Maden katliamlarına karşı Ankara'da Madenci Anıtı önünde toplandık. Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Açıklamamızın tamamı:
Soma’da meydana gelen göçükte 5 işçinin hayatını kaybetmesinin ardından, dün de Zonguldak’ta ruhsatsız olarak çalıştırılan bir maden ocağında 1 işçi hayatını kaybetti.
İktidar ve patronlar tarafından “kaza”, “fıtrat” olarak adlandırılan bu ölümler açıkça cinayettir. Emekçiler gün geçtikçe daha zor koşullarda, daha düşük ücretlerle çalışırken bu düzende paylarına daha fazla açlık, daha fazla yoksulluk ve daha fazla ölüm düşmektedir.
Soma’da meydana gelen göçükte bir kez daha görüldüğü üzere, patronlar gücünü iktidardan alıyor. Maden ocağını işleten İmbat Madencilik şirketinde daha önce de iş cinayetleri yaşanmasına rağmen madencilik faaliyetlerine devam edilmiş, bununla da yetinilmeyerek kamu kaynaklarından yararlanılarak 2,5 milyar TL’lik avantaj sağlanmıştır. Şirket hakkında zamanında verilen gensorular ise iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir.
Soma’da 301 madencinin katledildiği facianın ardından dahi gerekli önlemleri almayan, işçilerin ağır ve güvencesiz koşullarda çalışmasına göz yuman, patronları her koşulda koruyan ve ülkemizin kaynaklarını yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çeken AKP iktidarı, bu ölümlerin birinci derecede sorumlusudur.
Yıllardır ülkemiz kaynaklarının talan edilmesinin önünü açan, her fırsatta işçi grevlerini yasaklayan, işçileri örgütsüzlüğe iten, patronların kuralsızca hareket etmesine imkân sağlayan iktidar, ülkedeki her şeyin olduğu gibi işçi ölümlerinin de sorumlusudur.
İngiliz Mehmet eliyle işçilerin kazanılmış tüm haklarına saldıran, emekçileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm ederken borsa manipülasyonlarıyla bakanlarını ve aile yakınlarını zengin eden iktidar, emekçilerin yoksullaşmasının sorumlusudur.
Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gösterisinin içeriği gerekçe gösterilerek 88 gündür hukuksuzca içeride tutulan Deniz Göktaş ile ilgili ilk duruşma bugün görüldü ve Göktaş tahliye edildi.
Yurttaşları yoksulluğa ve karanlığa mahkum edenler, elde avuçta kalana da fon vurgunlarıyla çöküyorlar. Karanlığı ve soygunu görünür kılan ve halkın öfkesini taşıyan her sesi ise yargı sopasıyla susturmak istiyorlar.
Ancak, kaçınılmaz olanı engelleyemeyecekler. AKP iktidarı mutlaka yıkılacak, halka karşı suç işleyenler mutlaka hesap verecek.
Sevgili Erçin Fırat, bugün saat 21.00'da Bartu Bölükbaşı'nın konuğu olacak.
Yayını kaçırmayın derim.
Ayrıca, Erçin'i de mutlaka takip edin derim. @ercinfiratfkf
@annabarlt@pallaroccia@GurkaynakGonenc Osmanlı kölelere statü verdi girdiği yerdeki yönetimlerin rejimlerine karışmadı. Zalimliğini sadece dönemin tüm devletleri kadar savaşta gösterdi. Osmanlı emperyalist değildi. İngiltere ise kolonicilerin şahı, vahşi emperyalizmin kurucusu ve hala emperyalist olan berbat bir ülke
@pallaroccia Biz bunu boykot zamanı Ülker CEO'su ile poz verilmesinden ya da madenci eyleminden hemen sonra Koç törenine gidip Bahçeli ile gülüşülmesinden rahatlıkla anlıyoruz. ÖÖ'ye büyü yapıp Che Guevera'nın ruhunu versen o parti yine değişmez. Kodu böyle.
Bu yetersizlik, birtakım kadroların eksikliğinden veya hatalarından değil, CHP / Yeni Parti kadrolarının sınıfsal niteliğinden kaynaklanıyor. Hâl böyle olunca da ideolojisine bağlı hareket eden idealist kimselerin değil, yaptığı usulsüzlük açığa çıkmasın veya ihale almaya devam edebilsin motivasyonuyla hareket edenlerin çıkarlarına uyan tutumlar (= pasif kalmak) baskın geliyor.
Bu sözüm tabii ki genç kadrolara değil, onlar samimi şekilde inançlı ama doğal olarak baskın gelemiyorlar. Sorunu CHP / YP'nin sınıfsal karakterinde aramak lazım.
Şu üsluba, şu şımarıklığa bakın hele...
Emperyalizmin ve önderliğinizin emri doğrultusunda devlet ve HTŞ ile kurmaya çalıştığınız Sünni birliğinin bir numaralı ortak düşmanı Aleviler olacak diye bu tepkileri veriyor olabilirler mi acaba? Sırtını zalime dayayanın ilk işi mazluma saldırmak oluyor işte.
Şu üsluba, şu şımarıklığa bakın hele...
Emperyalizmin ve önderliğinizin emri doğrultusunda devlet ve HTŞ ile kurmaya çalıştığınız Sünni birliğinin bir numaralı ortak düşmanı Aleviler olacak diye bu tepkileri veriyor olabilirler mi acaba? Sırtını zalime dayayanın ilk işi mazluma saldırmak oluyor işte.
Hakları için mücadele ederken hukuksuzca gözaltına alınan Doruk Maden işçileri ve Elazığ Eti Gümüş maden işçileriyle dayanışmak için basın açıklamasına katıldık.
Bu hukuksuzluğa derhal son verilmeli, gözaltındaki tüm madenciler ve sendika yöneticileri serbest bırakılmalıdır.
Şiirleri ve mücadelesi ile her zaman emekçi halkın yanında olan Ahmet Telli'yi son yolculuğuna uğurluyoruz.
"Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat "
Sadece meraktan soruyorum
Emek partisi, sol parti ve hkp neden CHP lilerden çok CHP li oldu.
Evrensel ve birgün gazetesinin CHP abonelikleri tamam anlaşılır hkp sizin gazete de yok
Kimse demokrasi mücadelesi demesin.
Demokrasi İktidarın fahişesidir.
Bazen çok umutsuzluğa kapılıyorum, neyi neden yapıyoruz diye düşünüyorum. Bazen ihanete uğruyoruz, üzülüyoruz ve mücadeleyi bırakmak istiyoruz. İşte o zamanlar ne için çaba gösteriyoruz diye düşününce aklıma ilk gelen şey her zaman "bir gün çocuklarımızın özgür doğacağı" oluyor. Mücadele kuvvetini Ali İsmail'in hayalinden, Berkin'i özgürce yaşatamadığımız gerçeğinden alıyorum. Her şey ama her şey, bir gün çocuklarımızın özgür doğma ihtimali için.