And I never dreamed that I'd lose somebody like you
And I never dreamed that I'd lose somebody like you
Söylediğimiz şarkılar ve sözler aslında ne kadar da önemliymiş şimdi anladım aslında romantik sandığımız şey birbirimize engelmiş…
Hayattaki en büyük yaşam derslerinden biri:
Artık kimsenin gitmesinden korkmamak. Gideni durdurmamak.
Kendini bulan ruh,
Yalnız kalmamak adına artık katlanmayı seçmez.
Venüs Yengeç'te.
Satürn karşı köşede konumlanmış, elinde eski kayıtlarla bir muhasebe yapıyor.
Bu gökyüzünde aşk kolayca filizlenmez. Bu gökyüzünde aşk, sorumluluklarının bedelini öder.
Kim kimi ne kadar sevmiş? Kim neyi eksik bırakmış? Kim hangi gece gerçeği saklamış? Kim hangi korkunun ardına sığınmış?
Satürn tüm bunları tek tek gündeme getirir.
Bazı insanlar bu üç gün içinde terk edilmeyecek. Ancak terk edilmiş gibi hissedebilir.
Çünkü en ağır yalnızlık, bir insanın gitmesi değildir. Yanınızda duran birinin size ulaşamamasıdır.
Telefonlar sessizleşebilir. Yataklar daha geniş ve boş hissedilebilir. Aynalar daha sert bir yüzleşme sunabilir.
İnsan, kendi yüzüne bakıp kendisini dahi sevilmeye değer görmeyebilir.
İşte Satürn tam bu noktada devreye girer.
Bir bıçak gibi değil.
Paslanmış bir demir gibi.
Yavaş yavaş etkisini gösterir.
Yavaş yavaş hatırlatır.
Her yara sevgi eksikliğinden kaynaklanmaz. Bazıları, kişinin kendisini değersiz görmesinden doğar.
Bu açı, biraz da bunun bedelini hatırlatır.
Yanlış insanlara duyulan sadakatin. Hak etmeyenlere verilen emeğin. Başkalarını kurtarmaya çalışırken kişinin kendisini tüketmesinin.
Gökyüzü bazen ödüller dağıtmaz.
Bazen yalnızca hesapları önünüze koyar.
Ve bazı geceler insan şu gerçeği öğrenir:
Kalbini kıran şey aşk değildir.
Aşk uğruna görmezden geldiğin gerçeklerdir
Japonca bir atasözü vardır ki der ki:
"Eğer her şeyi kaybedecekmiş gibi hissediyorsan, şunu hatırla: Ağaçlar her yıl yapraklarını döker, yine de dimdik dururlar, daha iyi günlerin gelmesini beklerler."