Kürt halkına haksızlık yapıldığını söyleyen kadın:
• Bakın ben tam tamına 9 tane Doğu şehri gezdim.
• 9 tane hiç bilmediğim bir şehre gidip hiç tanımadığım insanların evlerinde kaldım.
• Ve bu insanlar hiç tereddüt etmeden beni evlerine aldılar.
• En güzel yemekleri yaptılar, en güzel odalarında, en temiz çarşafları, nevresimleri sererek beni uyuttular.
• Beni kendi emanetleri olarak gördüler.
• Anneleri anne, babaları baba oldu, abileri abi, tüm kız kardeşlerimle bana kardeşlik yaptılar, yol gösterdiler.
• Her yeri gezdirdiler bana.
• Çok güzel misafirperverlik ettiler.
• Ve hiçbiri gerçekten beni tanımıyorken bunları yaptılar.
• Ve ben bir Türk'üm.
• Türk olarak oraya gittim ve beni emanetleri olarak gördüler.
• Benim kendi ailemin bana vermediği sevgi ve şefkati onlar bana verdiler.
• Şimdi neden bunları anlatıyorum size?
• Çünkü bu insanlar Türk'ü, Kürt'ü demeden, Laz'ı, Çerkez'i demeden, içten bir şekilde, hiçbir çıkar gözetmeksizin sahip çıkan ve değer kıymet veren insanlar.
• Türk'ü de, Kürt'ü de, Çerkez'i, Laz'ı da kardeşi olarak gören insanlar.
• Bir insanı memleketi, dili ya da etnik kimliği yüzünden taşlanması, saldırıya uğraması kabul edilebilir bir şey değildir.
• Bugün sırf Kürt olduğu için hedef alınarak bu muameleye maruz kalan insanlara yapılan muamele hepimizin vicdanını ilgilendiriyor.
• Mesele toprak, millet diyorsunuz, kendi memleketlerinizden kovuyorsunuz.
• Ama sırf bu topraklar için, bu ülke için canı pahasına askerlik yapan, astsubaylık, subaylık yapan binlerce Kürt insanı var.
• Kürt olup hâlâ bu ülke için canı pahasına mücadele eden yiğitler var.
• Bugün bir Kürde yapılan haksızlık beni ilgilendirmez derseniz, yarın başınıza gelebilecek herhangi bir haksızlıkta kimsenin sizi savunmasını beklemeyin.
Pankartı indirmeye çalıştılar ama farkında olmadan onu çok daha fazla insana ulaştırdılar. Eğer engellemeye kalkmasalardı, pankartı sadece oradakiler görecekti. Bu kez şerdeki hayrı görmek hiç de zor olmadı.