Rasim Ozan: "Öcalan birinci sıra, Selahattin Demirtaş ikinci sıra milletvekili adayı olur ve Meclis'e girerler."
MTP Genel Başkanı Ahmet Yılmaz: "Bu memleketin evlatlarını katleden birini meclise sokacaksınız öyle mi? Hepinizi Hakkari'ye gömerim."
AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi! ❎
Fon dolandırıcılığının, hisse manipülasyonlarının ve denetim zafiyetlerinin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdik.
#SONDAKİKA | Özgür Özel: "Fırından 20 liralık bir ekmeği görüp de nefsine yenik düşenler içerde, bayram sabahı evdeki çocukların nefsi körelsin diye Zengin Mahallesi'nden bir tepsi baklavayı alıp 6 evladına yediren adam 14 yıl hapisle içerde, ama devletin İBB'nin burslarıyla büyümüş, bütün ailesi ayrı ayrı kayrılmış, kendi her makamlara gitmiş, her paraları kazanmış Fatma Betül Sayan Kaya 'Nefsine uymuş yazık garibim' diye ifadeye bile çağırılmaksızın dışarıda.
Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar. Anaparayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar.
İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi!
İşte kul hakkı yiyen AK Parti'nin kara düzeni budur! Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur..."
“Geldikleri gibi giderler.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, İstanbul’un işgal günlerinde milletimizin bağımsızlık iradesini ve kurtuluşa olan inancını ortaya koydu.
6 Ekim 1923’te İstanbul, işgal kuvvetlerinden kurtarılarak yeniden Türk milletinin hâkimiyetine kavuştu.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstanbul’un kurtuluşu için mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Av. Ertuğrul Akar: Biz artık bir devlet bakanının gidip bir stad açılışında şampiyon Cimbom olmasını da geçtik. Şampiyon Cimbom diye bağırmasını da geçtik, artık ona da eyvallah. Ya tamam ona da tamam kardeşim, artık o noktadayız. Tamam, devletimizin bakanı gitsin, stadı da açsın, eyvallah, şampiyon Cimbom da desin, Cimbom şampiyon da olsun, orada değiliz biz.
Biz diyoruz ki kardeşim; bu işler dönüyor ya, bu işler dönerken bizim geçmiş maçlara yönelik kayıtları nasıl çıkaracaksınız siz? Nasıl çıkaracaksınız? Fenerbahçe'nin maçlarına ilişkin kayıtları çıkarın, ey Hacıosmanoğlu! Mesela bunu çıkarmadan nasıl temize çıkaracaksın bu işleri? Sen burada oturarak 'Fenerbahçe şike yapmıştır' diyen bir adam olarak nasıl yapacaksın bu işleri?"
İstanbul, İtilaf Devletleri'nden (İngiliz, Fransız) Türkiye adına teslim alınıyor.
Teslim antlaşmasını Yusuf Akçura imzaladığı sırada. 6 Ekim 1923.
#okul#saldırı
İNGİLİZLER İSTANBUL'U NEDEN TEK KURŞUN ATMADAN (!) TERK ETTİLER?
7 Eylül 1922’de toplanan İngiliz Parlamentosu, Türk ordularının muhtemel bir taarruzuna karşı İstanbul ve Boğazları savunmaya karar vermişti. İstanbul’daki İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harington, 9 Eylül 1922’den itibaren Çanakkale’ye yığınak yapmaya başlamıştı. 12 Eylül 1922 akşamında ise 1500 Türk süvarisi Ezine’ye kadar yaklaşmıştı.
15 Eylül 1922’de ise İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold, Londra’daki Curzon’a bir telgraf gönderdi ve şunları söyledi:
“Mustafa Kemal, Trakya vs. istediklerini diplomatik kanaldan sağlayıp sağlayamayacağını saptamak için bir hafta bekleyecektir. Aksi halde askerlerinin şu anki coşkusundan yararlanarak İstanbul ve Boğazlara yürüyecektir. Bağlaşıklar vakit geçirmeden bir konferans düzenlemezlerse Mustafa Kemal’le savaşı göze almalıdırlar. Bağlaşık Yüksek Komiserleri en erken vakitte konferans düzenlenmesini öneriyorlar.”
[İDA, FO 371/7888/E9368: Rumbold’tan Curzon’a oldukça ivedi: gizli telgraf, İstanbul, 15.9.1922; Salahi R. Sonyel, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı, C. III, Ankara, 2008, s. 675.]
15 Eylül 1922’de İngiliz Parlamentosu bir kez daha toplanmış ve toplantıda bulunan Sömürgeler Bakanı Winston Churchill ve Başbakan Lloyd George, Müttefiklerden, Balkan ülkelerinden ve sömürgelerden yardım istenmesini önerdi.
