Google Maps shows photos and reviews for thousands of places in Gaza that don’t exist anymore. You can scroll through an entire world that Israel destroyed.
ilk gençliğini kıdemli keriz olarak yapmış biri olarak kendim için basit ve de sürdürülebilir bir life hack edindim, herhangi bir ikili ilişkide, herhangi bir beklentide bu benim için yapılır mıydı sorusunun cevabı nah yapılırdı ise o şeyi yapmamayı tercih ediyorum,genç kalıyorum
ayrılıklar ölümle eş değer bence..bir dostu hayattan çıkarmak, bir sevgiliyle yolları ayırmak..yoldan geçen herhangi biriyle bir ihtimal olabilir ama o insanların artık ölüden farkı yok, üstelik gidip ağlayabileceğin bir mezarları bile yok..düşünün hak vereceksiniz
@bittikabla Üstelik korkunç müşteri ilişkileri var. Bir sipariş vermiştim 9 gün kargolamadılar. Kargolamadan iptal eder misiniz dedim hemen ardına kargoladılar. Paketi kabul etmedim geri gönderdim para iadesini kargo ücreti keserek yapmışlar. Asla alışveriş yapılmaz bunlardan
İnsanlar müslüman görünmek istemiyorlar, ve erkekler bunu kolaylıkla başarabiliyor.
Cübbe sarık hariç, sünnet sakal dahi dini bir imaj çizmiyor şuanda, aksine moda olmuş. E toplum içinde bismillah elhamdülillah demeye bile tenezzül etmedikleri bir dönemde olduğumuzdan ne hal hareketleri ne de kıyafetleri ile müslüman kimliğini yaşamıyor çok ciddi bir kesim. Bu rahata erişmek, müslüman olmanın getirdiği baskıdan kurtulmak onlar için erkeklerin hiçbir farzı terk etmesi de gerekmiyor.
Fakat, müslüman bir kadın FARZ ibadeti olan başörtüsünden ödün vermedikçe her türlü o ikinci sınıf muameleyi görüyor.
Siyasi görüşü, eğitim seviyesi, entelektüelitesi, okuduğu bölümü hatta ismine kadar önyargılarla dolu bir yaşam sürüyor. İşe alım sırasında başörtü görülünce cv'ye bakılmadan eleniyorsun zaten.. Yaşıtı erkekler tarafından abla/bacım/teyze denilerek tanışmaya dahi adım atılmadan direkt önü kapatılıyor aşk hayatının.
Yurtdışındayken nasıl bir ruh halinde olursa olsun islamı temsil ettiği için her daim tebessüm takınması, hiçbir şeye aşırı tepki vermemesi gerekiyor zaten.. İslamafobinin bütün pis laflarını yiyecek, kimliği açıktan müslüman bir sen oluyorsun çünkü.
Yetmiyor yurtiçinde din kardeşlerinden de onu her konuda yetersiz ve yanlış olmakla itham edenler, tesettüründen verdiği en ufak tavize, örneğin makyaj yapmasına, pantolon giymesine ya da feminen hissettirdiği en ufak harekete dahi fahişe/mossad ajanı diyenler oluyor. Bir kesim de gelmiş islamda başörtüsü yok diyerek senin dişini canına takarak korumaya çalıştığın başörtünün boşuna olduğunu söyleyip çıkartman için manipüle ediyor...
Bu hengamenin içinde onca zorbalığa rağmen yine de müslüman kimliğini taşımayı seçen o kadınlara gelip de burada laf söylettirmeyiz.
Müslüman mütesettir kadınları o kokulu ağzınıza sakız etmişsiniz.
Yok öyle dünya.
Her türlü hayatını zorlaştıralım, "olması gerektiği şekilde" başörtü takmadığı için iffetine dahi dil uzatalım ama günün sonunda iş kendi nefsi arzularımıza gelince de gidip tamamen tesettürsüz birini tercih edelim. Haram policelik taslayıp saydığımız lafların hiçbirini taşımayan bir kızla evlenelim :) Neden, çünkü gönül bu kayabilirmişmiş. Bak sen şu çifte standartlıkçığa.
