AKP seçmeni zannediyor ki; bu kadar insan, Ekrem İmamoğlu yargılandığı için sokakta.
Hayır.
Depremzedelere parayla çadır satan Kızılay Başkanını yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi şirketinden, kendi bakanlığına, fahiş fiyata dezenfektan satan Ticaret Bakanı’nı yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi parti yöneticinizin “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek’i yargılamadığınız için sokaktayız.
Muhaliflere ‘terörist’ yaftası vururken, bebek katilini Gazi Meclis’e davet ettiğiniz için sokaktayız.
Foyalarınızı ortaya çıkartan gazetecileri hapse tıkarken, ekranlarda iftira üstüne iftira atan, hakaret üstüne hakaret eden maymunları mükafatlandırdığınız için sokaktayız.
Sarıklı, cübbeli amirali jet hızıyla emekli ederken Cumhuriyet’e bağlılık yemini eden teğmenleri ihraç ettiğiniz için sokaktayız.
Vatandaşın belini ek vergilerle bükerken 5 müteahhitinizin milyarlarca liralık vergi borcunu affettiğiniz için sokaktayız.
Yüzlerce suç kaydı bulunan çete üyeleri elini kolunu sallayarak dolaşırken Ümit Özdağ’ı tutukladığınız için sokaktayız.
Evimizde oturken yazıp çizerek, video çekerek de derdimizi anlatmaya çalıştık ama duymadınız.
Sesimizi duyun diye sokaktayız.
Beylikdüzü Barış mah Sakarya sok ondaki bu logar kapağı tehlike arz ediyor. Araçların motorların tekerlekleri giriyor.. son derece acil.mudahale gerektiriyor @beylikduzubeltr
İş markalara kaldıysa işimiz ülkece çok zor çok.
İsrail’in en büyük destekçisi kim ?
Amerika.
En büyük işbirlikçisi kim ?
Amerika.
Şu anda bu twiti attığım telefon markası ya da protestocuların elindeki telefon markası Amerika’nın.
Geçtiğimiz günlerde bi araştırma gördüm.
Spor ayakkabısından TV ye
evdeki banyo musluğundan ,
bazı ürünlere kadar
Toplam 130 bin ürün ya da araç gereç’in sahibi Amerika.
Öyleyse yaşamayalım.
İsrail’i her anlamda protesto edelim. Tamam.
Ama böyle mi?
Elimden geldiğince 25 yıldır Filistin şarkısı söylerim konserlerde.
Ve hem seküler hem de muhafazakar kesim kalben duyguyla destekler.
Şimdi bu görüntüler Filistin davasına destek verir mi? Vermez.
Toplumu ayrıştırarak yapılan her eylem Filistin davasına zarar verir.
Daha büyük çok daha büyük eylemler olmalı.
Mesela.
1) Brüksel’deki NATO’nun merkezinde Türkiye’nin onayıyla İsrail’in artık daimi ofisi var. İsrail’in soykırımına arka çıkan NATO’nun Türkiye topraklarında bulunan üsleri protesto edilebilir.
Haydi hemen!!!!!
2) Kürecik’te ABD’nin talebiyle NATO güvenliği için yeniden aktifleştirilen radar üssünün ABD aracılığıyla İsrail’e istihbarat sağlamadığını kim iddia edebilir?
Haydi hemen !!!!
3) Filistin’e destek gerekçesi ile ayrıştırıcı sloganlar bir yandan laiklik ile ilgili kaygıları arttırırken diğer yandan İsrail’e askeri/istihbarat desteği veren ABD kontrolündeki üsleri protesto etmek yerine boykot pratiğini de aşacak şekilde vatandaşlara ve işletmelere saldırmak başka bir amaca hizmet etmektedir.
Bu da ülkece ayrıştığımız nokta olur ki davaya gerçek zarar verir.
Kimseyi laik yapamayacağınız gibi şeriatçı da yapamazsınız.
Boykotu ayrım yapmadan 130 bin ürün için yapabiliyor muyuz ?? İmkansız.
O zaman çok daha büyük eylemler lazım.
Bu arkadaşlar böyle büyük geniş ve pratiği daha gerçekçi eylemler yapsınlar ben de gitarımla geleyim.
Ama bu aşağıda görüntüleri bulunan eylem sadece ve sadece zarar veren faşist bir eylem olarak kalır.
Filistin sadece sizin davanız değil!!!!
Hepimizin davası!!
Düşüncelerime katılmayanlar olabilir.
Katılmayanlar hemen hakarete de başlayabilir.
Olabilir burası Twitter.
Ama bu benim fikrim.
