Netanyahu:
“Hak etmediğim bir şeytanlaştırma var. İnsanlar beni tanımıyor.
Kimse beni tanımıyor.”
'Şeytanlaştırma' bir karalama kampanyası değil. Savaş suçlarıyla dolu bir kariyere verilen bir tepki.
Yanlış falan anlaşılmamış,
Aksine şeytanın dünyadaki temsilcidir Netanyahu.
Cüneyt Özdemir:
1997 yılıydı, Mehmet Ali Birand ile birlikte İstanbul Üniversitesi'ne gitmiştik. İBB Başkanı Erdoğan orada öğrencilerin sorularını yanıtlıyordu.
Bir kız öğrenci İngilizce olarak "İleride Başbakan seçilirseniz dünya liderleriyle hangi dilde konuşacaksınız" diye sordu. Erdoğan İngilizce bilmediği için anlamadı. Bir daha sordu aynı soruyu İngilizce.
Erdoğan, Birand'a dönüp "Ne diyor" dedi. Birand tercüme etti. Erdoğan da o dönem "Türkçe" demişti.
Yıl 2026, NATO'nun açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan 32 lidere Türkçe yapıyor.
Biz hafızası çok şey bir toplumuz unutuyoruz bir dönem neler yaşandığını.
Dönemin başbakanının dünya liderlerinin buluştuğu bir yere eşinin başörtüsü var diye alınmadığını ya da;
bir belediye başkanına İngilizce olarak küçümseyerek "Ya sen İngilizce bilmiyorsun günün birinde ne diye hitap edeceksin" diye sorduğunda "Türkçe" dediğinde insanların güldüğünü ve bugün tam da o gün o salonda dediği gibi Türkçe konuştuğunu görünce insan tabi nereden nereye diyor.
Siz, başörtülü olduğu icin Merve Kavakçı'yı TBMM'den kovarsınız
Recep Tayyip Erdoğan onun başörtülü kızını alır, dünyanın en tanınmış tercümanı yapar
Bu da size dert olsun CHP'liler
NATO gündeminde kaybolmaması gereken bir proje….
Gaziantep’te belediye…
690 bin liraya bahçeli ev yapacağını açıkladı.
Yüzde 50’si peşin, kalan tutar aylık 19 bin lira taksitle.
Şehit aileleleri, gaziler ve emekliler için fiyat 590 bin lira.
Yüzde 25’i peşin, kalan tutar aylık 9 bin TL taksitle ödenecek.
Ödeme 24 ay, teslimat 12 ay…
İlk etapta 5 bin konut için başvuru yarın başlıyor.
İlk sene 20 bin bahçeli ev noter huzurunda yapılacak kura ile sahiplerini bulacak.
Bir sonraki hedef 100 bin bağımsız bahçeli ev.
Başvurular yarından itibaren https://t.co/E6tnjq5Nte adresinden veya GBB Konut satış ofisinden yapılabilecek.
(Proje güzel. Dar gelirlinin, emeklinin ucuz konuta ulaşmakta sıkıntı çektiği bir dönemde bahçeli bir ev çok cazip görünüyor.
Bu modelin tüm Türkiye’ye yayılması lazım. Milli Emlak belediyeler işbirliğiyle boş arsalar vatandaşın konut ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Altyapıyı da belediye halledeceği için konut maliyeti düşer.
İnsanımızın ayağı toprağa değer, şehirler güzelleşir.)
المقطع الاكثر حذفًا في تويتر من امبارح
المقطع ده الفيفا بتطارده بحقوق النشر من امبارح وكل اللي بينشره بيتقفله حسابه او المقطع ينحذف
ده باختصار ملخص الاخطاء التحكيمية امبارح وملخص المدعرة اللي عملها الحكم القذر ضد مصر
اتفرجوا بعينكم … ظلم بيّن وسرقة
İsrail hapishanelerinde esir olan Doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin cinayete kurban gitmesine göz yummayalım. Oğlu İlyas Ebu Safiyye’nin yürek yakan çağrısına kuşak verelim:
“Babamın gördüğü işkence sebebiyle yüzü deforme olmuş. 555 gündür medyaya babamı duyurmak için çıkıyorum. Sessizlik babamın işkencesine ortak olmaktır.”
Ekrem İ.: Savunma yapmayacağım.
Hâkim: Bu susma hakkıdır, neden savunma yapmıyorsunuz?
Ekrem İ.: Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim!
