8 yıl süren çalışmanın sonucu: psikolojik iyi oluş için ne yapmalıyız?
-Başına gelen olayı değiştiremiyorsan, kafandaki yorumu ve bakış açını değiştir.
-Öfkeni ve üzüntünü bazen içine atsan da sorun değil; ama sakın SEVİNCİNİ ve NEŞENİ içine atıp gizleme.
Aşkı bilinçli bir seçim ve sorumluluk olarak gören kararlı bakış açısı, ilişki kalitesinin en güçlü belirleyicilerinden biridir.
Çünkü bu bakış açısı kişileri krizleri çözmeye, ilişkiye emek vermeye ve sadakati korumaya yönlendirir.
Bir insanın kendine olan saygısı o kadar önemlidir ki, insanlar onu artıracak bir deneyimi; en sevdikleri yemekten, cinsel aktiviteden, paradan ve en yakın arkadaşlarını görmekten bile daha değerli bulabiliyor.
Ertelemenin bedeli:
Erteleyenlerin başlangıçta kazandığı rahatlık, sonradan ödedikleri ağır bedeli telafi etmeye yetmez; erteleyen kişiler genel olarak daha fazla stres ve fiziksel semptom gösterirler.
Atomik Alışkanlıklar'daki bu satır, zihnimden çıkmıyor:
"Bir şeyi elde etmek için gerekli olanı yapmaya istekli değilsen, onu istemek mantıklı değil. Eğer o yaşam tarzını yaşamak istemiyorsan, o arzudan kendini kurtar. Sonucu ama süreci değil istemek, hayal kırıklığını garanti etmektir."
Ayılar neden hasta olmaz, hastaneye doktora gitmez, iğne ilaç kullanmaz?
Çünkü... ayılar ormanda yaşar.
Ağaçlar, çevrelerindeki havaya sürekli olarak fitonsit adı verilen görünmez bileşikler salar.
Orman havası solunduğunda, bu bileşikler akciğerler ve ciltten kan dolaşımına karışır ve tabii öldürücü hücreleri (NK) harekete geçirir. Bunlar, vücudun virüsle enfekte olmuş hücreleri ve kanser hücrelerini yayılmadan önce tanıyıp yok etmek için kullandığı bağışıklık hücreleridir.
İki gün ağaçların arasında yürümek bile NK hücre aktivitesi ve anti-kanser proteinlerde %50 artış sağladı.
Orman havası ayrıca kortizolü ve kan basıncını düşürür ve parasempatik sinir sistemini de etkinleştirir.