Karşı çıkan hakaret ya da aşağılama yerine “Fikrine katılmıyorum çünkü ..” diye başlayan cümle kurarsa bu ülkede birbirimize tahammül etmenin gerçek bir demokrasi olduğuna inanmamız lazım.
Diyarbakır'da Starbucks ve Burger King'i basan bu vandalları polis derhal gözaltına almalı!
Bu da bir terördür! Halka korku salıp, huzur bozuyorlar. Bu şahıslar hakkında "terörden" işlem yapılmalı!
YETER ARTIK!
Ezgi’nin başına kötü bir şey gelmeden bu durumu paylaşmak istiyorum. Boşandığı eşi tarafından sürekli olarak şiddete maruz kalıyor ve maalesef kimse onun sesini duymuyor. Yetkililer, onun sesini ancak hayatını kaybettikten sonra mı duyacaklar? Çocuklarının önünde şiddet gören bir anne ve boğazına bıçak dayamış bir saldırgan… Olayın tüm detaylarını sizlere aktarıyorum.
Bursa'da, otomobilde 15 yaşındaki kızına cinsel istismarda bulunurken suçüstü yakalanıp tutuklandıktan sonra kızı ifade değiştirince tahliye olan Gökmen K. isimli erkek, 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında açılan davanın ilk duruşmasında yeniden tutuklandı.
İstismara uğrayan kızın ifadesi:
"Babam, 'Ben başka kadına gideceğim' diyerek bana baskı yapıyordu. Ailemin dağılmasından korktuğum için onun oral yol ile ilişki teklifini kabul ettim. Daha önceden beni otomobil ile boş tarlaya getiriyordu. Sonunda yakalandık."
Emin Çapa, canlı yayında sinirlerine hakim olamadı:
“Bu dünyaya katiller, tecavüzcüler, caniler hepiniz sığıyor, sokak hayvanları mı sığmıyor? Bu dünya size ait değil.”
Sokak hayvanları son derece hassas bir konu. İşin ucunda öldürülecek binlerce hissedebilen canlıdan söz ediyoruz.
Yeni yasa kötü niyetli insanları gaza getirdi. Urla Gülbahçe’de 20’ye yakın köpek zehirlendi, acı içinde can verdi
Basına sızan yasa tasarısı da korkunç
Devleti masum canlıları öldürme makinesi haline getirmek kimseye huzur getirmez, getirmeyecek
Eski Çin’de idam mahkûmlarının son gecelerini hep birlikte neşe içinde geçirmelerine izin verilirmiş. Mahkûmlar, cellât da aralarında olmak üzere, hep birlikte sabaha kadar şarkılar söyler, en sevdikleri yemekleri yer ve pirinç rakısı kadehlerini peş peşe yuvarlayıp mutlu olurlarmış. Kural gün doğmadan mahkumların öldürülmeleri, fakat mutlu ölmeleriymiş.
Yine böyle bir infaz ayininde mahkûmlar, sabahın ilk ışıklarına kadar pek güzel eğlenmişler, şarkılar söyleyerek yiyip içmişler. Derken güneşin ilk ışıkları dağların arasından görünmüş.
Mahkûmlardan biri, cellâda sormuş: “Bizi neden öldürmedin, gün doğuyor?”
Cellât; Öldürdüm demiş.
Mahkum; Fakat kellelerimiz yerli yerinde duruyor” demiş.
Cellat; Size öyle geliyor, demiş ve palasına bulaşan kanı göstererek devam etmiş. Sizin başınızı öyle ince bir kılıçla öyle hızlı kestim ki öldüğünüzden haberiniz yok. Ayağa kalktığın anda kellen kucağına düşecek demiş.
Ve ayağa kalkan her mahkumun kellesi düşmüş.
Kelleniz çoktan gitmiş olabilir ve siz bunu henüz fark etmemiş olabilirsiniz. Bir şey olmuş, ama siz olan şeyi henüz idrak edemediğiniz için olmamış gibi davranıyor olabilirsiniz. Ve kellenizin hâlâ yerinde olduğunu sanıyor olabilirsiniz.
Gerçeği anlamanız için ayağa kalkmanız gerekiyor..
13 milyon savaş kaçkını Suriyeli, Afgan ve Pakistan'lı 30 milyon olduğunda.
Eşiniz ve çocuklarınızla el ele bile sokağa çıkamadığınızda.
Yüzlerce milyar dolarlık bütçe açığı ve israfın faturası önünüze zam fırtınası olarak geldiğinde, aslında çoktan öldüğünüzü anlayacaksınız.
ok