when kierkegaard said ''neyi seçersen seç pişman olursun. çünkü sorun tercihlerinde değil, yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. insan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. bu yüzden mesele en doğru seçimi yapmak değil, hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir.'' and i really felt that
"ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı
sana son mektubumu
dört nala heceleyen
ayağı kırık bir at getirecek
beni unut artık
atı da vurman gerekecek"
Carl Jung "İyileşme diye bir şey yoktur. Sadece bırakmak vardır." derken şaka yapmıyordu.
Bizler genellikle iyileşmeyi, kırılan bir eşyayı yapıştırmak ya da hiç yara almamışız gibi eski ve kusursuz halimize dönmek sanırız. Oysa insan ruhu bir porselen vazo gibi işlemez; yaşanan bir acıyı, hayal kırıklığını ya da kaybı hiç olmamış gibi geriye sarmak imkânsızdır. Jung'un işaret ettiği yer tam olarak burasıdır: Dönüşüm, geçmişi tamir etmeye çalışarak değil, onu serbest bırakarak başlar.
Bırakmak Aslında Ne Anlama Gelir?
Geçmişle Savaşmayı Kesmek: Olup biteni değiştiremeyeceğimiz gerçeğiyle yüzleşip, zihinde o anları defalarca baştan yazmaya çalışmayı sonlandırmaktır.
Kurban Rolünden Çıkmak: Kendimizi sadece başımıza gelen haksızlıkların veya acıların bir toplamı olarak tanımlamayı terk etmektir.
Gölgeyi Kabullenmek: Jungian psikolojideki "gölge", yani reddettiğimiz ve kabullenmekte zorlandığımız kırılgan yanlarımızla sürekli kavga etmek yerine, onların varlığına alan açmaktır.
İnsan doğası gereği tutunmaya programlıdır. Zihin, tanıdık olan acıyı bilinmeyen bir özgürlüğe tercih eder; çünkü acı bile olsa bildiğimiz şey bize bir güvenlik hissi verir. Ancak bir yükü taşımaya devam ettiğimiz sürece adımlarımızı hafifletemeyiz. Bırakmak bir vazgeçiş ya da yenilgi değildir; aksine, artık bize hizmet etmeyen ağır yükleri sırttan indirip yola devam edebilme cesaretidir.
Hayatımızdaki en büyük yorgunlukların sebebi, başımıza gelenler değil de artık geride kalması gereken şeylere hâlâ sıkı sıkıya tutunma çabamız olabilir mi?
İnsanlar ne kadar kötü. Sakin sakin yaşamaya çalışma çabanızı illaki baltalıyorlar. İlla diş göstermenizi, illa sizin de zarar verebilir biri olduğunuzu ispatlamanızı istiyorlar. Kardeşim ben senin gibi pislik olmadan yaşamaya çalışıyorum neden bırakmıyorsun?
bazen gun ıcınde aklıma ortaokulda onedio testi cozerken denk geldigim “libidon ne kadar yuksek” testini anlamadigim icin babama libidonun ne demek oldugunu sormam gelir ve gunum mahvolur