Önceden metalci olup da sonra kasıla kasıla “ben artık elektronik müzik dinliyorum, metal de neymiş” diyenler; ihanet içindesiniz ve er geç halkınıza özeleştiri vereceksiniz.
metal müzik dinlemeyi çok sevmekle beraber, sadece metal müzik ile kafayı bozmuş fanatik metalcilerle hiçbir ilişki modelinde iletişim kurmaya katlanamıyorum.
IRON MAIDEN’ın Paris Konseri Dev Elektrik Kesintisi Nedeniyle Yarıda Kaldı
Daha fazlası için takip edin @kapakmagazin ⚡🤘
IRON MAIDEN’ın 22 Haziran gecesi Paris La Défense Arena’da verdiği konser, “2 Minutes To Midnight” performansı sırasında yaşanan büyük bir elektrik kesintisi nedeniyle durmak zorunda kaldı. Yaklaşık bir saatlik aranın ardından konser devam etse de gecenin planlanan akışı ciddi şekilde sekteye uğradı.
IRON MAIDEN’ın “Run For Your Lives” turnesi kapsamında Paris’te verdiği konser, grubun setinin en kritik anlarından birinde yaşanan elektrik kesintisiyle kesintiye uğradı. 22 Haziran akşamı Paris La Défense Arena’da gerçekleşen performans sırasında, grup “2 Minutes To Midnight”ı çalarken sahne sistemleri ve ışıklar aniden devre dışı kaldı. İlk bilgilere göre sorun yalnızca salonla sınırlı değildi; La Défense çevresini etkileyen daha geniş çaplı bir elektrik arızası konserin tamamen durmasına yol açtı.
Konserin özel bir çekim gecesi olması yaşanan aksaklığı daha da dikkat çekici hale getirdi. IRON MAIDEN’ın yaklaşan “Run For Your Lives” turne filmi için profesyonel olarak kayda alınan Paris konserinde, görsel bütünlüğü korumak amacıyla ayakta izlenen bölümde telefon kullanımına da izin verilmiyordu. Ancak tüm hazırlıklara rağmen yaşanan kesinti, grubun sahneden çekilmesine ve seyircilerin uzun süre belirsizlik içinde beklemesine neden oldu.
Sosyal medyada ve Reddit’te paylaşılan bilgilere göre elektrik geri geldikten sonra salon sistemlerinin tamamen yeniden başlatılması gerekti. Konser yaklaşık bir saatlik aranın ardından yeniden başladı ancak bazı izleyicilerin aktardığına göre zaman kaybı nedeniyle setlistte kesintiye gidildi ve birkaç şarkı çalınamadı. Grubun sahneye dönüşte doğrudan “Rime Of The Ancient Mariner” ile devam ettiği belirtildi.
Yaşanan aksaklığa rağmen konser tamamlandı, ancak gecenin özellikle turne filmi için kayda alınan performanslardan biri olması nedeniyle bu kesintinin final kurgusunu nasıl etkileyeceği şimdiden merak konusu oldu. IRON MAIDEN cephesinden setlist ya da çekim planında yapılacak olası değişikliklere dair henüz resmi bir açıklama gelmiş değil.
🎥 tt PAPA JOTES , lilydkb
Iron maiden belgeseli vasat olmuş ya. Bilinmedik pek bir şey yok, youtube da bile bulunabilecek görüntüler. Yeni jenerasyon beğenir belki bilemedim.
komünizmin pençesinde acı çeken, özgürlüğe susamış rockçular klişesi de ayrı tat kaçırdı zaten
✍️Nevzat Evrim Önal (@nevzatevrimonal) yazdı
Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı
❝Feodal toplumlarda köylüler, kralın vergileri bellerini büktüğünde “ayaklarıyla oy verir”, başka diyarlara göç ederdi. Günümüz dünyasında ise emekçi halk, dünyanın her yerinde, sermayedarların arsız ve bencil zenginliği karşısında “üreme organlarıyla oy veriyor” ve her geçen yıl daha az çocuk yapıyor.❞
https://t.co/KRESrKi5vE
Amerikan tarzı okul saldırısı neden daha önce olmadı da şimdi oluyor sorusunu sormak meselenin güvenlik olmadığını anlamaya yeter aslında. Sermaye sınıfı ve Akp iktidarının sebep olduğu yoksulluk, umutsuzluk, geleceksizlik halleri toplumsal dokuyu bu hale getirdi.
