📢 Internship Opportunity🎇
🌍 Join the European Center for Populism Studies (ECPS)
⁉️Are you passionate about expanding your understanding of democracy, populism, authoritarianism, global politics, and public policy?
🎓 ECPS is seeking motivated and talented interns to join our international team for a six-month remote internship.
📚 As an ECPS intern, you will have the opportunity to:
✍️ Conduct academic research and publish commentaries, essays, and articles
🔍 Explore topics such as populism, democracy, authoritarianism, migration, extremism, climate politics, human rights, and foreign policy
📊 Prepare reports and policy briefs
🎙️ Assist in organizing seminars, panels, conferences, symposiums, and summer schools
📱 Contribute to communication activities, newsletters, and social media outreach
🤝 Engage with academics, policymakers, project experts, and stakeholders from around the world
🌐 Gain valuable experience in a dynamic multicultural environment while expanding your professional network and strengthening your research, writing, organizational, and communication skills.
📅 Duration: 6 months
💻 Location: Remote
⏳ Commitment: Part-time (10 hours per week)
📩 Interested candidates should submit a CV and a one-page cover letter to [email protected] by September 15, 2026.
📕 For more information: 🔗 https://t.co/z0jm2EnoFs
🚀 Take the next step in your academic and professional journey with ECPS!
#ECPS #Internship #InternationalRelations #Populism #Democracy #Authoritarianism #HumanRights #MigrationStudies #ForeignPolicy #ClimatePolitics #AcademicResearch #ThinkTank #YouthInPolitics #GlobalPolitics #ResearchOpportunity #CareerDevelopment
As a foreign minister, you're supposed to make it easier for your citizens to travel abroad.
Instead, the former Turkish foreign minister became part of a visa network that profits from the every obstacle its citizens face to travel abroad.
Quite a career pivot.
Bu derece egosantrik körlüğe köstebeklerde bile rastlanmaz: “Bir yılı aşkın süredir Türkiye’nin en popüler mekanı Silivri, nam-ı diğer “Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu”, yani hapishane!..”
Bir yılı aşkın süredir, öyle mi? Kitabın yazarından utanın bari!
🔴 “Silivri’de” en çok okunan kitap
📌 Belediye başkanları, gazeteciler, çeşitli meslek sahipleri, iş insanlarının tutulduğu Silivri’den yayınlanan kitaplara bir yenisi ekleniyor: Mehmet Altan’dan 'Yüksek Güvenlikli Notlar'...
✍️ Yalçın Doğan'ın yazısı...
https://t.co/HNNqgWMkio
Şimdi bu #Vize yazısı diğerleri kadar tutmayacak. #VfsGlobal bizim nasıl beka sorunumuz oldu? Aslında biz #Avrupa ya zaten vizesiz gidebilirdik. #Vfs Millet Sakarya...
2013 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında başlayan vize muafiyeti diyaloğu ve o meşhur 72 kriter meselesi, aslında ne kadar umutlu bir başlangıca sahipti oysa. O zamanlar "Şu şartları tamamlayalım, biz de Avrupalılar gibi vizesiz gezeriz" diyorduk.
Bugün gelinen noktada ise o 72 kriterin 66'sı tamamlanmış durumda; yüzde 90'ından fazlası bitmiş olmasına rağmen geriye kalan 6 kritik başlık yüzünden bütün serbesti çöpe atılmış. Peki bu 6 başlık ne?
Terörle mücadele mevzuatının AB standartlarına uyumu (Türkiye'nin terör tanımının AB'ninkiyle uyuşmaması), kişisel veri koruma kurumunun tam bağımsız çalışması (yani KVKK'nın gerçekten otonom olup olmadığı), yolsuzlukla mücadele kurumlarının etkinliği, temel haklar ve hukukun üstünlüğü konusunda somut ilerleme, AB ile geri kabul anlaşmasının tüm hükümlerinin uygulanması ve biyometrik pasaportların tam olarak devreye alınması.
Bunların hepsi aslında çözülebilir hatta bazıları çözüldü bile, ama karşılıklı güvensizlik ve siyasi gerilim nedeniyle "tamamlandı" muamelesi görmüyor. İşin tuhaf tarafı şu: Bu 6 kriter tamamlansaydı, bugün Türkiye'deki milyonlarca insan vizesiz Schengen bölgesine seyahat edebilecekti; ne randevu krizi olacaktı ne VFS'in insafına kalmak ne de ret ücretleri derdi.