[David Walder, Çanakkale Olayı, İstanbul, 1970, s. 210-214.]
Bu durumu İngiliz asker ve yazar H. C. Armstrong bu durumu şöyle izah etmektedir:
"İngiltere'nin kullanabileceği askerlerin hepsi İrlanda'da bulunuyordu. Hindistan ordusunun sadakati şüpheliydi. Bu ordunun İngiliz subayları bile memnun değildi; askerlerin sürekli azlığından şikâyet ediyorlardı."
[s. 91.]
19 Eylül 1922’de İngiltere, Fransa ve İtalya Paris’te bir araya geldiler. Müttefikler, Paris’te aldıkları kararları, 23 Eylül 1922’de Mustafa Kemal’e bildirdiler. Buna göre Kemalistlerle barış görüşmelerinin yapılmasına karar veriliyor, Türklerin tarafsız bölgeye girmemeleri şartıyla Doğu Trakya’nın boşaltılıp Türkiye’ye geri verilmesi kabul ediliyordu.
23 Eylül 1922’de ise Türk süvarileri, Müttefiklerin “tarafız bölge” kabul ettikleri alana girdi. Mustafa Kemal, 23 Eylül 1922 tarihli Müttefik notasına, 29 Eylül 1922’de yanıt verdi. Meriç’in batısına kadar Trakya’nın hemen boşaltılıp Türkiye’ye bırakılmasını ve 3 Ekim 1922’de Mudanya’da ateşkes görüşmelerine başlanmasını istedi. Müttefikler bu istekleri kabul ettiler.
The Washington Herald ise 29 Eylül 1922'de şu haberi yayınlıyordu:
Kemal İlk Atışı İngiltere'ye Yaptırmaya Çalışıyor
"hükümetin gönderdiği raporlara göre askeri durum pek umut vermiyor. Kemal'in binlerce askeri İstanbul'un anahtarı olan İzmit'te topladığı bildirilmektedir. Türklerin ilerlemesi halinde Müttefiklerin İstanbul'u terk etmek zorunda kalacakları, zira savunmaya yönelik herhangi bir çabanın şehrin büyük bölümünün yıkılmasıyla sonuçlanacağı belirtiliyor. Müttefikler şehrin yıkıldığını görmek istememektedir."
Ayrıca Armstrong, İşgal Kuvvetleri'nin kuvvet kullanamayacak bir hâlde olduklarını belirtiyordu. İngiltere'nin artık derdi kendi iç meseleleriydi. İrlanda'da yaşanan bağımsızlık hareketi İngiltere'yi zor bir duruma sokmuştu.
Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması ile birlikte Türk-Yunan savaşı sona erdi. Doğu Trakya kurtarıldı. Ancak İstanbul ve Boğazlar hâlâ işgal altındaydı. Mudanya Mütarekesi’ne göre Türk birlikleri barış antlaşması imzalanıncaya kadar İstanbul’a giremeyecekti.
Lozan Barış Antlaşması ile birlikte bir tahliye protokolü imzalandı ve antlaşma TBMM tarafından onaylandıktan altı hafta sonra 2 Ekim 1923'te Müttefikler İstanbul’u boşalttı. 6 Ekim 1923’te Türk birlikleri halkın sevgi gösterileri arasında İstanbul’a girdi ve İstanbul'un kurtuluşu gerçekleşti.
Kaynak: Atatürk'ün fethettiği İstanbul'da yaşayanlar.
İYİ oku ŞAMPİYON…‼️
Dört yıl üst üstte herkesi EZE EZE yenip, ligi BİRİNCİ bitirdiğin sezonlara bir göz atalım;
2022-23 sezonunda FENERBAHÇE’nin önünde 8 puan farkla ligi bitirdin.
Bir sezon öncesi yani 2021-22 sezonunda ligi 13’ncü sırada tamamladığın için 2022-23 sezonunda AVRUPA’ya gidemedin.
FENERBAHÇE ise bir önceki sezonun 2’ncisi olarak AVRUPA LİG’ine katılıp, son 16 turunda elendi.
2023-24 sezonunda yine FENERBAHÇE’nin önünde bu kez 3 puanla ŞAMPİYON oldun.
Bir önceki sezonun TÜRKİYE ŞAMPİYONU olarak ŞAMPİYONLAR LİG’i gruplarına 2 ön eleme ve PLAY - OFF oynayarak kaldın.
Ancak grubu 3’ncü tamamlayıp, AVRUPA LİG’i son 16 turu PLAY - OFF maçında SPARTA PRAG’a elenerek, AVRUPA’ya veda ettin.
Bir önceki sezon ligi 2’nci bitiren FENERBAHÇE ise KONFERANS LİG’ine 2 ön eleme ve PLAY - OFF oynayarak kalırken, ÇEYREK FİNAL’e kadar çıktı.