Ama Akp her zamanki gibi bütün infiallerden iç politikadaki konseptleri gereği güvenlik meselesini ön plana çıkarıyor. Böylece hem topluma korku salmış oluyorlar hem de gerçek meselelerin , yani yoksulluğun, umutsuzluğun sorgulanmasının önüne geçmiş oluyorlar
2001-2002 sezonunda ilk defa kombine biletim vardı ve o çok da iddialı olmayan kadronun inanılmaz başarısına şahit olmak bugün bile insanı heyecanlandırıyor. Benim için her şeyiyle çok özel bir sezondu ve mimarı da oydu. Huzur içinde uyu Luce!
Galatasaray eski ikinci başkanı Fatih Altaylı:
"Mircea Lucescu ile çalıştık, kendisini yakından tanıma fırsatı bulduk. Kendisi benim tanıdığım en düzgün, en beyefendi, en çalışkan ve görev yaptığı kulübün menfaatlerini önde tutan bir futbol adamıydı.
Lucescu’nun görev yaptığı dönem Galatasaray’ın mali açıdan en zor dönemiydi. Türkiye 2001 krizi ile boğuşuyordu. Tarihin en büyük kur krizi ile dolar uçup gitmişti. Gelirler dip seviyedeydi. Toplam 14 milyon dolarlık bir futbol bütçesi yapabilmiştik.
100 bin dolar ücret alan Victoria, ondan biraz fazla alan Fleurquin, hemen hemen tamamı birkaç yüz bin dolar seviyesinde yıllık sözleşmelerde oynayan bir takım.
En yüksek ücreti alan Ümit Karan’ın aldığı para 400 bin dolar civarındaydı. Bunun üzerinde bir sözleşmeye imza atan İlhan Mansız’ın sözleşmesinden vazgeçmek ve Beşiktaş’a gitmesine göz yummak zorunda kalmıştık.
Milyon doların üzerinde para alacak olan tek oyuncu Jardel’di. Lucescu, 'Jardel’i satın, hem maliyetinden kurtulun hem de satıştan gelecek para ile diğer futbolcuların ödemesini yapabilirsiniz' dedi. Jardelsiz de şampiyon olacağına inanıyordu.
Sattık.
Takımın bir diğer önemli parçası Ümit Davala'yı Milan istiyordu ama takımda alternatifi yoktu. Onu da, 'Satabilirsiniz' dedi. Ümit Davala’yı da sattık.
Yerine müthiş bir topçu olan ama sakatlığı nedeniyle bir maç var bir maç yok şeklinde oynayan Perez’le devam ettik. Tüm bunlara rağmen Şampiyonlar Ligi’nde ön elemeyi geçti takım. Grup aşamasında da hayli zorlu bir gruptan çıkmayı başardık. Hem de Liverpool’un önüne geçerek.
Sezon ortasında Lucescu Gaziantep’te oynayan Batista’yı istedi. 'Batista’yı alın, takımı şampiyon yapayım' dedi. Celal Doğan’dan Batista’yı almaya giderken yolda Lucescu aradı.
Çok kızgındı.
'Takımın maaşlarını ödeyemiyoruz, siz ne Batista’sı almaya gidiyorsunuz. Batista falan istemiyorum. Çocukların parasını ödeyin' diye bağırıyordu.
Şaşırdık. Yarım saat önce Batista’yı isteyen adam neler söylüyordu. Celal Doğan ile anlaşıp Batista’yı aldık. Haberi duydu. Çok sevindi.
