Cüneyt Özdemir:
Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderleri karşıladığı görüntüleri görünce benim aklıma 2004 NATO Zirvesi geldi, o da Türkiye'deydi.
Ahmet Necdet Sezer ve eşi o dönem yine liderleri ağırlıyorlardı ama çok ilginç bir detay vardı, nereden nereye dedim
Deniz Uras:
Sayın Erdoğan o zirveye tek katılmıştı çünkü o dönem bambaşka bir Türkiye vardı. Başörtüsü devlet nezdinde hala bir tabuydu ve Sezer bu tür resepsiyonları AK Partili vekillerin eşleri başörtülüyse onları davet etmiyordu.
Sayın Erdoğan o dönem eşi başörtülü olduğu için tek katılmıştı.
Cüneyt Özdemir:
Başbakan'ın eşi liderler zirvesine katılamıyordu. Rezalete bakar mısınız? Neler neler yaşadık, nereden nereye geldik.
Deniz Uras:
Sadece o resepsiyon özelinde değil 29 Ekim resepsiyonlarına falan hiçbir resepsiyona dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan davet edilmiyordu.
Genelkurmay Başkanı basın toplantıları falan düzenliyordu. Bazı şeylere de kolay gelinmedi.
Bu ayıplar tarihin bir bölümünde kaldı.
Bu islam düşmanı yılan yavruları fişlenmeliler ve devlet kurumlarından ömür boyu uzak tutulmalılar.
Düşmanlarımızla bir arada yaşadığımızı bir an bile aklımızdan çıkarmamalıyız.
@yusufbinyahya Bir tarafta evvelinde haberdar olmadıkları nimetin kıymeti biliniyor, bir tarafta sayesinde en şerefli günlerini yaşadıkları nimetin nankörü olunuyor. Allah nimete nankörlük edenleri sevmez ve nimeti onlardan alıverir, kıymetini bilene verir ve şeref kazandırır..
Ahmet Hakan:
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanetegeldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada: Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda sınırsız mizah nutukları atıyoruz. Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
Amerikayı Türkler keşfetmiş olsaydı kıtada 10 milyon Türk, 100 milyon da kızılderili olur, kızılderililer kendi dillerini konuşup Türkçe bilmezdi. Onların torunları da "zalim Türkler bizi sömürgeleştirdi" diye masal anlatırlardı