluşmayı vazife bilmiştir.
Yayın hayatımız, toplumun değişim arzusunun doğrultusunda, ortaya koymuş olduğu çizgide ilerleyerek devam edecektir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
BİZİM ARKAMIZ KAPI GİBİ OYLARLA SAĞLAMKEN KENDİ KENDİNE İL BAŞKANLIĞI OYNAYANLAR BİZE SÖZ GEÇİREBİLECEĞİNİ SANIYOR.
NE ÜSTÜNÜZE TAKIŞTIRMAYA ÇALIŞTIĞINIZ (bir türlü de olmuyor) UNVANLAR NE DE KORKUYLA TUTUŞUP VERDİĞİNİZ KARARLAR MEŞRUDUR.
MEŞRU OLAN TEPEDEN İNME FALANCA UTANMAZI DEĞİL, SOĞUK BİR ARALIK SOĞUĞUNDA KARAKOL NEZARETİNDE TEREDDÜT BİLE ETMEDEN BANA ÜSTÜNDEKİ PALTOYU VEREN CANER SARITAŞ’TIR!
GERÇEK DAYANIŞMADAN HER ZAMAN KORKTUNUZ, ŞİMDİYSE GERÇEKTEN GÖRÜYOR VE GÜLÜYORUZ Kİ ÖCÜ GİBİ KORKMAYA DEVAM EDECEKSİNİZ!
@canersaritaschp