'Delirdin mi, alın diyorsun sonra arayıp almayın diye tepiniyorsun. Sonra da aldık diye teşekkür ediyorsun' diye kızdım.
'Oyuncular yanımdaydı ve öyle yapmam gerekiyordu. Onların parası ödenemezken oyuncu almanıza bozulur, oynamazlardı' dedi.
O takımla Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalin kapısından döndük ve tek gol averajıyla Barcelona’ya elendik.
Ama yıl sonunda takımı şampiyon yaptı.
Bu arada başkanlık koltuğuna Özhan Canaydın oturmuştu ve yönetimde olmamamıza rağmen Abdürrahim Albayrak ve ben de futbol şubesinde çalışmaya devam ediyorduk.
Lucescu’nun da özverili desteği ile borçlar sıfırlanmış, yüksek faizli banka borçlarını kapatmış, yönetimi Canaydın’a çok az bir piyasa borcu ile devretmiştik.
Kocaeli maçında şampiyonluğumuzu ilan ettik.
Florya’da Özhan Canaydın ile takımın gelmesini beklerken Başkan Canaydın bombayı patlattı.
'Kimseye söyleme Fatih Terim ile anlaştım. Lucescu’yu yarın yolluyorum' dedi.
'Başkan yapma' dedim. 'Yaptım bile' dedi.
İnan Kıraç’ın isteği ve desteği ile buna karar verdiğini anladım. 'Abi, kulübü batıracaksın' dedim.
Kalktım, kapıya yöneldim.
Ben çıkarken Ali Dürüst, Özer Saraçoğlu ve Burak Elmas içeri giriyordu.
'Girmeyin, asabınız bozulur. Lucescu’yu kovdu. Galiba Terim’i getirecek' dedim. İnanmadılar.
Lucescu’ya kovulduğu tebliğ edildiğinde hüngür hüngür ağladı. Hiç beklemiyordu. Herkes şampiyonluğu kutlarken, bir birkaç Galatasaraylı Lucescu’ya teşekkür ve veda gecesi düzenledik.
Büyük bir sevgi ve coşku ile veda ettik.
Orada da hüngür hüngür ağladı.
O gün bana verdiği ve üzerinde teşekkür ederim diye yazdığı sarı kırmızı atkı hâlâ duruyor.
Galatasaray’ın kovduğu Lucescu ile hemen Beşiktaş anlaştı. Serdar Bilgili çok doğru bir iş yaptı ve Lucescu da Beşiktaş’a 100. yılında bir şampiyonluk hediye etti.
Galatasaray ise Lucescu’nun yerine getirdiği Terim ile peş peşe başarısız sezonlar geçirdi.
Bizim ödediğimiz borçlar yeniden alındı. Kulüp şimdi şimdi zor bela kurtulduğu bir borç batağına saplandı.
Sonunda Canaydın da Terim’i yollamak zorunda kaldı.
Bana sorarsanız o gün Lucescu yollanmasaydı, bugün Galatasaray’ın müzesinde bir Avrupa Kupası daha olabilirdi.
Türk Milli Takımı’nın bugünkü başarısında bile onun başlattığı değişimin izleri var.
Huzur içinde uyusun, toprağı bol olsun!"
Eren Keskin adı her geçtiğinde tekrar tekrar yazmak gerekiyor: İsminde “İnsan hakları” geçen bir derneğin başkanı olup 70 bin sivilin katledildiği Gazze soykırımı hakkında tek kelam etmemiş bir utangaç İsrail destekçisi…
Yalçın Küçük yaşamını yitirdi
◾️Türkiye devrimci mücadele tarihinin en önemli aydınlarından biri olan Yalçın Küçük bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi görüyordu
https://t.co/6WjdXVeqTX
Hanımefendinin tam adı Tuğçe Tatari Demirören. Şu kamu kaynakları ile semiren AKP beslemesi meşhur ailenin gelini. Tanıyanlar uyarsın, bu işlere girmesin. Pişman ederiz!