Yani vize serbestisi kendi içinde çözülebilecek teknik bir mesele olmaktan çıktı, jeopolitik bir rehine haline geldi. Ama asıl can alıcı nokta şu: Bu rehinelikten kim kazanıyor? Bir düşün, vize serbestisi olsaydı VFS Global'ın Türkiye'deki operasyonu çökerdi çünkü vize kalkınca aracı şirkete gerek kalmazdı, Halis Ali Çakmak'ın Gateway imparatorluğu sarsılırdı, sigorta şirketleri darbe yerdi, randevu karaborsası, premium lounge saçmalığı, kurye ücretleri, belge tercüme çeteleri tarihe karışırdı.
Yani vize serbestisinin önündeki en büyük lobi belki de bu "vize endüstrisi"nin ta kendisi. Şimdi bu tabloyu The Visa Empire raporunun rakamlarıyla birleştirelim: 2025'te Schengen başvuru sayısı 1 milyonu aştı, red oranı %14,6, son 10 yılda reddedilen başvuru 1,5 milyon, reddedilen başvurulardan kazanılan ücret ise yaklaşık 17.5 milyar TL. Bu para, başvurusu reddedilen insanların geri alamadı��ı paralar, yani bir hizmet almadan ödedikleri ücretler ve bu paraların büyük kısmı VFS ile onun Türkiye ortağı Gateway'in kasasına gidiyor. Vize serbestisi olsaydı bu 17.5 milyar TL vatandaşın cebinde olurdu, ama "6 kriter" tamamlanmadığı için olmadı.
Peki 6 kriter neden tamamlanmadı? Çünkü tamamlansaydı bu rant kapısı kapanacaktı ve bu rant kapısının arkasında siyasi iktidara yakın iş adamları, vakıflar, sigorta şirketleri ve küresel bir vize tekeli var. Vize serbestisinin önündeki engeller hep "beka" ile açıklandı. "Terörle mücadele kriteri tamamlanamaz çünkü bekamız tehlikeye girer" dendi, "Kişisel veri koruma kurumu bağımsız olursa devletimize darbe vurulur" dendi. Ama işin acı tarafı şu: Tam da bu "beka" söylemleri yüzünden devletin egemenlik hakkı olan vize işlemleri, bir Amerikan özel sermaye şirketi olan Blackstone'a peşkeş çekildi.
VFS Global'ın sahibi Blackstone, yani vize işlemlerini yürüten şirket ABD'li. Devletin sınır güvenliğinin bir parçası, yabancı bir şirketin elinde. Bu nasıl bir beka anlayışıdır abi? Kendi egemenlik yetkini yabancıya devrediyorsun, sonra da "bekamızı koruyoruz" diyorsun. İşte bu yüzden beka, devletin kalıcılığı değil; mevcut iktidarın ve onun iş ortaklarının çıkarlarının sürekliliği olarak tanımlanıyor.
Şimdi düşünelim, diyelim ki sihirli bir şekilde o 6 kriter tamamlandı ve vize serbestisi geldi. O zaman VFS Global'ın Türkiye'deki işi biter, Halis Ali Çakmak'ın Gateway imparatorluğu çöker, sigorta şirketleri batar, randevu karaborsası tarih olur, devlet vize işlemlerini tekrar kendi eline almak zorunda kalır.
Yani devlet, özelleştirdiği egemenlik hakkını geri alır. Peki bu mevcut iktidarın işine gelir mi? Hayır, çünkü bu özelleştirmeden beslenen bir ağ var ve bu ağ iktidarın taşeronu. İktidar düşmese bile bu ağın dağılması, iktidarın içindeki bazı aktörleri zora sokar. Yani vize serbestisi aslında siyasi bir karar değil, ekonomik bir karar ve bu ekonomik kararın önündeki en büyük engel "vize endüstrisi"nin kendisi.
Bu öykü, Sakarya'da düşmanı durdurmakla ilgili değil; bu öykü, devletin kendi egemenlik haklarını nasıl parça parça sattığı, bu satıştan kimlerin beslendiği ve bu beslenme düzeninin nasıl bir "akışkan beka" söylemiyle meşrulaştırıldığı ile ilgili. Özetle: 72 kriterin 66'sı tamamlanmış, geriye kalan 6 kriter yüzünden vize serbestisi yok, bu 6 kriterin tamamlanmamasından doğan rant her yıl milyarlarca lira, bu rantın baş aktörü VFS Global ve onun Türkiye ortağı Gateway, Gateway'in sahibi Halis Ali Çakmak eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve eşinin vakfıyla içli dışlı.
