Yorgunluğu meşguliyet ile döverek bünyeye farkındasızlık yaratacağım bir gün daha, abiliğin çilesi; gülüyorsa kardeşi yüzündeki teşekkür ile çekilir olur.
tatile girerken yakalanan gribal enfeksiyon üzerine zaman akışında yine genelin yatak odasına kadar kendini gösterme hali bir yandan leblebi enflasyonu ve bu aralıkta badana yapmak zorunda kaldığım bir dayatma, yıldım.
@hamsicoo görmeden sevilen yegane varlık alenen belliyken, görücü usulü benim nazarımda çok farklı bir anlama evriliyor da neyse konumuz bu değil... yine de elden ziyade benden görmeyi tercih ederdim.
süreklilik ve mecburiyetin bünyede yarattığı hayata karşı keyifsizlik hali bir yandan da toksik gıdalar yeme bağımlılığımı tetiklemiş oldu. ya hür oluruz ya da gürbüz derken xl kalıbı çarpar olduk.
Nejat İşler:
"Zevklerim vardı. Zevkin gitti ya, hayattan zevk alma işi gitti; biz bayağı bildiğin karıncaya döndük yani.
İşe git, işten gel. İşe git, işten gel. Bu. Başka bir şey yok.
Hayatta şey olmaya başladı işte yani; karşına çıkan ilanlar ve rakamlar. İşte şuradaki reyonunda indirim var, buradakinde bilmem ne var.
Buna insanlar dahil bu arada. Sevgilin de dahil, annen baban bile dahil. Yani herkes bir şeyinde, hayatında bir konfor istemeye başladı.
Hani hep mutlu olalım, hani hiç üzülmeyelim, hiç acı çekmeyelim. Aman ya, niye acı çekeceğiz? Hop, buradan, arka sokaktan devam. Hep o yani...
Dekora, biz dekor yaşıyoruz. Dekorda yaşıyoruz aslında şu anda. Hayatta değil.
Bir dekor var böyle, işte Truman Show'daki gibi yani. O dekorun içinde yaşıyoruz aslında şu anda.
Dışarı çık. Şuradan dışarı çık, kapının karşısına geç, bir tane kafe var orada. Otur orada, anlarsın zaten.
Çok da sosyalleşiyorsun aynı zamanda ama karıncalarla sosyalleşiyorsun. Hiçbir zevki olmayan karıncalarla, hiçbir özelliği olmayan karıncalarla.