Bize bu zulmü yapanların Allah belasını versin 🤲🏻
Bu zulme sessiz kalan Müslümanlara da cesaret versin susarak birşeyin değişmeyeceğini anlamalarını sağlasın🤲🏻
Gözaltına alınmaması gerekiyordu, aldılar.
Tutuklanmaması gerekiyordu, tutukladılar.
Bari tutuklu halde bulunan emanetinize sahip çıkın dedik. Ama yok! “Daha ne olabilir?” diyeceğimiz ne varsa yaşatıyorlar.
Adana yetmedi, Erzurum… Kuyu tipi koğuş, berber yok, yanında kimse yok. Şimdi de koğuş baskını!
Üstelik izin verilerek koğuşa alınan dosyalar bahane edilerek…
Yeter artık! Lanet olsun bu düzene!
#YargıEliyleZulüm
Dumlu1Nolu IşkenceEvi
AlparslanHocaya Ozgürlük
@FH_Susmaz Dosyalar dağıtılıyor, çorapların içi aranıyor, kişisel haklar kısıtlanıyor… Her olayın üstüne bir yenisi ekleniyor. Tutukluluk ceza değildir; insan onuru ise hiçbir koşulda askıya alınamaz.
#YargıEliyleZulüm
Dumlu1Nolu IşkenceEvi
AlparslanHocaya Ozgürlük
Bu artık bir arama değil, sistematik bir yıldırma görüntüsü veriyor.
Dosyadaki küçücük bir demiri bahane edip evrakları dağıtmak, terliğin ve çorabın içini dahi kontrol etmek, temel hakları kısıtlamak hangi güvenlik anlayışıyla açıklanabilir?
Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin maruz kaldığı her uygulama kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde izah edilmelidir. Tutukluluk, insan onurunun askıya alınması demek değildir.
#YargıEliyleZulüm
Dumlu1Nolu IşkenceEvi
AlparslanHocaya Ozgürlük
@aihmizleme@BBCWorld
https://t.co/rokoE0PUlY
Bugün Alparslan Hoca'nın koğuşuna baskın yapıldığını öğrendim!
Kendisine karşı açılan davalarla ilgili dosyaları iki güne bölerek kendisine teslim etmiştim. Dosyaları emanet eşyadan değil bizzat benim verebileceğimi söylemişlerdi. İlk gün teslim ettiğim dosyaları koğuşuna girerken almışlar, inceleyip öyle verelim demişler. İkinci gün verdiğim dosyaları koğuşa almalarına müsaade etmişler. Kendisi de içeri bırakmış.
Ertesi gün (bugün) koğuşuna baskın yapılarak her şey dağıtılmış. Arama bahanesiyle koğuşundaki bütün eşyaları dağıtmışlar. Hatta Alparslan Hoca'ya terliğini çıkarttırıp çorabının içini dahi incelemişler! Elbiselerini dedektörle aramışlar. Verdiğim dosya klasörlerini ve mavi dosyaları alıp bütün evrakları föyler halinde bırakmışlar.
Gerekçe ise mavi dosyalarda bulunan sabitleyici demir! Tehlike arz ediyormuş, bunun yerine kantinde satılan dosyalardan alınabilirmiş. Bıçak, çatal, jilete müsaade ediliyor fakat mavi dosya içindeki küçük demir tehlikeliymiş.
Bunların bahane olduğu ortadadır. Tutuklandığı günden itibaren Alparslan Hoca'ya sistemli şekilde yıldırma politikası uygulanıyor.
- Adana'da tutuklandı ve ailesi Adana'da ama Erzurum'a sürgün edildi.
- Eşi de aynı şekilde tutuklanarak Samsun'a sürgün edildi.
- Cezaevine ilk girdiğinde orta katta bulunan güneş almayan, gökyüzünün görünmediği ve avlusu olmayan koğuşta tutuldu. Sonrasında değiştirilmesini talep edince alt koğuşa alındı.
- Traş olması gerekiyor, berber hakkı verilmiyor. Bıyık makası dahi verilmiyor.
- Emekli maaşına bloke konuyor, zor durumda bırakılmaya çalışılıyor. İtirazlar da sürüncemede bırakılıyor.
- Havalar soğuk olduğu halde kendi eşyaları alınmıyor, kantinden almaya zorlanıyor.
- Avukat görüşü kısıtlanıyor, gece 23'ten sonra görüş yaptırılmıyor.
- Spor hakkı gibi çeşitli hakları var, hiç bahsedilmiyor bile.
- Ağırlaştırılmış müebbet alanlara dahi verilen görüntülü görüşme hakkı verilmiyor.
- Tüm bunlara ilaveten koğuşuna baskın yapıp saygısızca muamele yapılıyor.
Kısacası tutukluluk sürecinde her şey Alparslan Hoca için eziyet haline dönüştürülmüş. Bir insana bu kadar zulmetmek normal değildir.
Bu muamele derhal son bulmalı, hapishaneler işkence yerlerine dönüştürülmemeli.