2024-25 sezonunda GALATASARAY bu kez 11 puanla FENERBAHÇE’nin önünde ligi ilk sırada bitirdi.
Bir önceki sezonun TÜRKİYE ŞAMPİYONU olarak ŞAMPİYONLAR LİG’ine kalabilmek için İsviçre’nin YOUNG BOYS takımıyla PLAY- OFF oynadı ve elendi.
Daha sonra eski adıyla UEFA KUPA’sı, yeni adıyla AVRUPA LİG’ine direk gruplardan başlayan GALATASARAY son 16 turunda AVRUPA’ya veda etmek zorunda kaldı.
Aynı sezon FENERBAHÇE de AVRUPA LİG’ine kaldı ve aynı şekilde son 16 turunda veda etti.
Ve 2025-26 sezonu GALATASARAY yine FENERBAHÇE’nin 3 puan önünde ŞAMPİYONLUK ipini göğüsledi.
Bu kez GALATASARAY ŞAMPİYONLAR LİG’ine direk katılım sağladı ve son 16 turunda elendi.
Bir sezon öncesi ligi 2’nci bitiren FENERBAHÇE, AVRUPA LİG’i son 16 turu PLAY - OFF’unda elendi ve AVRUPA’ya veda etti.
Ve gelelim bu sezona, geçen sezonun TÜRKİYE ŞAMPİYONU olarak ŞAMPİYONLAR LİG’ine direk katılan GALATASARAY grup maçına yenilgiyle başladı.
Geçen sezon T��RKİYE LİG’ini 2’nci tamamlayan FENERBAHÇE ise önce 3’ncü ön elemede Avusturya ŞAMPİYONU STURM GRAZ’ı daha sonra da PLAY - OFF’ta Fransız LYON’u geçerek adına 18 yıl sonra ŞAMPİYONLAR LİG’ine yazdırdı.
Ve gruptaki ilk maçında berabere kaldı.
Sonuçta FENERBAHÇE’nin AVRUPA’da TÜRKİYE ‘ŞAMPİYONU’ GALATASARAY’dan daha iyi bir KARNESİ var.
Bunu ben söylemiyorum; UEFA söylüyor:
FENERBAHÇE, AVRUPA’daki KULÜPLER sıralamasında 27’nci.
GALATASARAY ise 46’ncı.
Ama GALATASARAY TÜRKİYE’de
“ Ş A M P İ Y O N”….
🤣🤣🤣🤣
Kayseri’deki Uyuşturucu Operasyonu Sonrası Polis Memurundan Adalet Çağrısı
Kayseri'de görev yaptığı sırada iki şahıstan narkotik madde ve silah yaklayan polisten Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanına çağrı. “Hayatımız karardı, sesimizi yetkililer duysun”
“Hayatımız karardı, sesimizi yetkililer duysun”
2018 yılında Kayseri’de uyuşturucu ticaretinin yoğun olarak yapıldığı öne sürülen bir mahallede görev yapan polis ekipleri, devriye sırasında çıkmaz sokakta bulunan iki kişiden şüphelenerek şahısları kontrol etmek istedi.
Polis ekiplerinin yaklaşması üzerine şahıslardan birinin kaçmaya çalıştığı, yakalandığı sırada üzerinden patlamaya hazır durumda bir silah düştüğü belirtildi.
Diğer şüphelinin ise sokağın sonundaki bir eve doğru kaçtığı ve bahçe kapısının arkasından polis memurlarına tüfek doğrulttuğu iddia edildi. Polis ekiplerinin havaya ateş açmasının ardından şahsın kaçtığı, yapılan aramalarda moloz yığınları üzerinde bulunduğu ve olayla bağlantılı olarak paketlenmiş çok sayıda metamfetamin maddesi, bir adet dolu tabanca ve bir adet tüfek ele geçirildiği aktarıldı.
Olay sırasında şüphelilerden birinin polislerin elinden kaçtığı, daha sonra yakalandığı ifade edildi.
“Bunca delile rağmen beraat ettiler” iddiası
Olayın ardından şüpheliler hakkında yargılama süreci başlarken, mağdur polis memuru S.A.’nın iddiasına göre, dosyada çok sayıda delil bulunmasına rağmen sanıklar hakkında beraat kararı verildi.
S.A., daha sonra şahısların şikâyeti üzerine görülen davada, olay sırasında görev yapan polis memurlarından biri olarak kasten yaralama suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirtiyor.
Yaşananların ardından bir video çekerek sesini yetkililere duyurmaya çalışan polis memuru S.A., “Yıllardır hayatımız karardı. Sesimizi duyun” diyerek yetkililerden destek istedi.
İçişleri ve Adalet Bakanlarına çağrı
S.A., başta İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek olmak üzere yetkililere çağrıda bulunarak, yaşadığını belirttiği mağduriyetin incelenmesini istedi.