Her erkek aynı değil elbette, asla ümmetimin dindar erkeğine laf söylettirmem de.
Yine de bu anlattıklarımı yalnızca farz olmamasına rağmen cübbe sarıklı mütesettir erkekler (azınlık) ve sunroof dahi olsa mütesettir kızlar tam anlamıyla anlayabilir, biliyorum. Zira dışarıdan bakılınca suretinde Islam bulunanlar yalnızca bizleriz.
Yine de dillendirmek istedim. Bizden olmayana, bizimle aynı dertleri baskıları dışlanmışlıkları yaşamayanlara gerçekten anlatamayız.
Kimsenin umrunda da değiliz, biliyoruz.
Keyfini bizim dertlerimizle bozmasınlar şimdi canımsular.
Bu hediye silahlar üzerinden ‘hukuk devleti’ hikayesi anlatmanın trajikomikliğinden biraz daha bahsedeceğim.
Dünya değişti, hâlâ ‘Batı standartları’ övülüyor.
Batı’nın ‘idealize’ ettiğiniz hukuk devleti Gazze’de İsrail eliyle gömüldü, gitti. Her Batı ülkesinin özel yasaları var. İnsan hakları ihlalleri karşısında silah ticaretini kısıtlayan, yaptırımları zorunlu kılan. Farklı farklı yasalar. Bugün övülen çoğu ülke, kendi halklarının itirazlarına rağmen bu yasaları uygulamadı. Açıkça bu yasaları çiğnedi. Hukuk devleti, kurallar, en temel ilkeler İsrail uğruna askıya alındı.
Batı’nın bu rezaleti saklaması için kullandığı şey sizin de oltasına takıldığınız bir performanstan ibaret.
Gazzeli bebeklerin üzerine atılan bombalar, bebekleri katleden askerlerin giydiği kıyafetler gümrüklerden rahatça geçiyor; ama hukuk kuralları resmi hediye bir tabanca gümrüğe gelince mi hatırlanıyor? İşe bisikletle giden başbakanı alkışlıyorsunuz, fakat başbakan ofisine girer girmez hangi Filistin eyleminin polis zoruyla dağıtıldığının briefing’ini alıyor.
Arka planda her türlü hukuksuzluk, reel politika dönerken; sahne önünde kusursuz bir performans. Bunu alkışlamak için saf bir seyirci olmak yada 2010’da düzenlenen bir rooftop partisinde takılı kalmak gerekiyor sanırım.
Batı bu değerleri hep iki yüzlü savunuyordu. Ama şimdi Trump sayesinde çok daha sahici çok daha net gözümüzün önünde.
Hukuk devleti, anayasal demokrasi, sınırlı bir siyasi güç; ortak yaşam için elimizdeki en iyi seçenek. Batı’nın bu rezaletini bu değerlere bir tekme de Doğu’dan vurmak isteyenlerin yağmacılığı da en az Batı kadar rezil. Fakat bu çağda, Gazze’den sonra hukuku Batı’dan beklemek büyük saflık.
Bu topraklara hukuk ve demokrasi gelecekse Batı’ya rağmen gelecek. Batılıları memnun edince değil, kendi halkımızı ikna edince gelecek. Bunu öğrenemeyenlerin hiçbir şansı yok.
Kamusal alanda tiyatro oynamaya gerek yok. NATO bir çevre veya insan hakları örgütü değil. NATO’ya ‘daha estetik olun’ eleştirisi tuhaf. Kendinizi kandırmaya devam etmek için uyutulmayı talep etmek gibi şey. NATO’yu savunanların da NATO’ya karşı olup hapse girmek pahasına bunu haykıranların (bunların cesareti de var, sizin yok) da bir davası, ideolojisi var.
Fakat “bizi uyandırmayın, çiçekli uçaklarla bombalayın, estetiği bozmayın” bir duruş değil. Herkes uyandı artık. Kanada Başbakanı Carney’nin ‘günaydın’ itirafı bile yetmediyse diyecek bir şey yok tabii.
Geçmiş olsun.