Zihnim terk edilmiş gösterişli bir konak gibi; yorgun, sırlarla dolu, karanlık, ketum. Hayaletleriyle bir dargın, bir barışık. Ruhum tam çiçek açacakken don yemiş bahar gibi; kırgın, üzgün, umutlu lâkin temkinli. Hem inançlı hem inancı kırılmış. Kalbim; gürültülü ve sessiz...
"Nasıl bir düştür ki insan? Nasıl bir yenilik, başkalık, ne tür bir canavar, nasıl bir karmaşa; ne tür bir paradox abidesi, nasıl bir ifrat! Her şeyin embesil yargıcı; hem belirsizlik, gaflet çukuru, hem gerçeğin hükümdarı; hem ıskartası hem de şanı evrenin."
"6 ay önce ki bir ölümden şikayetçiyim çünkü bu bir ihlâldi. Ölüm bireysellikten çıkıp, yaşayan birinin; ömrünün, ruhunun, neşesinin, kalbinin de yarısını götürdü. Bunu yapma yetkisi var mı? Tanrıyla konuşmalıyım."
"Günümüzde "Sakin ol" ifadesi müstehcen bir laftır. Biri size "Sakin ol" dediğinde, yakınınızdaki sert bir cismi sol elinizle sıkıca kavrayın ve sakinleşebileceğiniz bir açı ve kuvvetle onun kafasına doğru fırlatın..."