Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
Sizce;
KYK yurdunda tadilat yapan işçilerin kızların çantalarına prezervatif bırakması
RTÜK ün ceza kestigi diziler yüzünden mi? Yoksa,
WhatsApp grubu kuran pilotların, beraber oldukları hostesleri birbirlerine bildirmesi
Manifest grubu yüzünden mi?Yoksa
Kuryenin sipariş götürdüğü kadının evine girmeye kalkışması
Mabel Matiz'in şarkısı yüzünden mi?
Hiç ama hiç sanmam.