Yani vize serbestisinin olmaması birilerinin işine geliyor ve bu birileri devletin beka söylemini kendi çıkarları için kullanıyor. İşte bu yüzden vize serbestisi hayal olalı beri aslında hepimiz birer rant kurbanı olduk; her reddedilen başvuru, her ödenen ekstra ücret, her randevu çilesi bu kirli ağın bir parçası. Ve biz bu ağı deşifre etmeye devam ettikçe sansürcüler de raporları kapatmaya devam ediyor. Ama biliyoruz ki gerçek asla kapanmaz, sadece biraz daha yüksek sesle anlatılır.
Ne yapsın bu aileler, siz söyleyin, siz?
Hatice Tercan, Çarşamba cezaevinde. Eşi de Çorum cezaevinde. Dört yaşındaki çocukları ise 3 yıl daha annesiz babasız!
@MahinurOzdemir ın umurunda mı? Hayır. "Bana ne onlardan diyor. "Aile" deyince "Fetö'cüler" diyor. Gaddarlık zirvede!
Hergün Ayhan Şengüler adlı pedofili yazıyorum. Bir kişi de çıkıp niye aramızda dolaştığına dair bir açıklama yapamıyor. Artık şüphesiz, devlet koruyor. Niye bir pedofili koruyor?
📢 ECPS Interview
🌍 Rudy de Leon: We’re in a Turbulent Time, Made Even More Turbulent by a Trump Administration That Is Not Strategic
✍️ Interview by Selcuk Gultasli
🚨 In this timely and wide-ranging interview, Rudy de Leon—former US Deputy Secretary of Defense and one of Washington’s most experienced national security practitioners—examines the mounting challenges confronting the liberal international order amid geopolitical rivalry, democratic strain, technological disruption, and strategic uncertainty.
⚠️ De Leon warns that the world is entering a period of profound transition marked by a vacuum of strategic leadership, arguing that “what America says on Monday is not what it says on Thursday.”
📌 The interview explores:
🛡️ NATO and the future of transatlantic security
🇺🇸 The transformation of American global leadership
🇨🇳 China’s rise and US–China competition
🌐 Populism and the weakening of the rules-based order
🤖 Artificial intelligence and the future of work
🚶 Migration, globalization, and demographic change
🤝 The future of alliances and international cooperation
📉 Strategic drift and the risks of geopolitical fragmentation
💬 “The most pressing issue right now is to figure out what the rules are for artificial intelligence and what that means for the nature of work.”
⚡️ A compelling conversation on leadership, global governance, security, democracy, and the future of the international order in an increasingly turbulent world.
📕 Read the interview: 🔗 https://t.co/fGynFq3BsE
#ECPS #RudyDeLeon #USForeignPolicy #TrumpAdministration #NATO #TransatlanticRelations #InternationalOrder #GlobalGovernance #Geopolitics #StrategicLeadership #Democracy #Populism #China #USChinaRelations #ArtificialIntelligence #SecurityStudies #ForeignPolicy #InternationalRelations #DemocraticBacksliding #Authoritarianism #GlobalSecurity #WorldPolitics #StrategicCompetition #LiberalInternationalOrder
Vize İmparatorluğu yazı dizisinin 4 bölümüne dün engel getirilmişti.
Bugün ise yazı dizisinde mercek altına alınan iki şirketin tepe yöneticileri ile araştırmayı yapan @canancoskun un yaptığı söyleşilerden oluşan 5. bölüm vardı.
Yanıt haklarının kullandığı bu bölüme de engel getirilmez diyorduk; yanılmışız.
Yanıt hakkını dahi sansürlediler! Üstelik dünkü engelleme kararlarına ilişkin yaptığımız habere de engel getirdiler.
Bakalım bütün bu süreçleri özetlediğimiz aşağıdaki habere de engel getirecekler mi?
"Pes dedirtecek karar: Vize imparatorluğu dizisinde yanıt haklarına ve engelleme haberine de engel!
https://t.co/j6NaVSsYNW
At the Tom Lantos Human Rights Commission hearing, Serkan Gölge, a NASA scientist and former political prisoner in Turkey, shared how ordinary routines of daily life were used against him as grounds for imprisonment.
