Ansızın gelen "ben burada ne arıyorum?" hissi. "Burada ne yapıyorum? Neden buradayım? Neden bu insanlarlayım?" hissi.
İnsanın kendine, olduğu yere yabancılaşmasını ele veren o talihsiz aydınlanma. O huzursuz, soğuk, kağıt kesiği his. Kendinden uzak düşmenin o mahzun gurbeti.
Bir şeyin kıymetini kaybetmeden önce bilmek, ne büyük bir bilgelik. Gözünün önünde öylece dururken, senden gitmeyeceğini bilirken ve istediğin kadar orada kalabilirken. Nankörlük yapmamak, şükretmek ve bir çiçek büyütür gibi özenle her gün yeniden hayatı kucaklamak… Ne büyük bir bilgelik.
Allah seni bir uçurumun kenarından döndürdüğünde, bir çukurdan çıkardığında, bir enkazın arasından kurtardığında, bir kuyuda kendi haline terk etmediğinde, oradan şükürle uzaklaş ve bir daha oraya dönme.