Polis memuru S.A., yetkililerin olayın tüm yönleriyle araştırılması ve yaşanan mağduriyetin giderilmesi konusunda gerekli adımları atacağına inandığını ifade ediyor.
S.A.’nın çağrısı: “Adaletin yerini bulmasını ve yaşananların tüm yönleriyle araştırılmasını istiyorum.”
Kaynak: https://t.co/YOolGyxXpX
Fon vurgunu soruşturmasında bugün çok ilginç bir durum yaşandı…
Eski basketbolcu Burak Sevindik bugün tutuklandı. Peki ne yapmış Burak Sevindik? Selçuk Ecza Deposu yani #SELEC hissesinden 16 eylül tarihi öncesi çıkış yapmış ve 1 milyar 126 milyon TL kazanç sağlamış.
Peki Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası İlyas Kaya ne yapmıştı?
Bu hanfendi ve kocası da Özata Denizcilik yani #OZATD hissesinde 2.2 Milyar TL'lik vurgun yapmıştı.
Bu her iki hissede de Tera’nın pay sahipliği var.
Suç aynı suç.
Burak Sevindik bu suçtan dolayı tutuklanıp cezaevini boylarken Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası henüz ifade bile vermedi! Ha hanfendi ceza olarak WhatsApp gruplarından çıkarılmış haklarını yemeyelim!
Neydi? Hazreti Ömer’in adaleti mi diyorduk? Ya hak…
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında iddiaların ardı arkası kesilmiyor.
🗣️Kaya ile aynı tıp fakültesinden mezun olan Doç.Dr. Ferhat Arslan sordu:
"Hangi kliniklerde staj yaptınız, hangi servislerde nöbet tuttunuz, hangi hocalardan ders aldınız? İntörnlüğünüzü nerede ve hangi rotasyonlarla tamamladınız? Klinik eğitiminizin ne kadarı bu fakültede geçti?"
🔴Aynı fakülteden mezun olmuşuz.
🔴Benim bu fakültede öğrenciyken Anatomi ve Patoloji kürsülerinin önünde sözlü sınav için saatlerce beklediğime; Acil, Genel Cerrahi ve Çocuk Hastalıklarında sabahlara kadar nöbet tuttuğuma; Haseki ve Samatya’ya vaka görmeye gittiğime şahit insanlar hâlâ hayatta.
🔴Sadi Sun Yoğun Bakım’a yenidoğan kan gazı, Acil Radyoloji’ye röntgen taşıdım. Kardiyoloji ve Çocuk Nefrolojide geceleri iki saatte bir vital bulgu takip ettim. Yaraya dikiş attım, resüsitasyona katıldım, kırsal staja gittim. Amfilerde ders dinledim, hocalarımla bilim tartıştım.
🔴Bunları bir meziyet olarak anlatmıyorum. Bizim dönemimizde tıp öğrenciliğinin olağan hayatı büyük ölçüde buydu.
🔴Madem aynı fakültenin diplomasını taşıyoruz, benim merak ettiğim çok basit.
🔴Sizin öğrencilik hikâyeniz nasıldı?
🔴Hangi kliniklerde staj yaptınız, hangi servislerde nöbet tuttunuz, hangi hocalardan ders aldınız? İntörnlüğünüzü nerede ve hangi rotasyonlarla tamamladınız? Klinik eğitiminizin ne kadarı bu fakültede geçti?
🔴Ben kendi öğrenciliğimi, mekânlarıyla, hocalarıyla, nöbetleriyle ve şahitleriyle anlatabiliyorum.
🔴Siz de anlatın.
#SONDAKİKA
45 yaşındaki işsiz vatandaş, çocuklarının karnını doyurmak için marketten peynir ve salam çaldı.
Bu ülkede fon hırsızlığı yapanların konuşulması bile yasak iken, 45 yaşındaki vatandaş kelepçelenerek gözaltına alındı.
Ümit Özdağ: "Şimdi Fatma Betül Sayan'ın 2.2 milyar TL'yi ödediği söyleniyor. Kim söylüyor arkadaşlar?
Burada 20 tane gazeteci var. Bu 20 gazeteciden birisi şu makam söyledi desin, ben de bütün Türkiye'ye duyurayım. Bilmiyorsunuz, değil mi?
Bakın, ilk Ekonomim'de çıkıyor, belirtiliyor. Kaynak yok. Sonra herkes orayı referans alıyor.
Peki, bu para nereye ödendi? O da yok. Hazineye yatırıldığına dair belge olması lazım. Onu gördük mü? Hayır, görmedik.
Ayrıca iki katının ödenmesi lazım. Yani 4,4 ödenmesi lazım. Bundan da hiç bahsedilmiyor."