Hâkim: CMK 203’e göre şahsı dışarı çıkarın.
2 ihtimal:
1️⃣ Yolun sonu gelince pes etti.
2️⃣ Deliye vurdu, 46’ya oynadı, yediremedi.
1) Dün, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet törenindeki rezalet, utanç vericiydi.❗️
Tören sahnesinde bazı öğrenciler özgür şekilde imamoğlu’nu destekleyen ve hükümeti eleştiren politik dövizler açarlarken ben de “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. (Hud-112)” ayet yazılı pankartımı açtım. Fakat bazı öğrenciler ayetten duydukları rahatsızlıkla, pankartımı fiziksel müdahaleyle indirmeye çalıştılar. Buna güçleri yetmeyince de Sn. Dekan’ımız Yener Ünver’in teşvik ve desteğiyle önümde kortej oluşturup ayetin görünmesini engellemek suretiyle sansür uyguladılar.
Başta Sn. Mesut Hakkı Caşın ve videonun sonunda “işte yeditepe’nin ruhu” diye bağıran Rektör Yardımcımız sn. Sedefhan Oğuz olmak üzere bazı hocalarımız da tüm salonla birlikte bu saygısızlığa maalesef alkışlarla ve kışkırtmalarla destek verdiler.
Sn. Bedrettin Dalan, sahibi olduğunuz @YeditepeUni ‘nin ruhu, rektör yardımcınızın ikrar ettiği gibi, din düşmanlığı mıdır gerçekten ?
Hashtag: #yeditepedeislamofobi
+++👇🏻
Biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihini şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş büyük bir milletiz.
NATO’da kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. #NATOsummit
Ya çıldıracağım ya....
Cidden, aklımı yitireceğim...
Okurken kanım dondu ya !!!
Ya bu kadınlar annelerimiz olabilirdi !!!
Kız kardeşlerimiz olabilirdi !!!
Eşlerimiz olabilirdi !!!
Ey gücü yetenler !!!
Buna nasıl sessiz kalırsınız !!!
#gazzedezulümarşadayandı
SOYKIRIMCILAR DÜNYA KUPASI'NA DA EL ATTI!
Dünya kupasını, Messi’ye, yani Netanyahu’ya vermek için bütün düzeni kurmuşlar.
Arjantin-Mısır maçı dünya kupasında büyük rezilliklerin döndüğü maç olmuş.
Futbolu statta oynarsınız ama birileri başka bir senaryo yazar.
Soykırımcılar futbola da el atmış.
İki soykırımcı için dünyayı, milletleri sattılar.
Ahlaksızlar.
Bakın Mısır teknik direktörü Hossam Hassan (Husam Hasan) ne diyor:
“Söz veriyorum, bir daha dünya kupası maçı izlemeyeceğim. Bu duruma karşı direniş şeklim bu.”
Fatih Erbakan’ın ağladığı Hamaney’in komutanı Kasım Süleymani: "Emevilerin, Abbasilerin ve Osmanlıların TAMAMI yozlaşmış ve sapkındı!"
Osmanlı’ya Sapık diyen 1 milyon Sünni’nin katillerine zırlayan çocuk, Türkiye’de parti lideri ve Sünniler oy veriyor!
Bekâ sorunu bir cehalet.
📌 Bulgar yazar Sophia Proneikos,
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde en etkileyici bulduğu anları paylaştı:
Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor. Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı. Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter.
@Pergament_F
Artık yabancı devlet başkanlarını valsle, dansla karşılayan bir Türkiye yok.
Mehter marşı ve yeniçeri kıyafetleriyle karşılayan bir Türkiye var.
İşte bunlar, 100 yıldır uyutulmaya çalışılan Osmanlı torunlarının ayak sesleri.
Birileri yine kuduracak...
Ülkemizdeki müzmin muhaliflerin yıllarca itibarsızlaştırmaya çalıştığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, NATO Liderler Zirvesi'ne tüm dünyanın övgüyle bahsettiği müthiş bir ev sahipliği yapıyor.
Bu zirve gösteriyor ki; bazılarının hayallerinin bile erişemediği Cumhurbaşkanımızın vizyonu, sadece Türkiye için değil küresel barış için de bir şans.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez NATO zirvesine tek geldi. Sancnez'in eşi, pasaportuna el koyulduğu için Ankara Zirvesi'ne katılamadı.
İsrail'e karşı çıkmanın bedelini ödüyorlar...