Seven #Alawite civilian workers were killed and four wounded when an armed terrorist group attacked their van near Masyaf, Western Syria, on September 30, 2026.
Saldırıdan kurtulan yaralı işçi basına konuşmuş: “Kontrol noktasındaki HTŞ güvenlik güçleri, önce dinimizi/mezhebimizi sordu sonra Alevi olduğumuzu öğrenince bizi taradılar.”
KAMUOYUNA DUYURULUR
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevî-Bektaşî inancı ve kültürü eğitim modüllerinin kamuoyuna açıklanmasını kaygıyla takip ediyoruz.
Alevi-Bektaşi inancının tarihinin, edebiyatının, müziğinin, ozanlarının, ocaklarının ve dergâhlarının çocuklara ve toplumun farklı kesimlerine anlatılması, ilk bakışta olumlu görülebilir.
Ancak burada temel mesele, Aleviliğin kim tarafından, hangi anlayışla ve hangi yetkiyle anlatılacağıdır.
Çünkü Alevilik devlet tarafından yeniden tanımlanacak, biçimlendirilecek veya müfredatlaştırılacak bir ‘kültür’ başlığı değildir. Alevilik yaşayan bir inançtır.
Yolu, erkânı, ocakları, sürekleri, pir-talip ilişkisi, cemleri, hizmetleri, ikrarı, görgüsü ve rızalığı ile kendi tarihsel hafızasına ve inançsal bütünlüğüne sahip bir yoldur.
Bugün yaşananları tarihsel hafızamızdan bağımsız ele alamayız.
Osmanlı döneminde 1826’da Bektaşilik yasaklanmış, çok sayıda Bektaşi tekkesi kapatılmış, bazıları yıkılmış veya başka tarikatların kullanımına verilmiştir.
Yani mesele yalnızca tekkelerin kapısına kilit vurulması değildi.
Mesele, Alevi-Bektaşi yolunun kendi kurumları, kendi önderleri ve kendi erkânı üzerindeki iradesinin devlet eliyle sınırlandırılmasıydı.
Bugün ise farklı bir yöntemle aynı tarihsel anlayışın yeniden üretilmesinden kaygı duyuyoruz.
MEB tarafından “Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân” başlığı altında 104 saatlik bir eğitim modülü hazırlanması ve bu eğitimi verecek kişilerin “usta öğretici” olarak görevlendirilmesinin öngörülmesi, bizim açımızdan ciddi bir inanç ve temsil sorunu yaratmaktadır.
Çünkü Yol-Erkân hizmetlisi olmak bir meslek değildir.
Mürşidin, pirin, dedenin, ananın, babanın, rehberin ve diğer hizmet sahiplerinin yol içerisindeki konumu devlet tarafından verilecek bir sertifika ile belirlenemez.
Bir devlet kurumu tarafından verilen “usta öğreticilik belgesi”, bir kişiyi Alevi yolunun inançsal taşıyıcısı yapmaz.
Aleviliği yalnızca “Anadolu irfanı”, “millî kültür”, “toplumsal birlik”, “kardeşlik” ve “değerler eğitimi” başlıkları altında ele almak, onun bir inanç ve yaşam yolu olduğu gerçeğini eksiltmektedir.
Bizim itirazımız çocukların ve toplumun Aleviliği öğrenmesine değildir.
Tam tersine, Alevi toplumunun kendi çocuklarına inancını, tarihini ve kültürünü aktarma hakkını savunuyoruz.
Ancak bu hakkın öznesi Alevi toplumudur.
Devletin görevi Alevilere Alevilik öğretmek değil; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve laiklik temelinde herkesin kendi inancını özgürce yaşayabileceği koşulları sağlamaktır.
Alevi toplumuna çağrımız vardır;
Gün, yolumuza sahip çıkma günüdür.
Gün, Aleviliğin geleceğini devletin bürokratik mekanizmalarına bırakmama günüdür.
Gün, ocaklarımızı, dergâhlarımızı, cemlerimizi, erkânımızı ve inanç hafızamızı koruma günüdür.
Okullardaki zorunlu din dersleriyle, yıllardır süren inkâr ve yok sayma politikalarıyla ortadan kaldıramadığınız Aleviliği, bugün devlet eliyle hazırlanmış müfredatlarla yeniden biçimlendiremezsiniz.
Alevi toplumu buna rızalık vermez!
Alevilik Alevilerin Yolu'dur.
Bir sözümüz de bu süreçten kişisel çıkar sağlayanlara:
Tarih, rıza lokmasıyla yürüyenleri de yazar; saray sofrasında yolundan dönenleri de.
Bizim tarafımız bellidir:
Rıza lokmasının, hakikatin ve yolun tarafındayız.
Aşk olsun rıza lokması ile doyanlara!
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
TÜRKİYE ALEVİ FEDERASYONU
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
AVUSTRALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Madımak Katliamında yaşamını yitiren şair Metin Altıok'un kızı Zeynep Altıok, Avrupa'da yaşayan Madımak Katliamı faillerinin bulundukları ülkelerde yargılanmalarına yönelik AABK'nın başlatmış olduğu imza kampanyasını, AYM'nin yaşam hakkı ihlali kararını ve verilen adalet mücadelesini değerlendirdi.
Sanatçı dostumuz, Bilgesu Erenus’u kaybettik.
Bilgesu ablamız her daim direnişlerimizin yanında olmuş, onurlu aydın kişiliğiyle bizlere hep örnek olmuştur…
Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz!
Yavuzeli ilçesindeki Seydi Küreyş Ziyareti’ne yönelik saldırının ardından Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri türbe önünde basın açıklaması yaptı.
👇
https://t.co/UZa6z6yxwX
Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
Yozgat’ın “hükümet kadını”
Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Kırımoluk köyünde, "Kadından muhtar olmaz" tepkilerine kulak asmayan Dilek Efe, Cumhuriyet tarihinin bölgedeki ilk kadın muhtarı… Susuz, yolsuz ve yalnız bırakılmış bir Alevi köyünün kaderini tek başına değiştiren Efe, işçilerle birlikte kilit taşı döşeyip köyüne medeniyet getirdi. Köylünün "Hükümet Kadın" lakabını taktığı muhtar, şimdi ise bu çağda telefonsuz ve internetsiz kalmalarına isyan ediyor.
Hasan Akbaş'ın haberi Bio'da
https://t.co/ovqDG6TJ6c