#Turkey#HumanRights#RuleOfLaw
Reşat Petek İsmail Kahraman’a teslim etmiş raporu sonra da rapor buharlaştırılıvermiş! Havaya uçuvermiş! Bu olacak bir iş değil. Bakın sayfalarca rapor var. Bakın Sayın Reşat Petek İsmail Kahraman’a raporu sunuyor. Görüyorsunuz Temmuz 2017’de darbe girişiminden 1 yıl sonra Sayın Reşat Petek o dönemin Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a kameralar önünde elimde tuttuğum raporu hani Meclis’in mahzenlerinde kayboldu diyorduk ya mahzenlerden buldum arkadaşlar. Böyle komedi olur mu arkadaşlar!
Vize işleme tekeli VFS ve Türkiye ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız sansürlenen “Vize imparatorluğu” yazı dizisinin arşivlenmiş linklerini paylaştığım tweet’e de biraz önce mahkeme kararıyla erişim engellendi. Gerekçe aynı: “Milli güvenlik ve kamu düzeni”
. @LeventisMG çok güzel bir yazı kaleme almış.
CHP vekillerinin birbirini “FETÖ” cü olmakla suçlaması
bir zavallılık hali.
9,5 yıldır 15 Temmuz’un ve o melun gecenin siyasi uzantılarının ortaya çıkartılması için dişe dokunur hiçbir gayret göstermemiş bu siyasilerin kör dövüşünü eminim iktidar cenahı dahi hayretle izliyordur,
“biz bile bu kadarını beklemiyorduk” diyorlardır.
Devam edin beyler !
Bu akılsız saçmalıklarınıza devam edin.
Tarih hakikati teslim edecek ve herkes o hakikatte hak ettiği yerde olacak.
Öyle çok acı var ki... Öyle çok kasıtla parçaladıkları, yaşanmaz hale getirdikleri hayat var ki... İnsanları idam etmeden de idam edebildiklerini bile izliyoruz.
Lakin yine de hayat devam ediyor. Dayanmak lazım.
🎥 ECPS Interview / VIDEO
🇭🇺 Assoc. Prof. Stefano Bottoni: Today’s Democratic Transition in Hungary Is Even More Challenging Than 1989–1990
✍️ Interview by Selcuk Gultasli
🚨 In this thought-provoking ECPS interview, Associate Professor Stefano Bottoni (@stefanobottoni1, University of Florence), one of the foremost historians of contemporary Hungary, examines the unprecedented challenges facing the country following Viktor Orbán’s electoral defeat and the rise of Péter Magyar.
⚖️ Rejecting simplistic narratives of democratic restoration, Bottoni argues that Hungary is not merely returning to a pre-Orbán order but attempting to “invent a new democracy for the twenty-first century.”
📌 Watch the interview to explore:
👉 Democratic reconstruction after authoritarian backsliding
👉 Institutional capture and state depoliticization
👉 Anti-corruption reforms and accountability
👉 Hungary’s reintegration into the European Union
👉 Civic education and democratic culture
👉 Constitutional patriotism and European belonging
👉 The future of higher education and public research
👉 The long-term challenges of democratic consolidation
🗣️ “You cannot build democracy with a state apparatus forged by an autocratic system.”
🗣️ “Building democratic consciousness takes 15, 20, or even 30 years.”
🗣️ “This is not simply about restoring something. Rather, it is about inventing a new democracy for the twenty-first century.”
🌍 An essential conversation on democratic resilience, post-populist governance, European integration, and the formidable task of rebuilding democracy after prolonged institutional erosion.
🎥 Watch the interview: 🔗 https://t.co/CyRnNcOX5u
📕 Read the interview: 🔗 https://t.co/teQW5dlNwr
#ECPS #StefanoBottoni #Hungary #ViktorOrban #PeterMagyar #Democracy #DemocraticTransition #DemocraticBacksliding #Authoritarianism #Populism #RuleOfLaw #EuropeanUnion #CentralEurope #PoliticalCulture #CivicEducation #ConstitutionalPatriotism #DemocraticResilience
📽️Yine tarihe not düşen bir belgesel röportaj.
🧖♀️Bir kadının başarı hikayesi.
💥15 Temmuz'un ağır koşulları altında babası tarafından dışlanan, cezaevine giren sonra eşi de tutuklanan bir kadın ayakta kalma mücadelesi.
📌Ümmühan Dal:
"Babam polis arabasına binip benim önümü kesti, kendi elleriyle polise teslim etti."
İzlemek için link burada
👇👇👇
https://t.co/egVTYrJRlW